
Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Milletvekili Serhat Akpınar, Kanal T’de yayımlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Akpınar, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın görevden alınmasının ardından başlayan idari süreci desteklediklerini söyledi.
Kazaya ilişkin hazırladığı soruları Cumhuriyet Meclisi’ne sunduğunu ancak henüz yanıt alamadığını açıklayan Akpınar, milletvekillerinin asli görevlerinden birinin hükümeti denetlemek olduğunu vurguladı.
Akpınar, “Acıların ve feryatların yaşandığı bu süreçte hükümetin neden ağır kaldığını sorguladım. Hükümete yetki verenler olarak bizler de sorumluluk altındayız” dedi.
Kazayla bağlantılı şirketlerin faaliyetlerinin sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini kaydeden Akpınar, soruşturma devam ederken ticari faaliyetlerin hiçbir şey yaşanmamış gibi sürdürülmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Başbakan Ünal Üstel’in attığı adımı desteklediğini belirten Akpınar, DP’nin hükümete verdiği desteğin koşulsuz olmadığını söyledi. Akpınar, sürecin yanlış yönetilmesi halinde daha sert tepki göstermekten ve gerekli siyasi adımları atmaktan çekinmeyeceklerini dile getirdi.
“DP sorumluluktan kaçamaz”
Demokrat Parti’nin koalisyon ortağı olarak yaşananlardan kendisini soyutlayamayacağını vurgulayan Akpınar, “DP bu hükümetin ortağıdır ve sorumluluktan kendisini azledemez. Sürecin doğru ve liyakatli biçimde yürütülmesi için her türlü desteği veririz. Ancak yanlış adımlar atılırsa gerekli tepkiyi de gösteririz” ifadelerini kullandı.
DP’nin iki seçimin birlikte yapılmasına karşı olmadığını açıklayan Akpınar, karma oyun kaldırılması konusunda ise partinin henüz kesin bir karar almadığını belirtti.
UBP’nin kendi parti kararını koalisyonun ortak iradesi gibi sunduğunu savunan Akpınar, hükümet ortakları arasında yeterli istişare yapılmadığını söyledi.
“Her bakanlık ayrı bir başbakanlık gibi hareket ediyor”
Hükümetin yönetim anlayışını da eleştiren Akpınar, bakanlıkların ortak bir program yerine kendi kararları doğrultusunda hareket ettiğini savundu.
Akpınar, “Her bakanlık ayrı bir başbakanlıkmış gibi davranıyor. Milletvekilleri karar süreçlerine dahil edilmiyor ve çoğu zaman bilgilendirilmiyor. Hükümetin en büyük zafiyeti ‘Ben yaptım, oldu’ anlayışıdır” dedi.
Maliyenin sürekli borçlanmasının doğru zamanda alınmayan ekonomik kararların sonucu olduğunu ifade eden Akpınar; inşaat, turizm, yükseköğretim ve özel sektörün ciddi daralma yaşadığını kaydetti.
Deniz taşımacılığında denetim çağrısı
Akpınar, kazaya karışan geminin teknik yeterliliği, kaptanın ehliyeti, mürettebatın niteliği ve denetim süreçlerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.
Fiber teknelerde görülebilen “ozmoz” sorununun da denetim kapsamına alınması gerektiğini savunan Akpınar, bu konuda gerekli kontrollerin yapılıp yapılmadığının ortaya çıkarılmasını istedi.
Denizcilik mevzuatının güncellenmesi gerektiğini belirten Akpınar, Türkiye’de uygulanan lisans, eğitim ve denetim kriterlerinin KKTC’de de geçerli hale getirilmesi çağrısında bulundu.




































