
Açıklamada, kadınları ekonomik bağımlılığa, güvencesizliğe ve yoksulluğa mahkûm eden, şiddet karşısında yalnız bırakan ve kamu sorumluluğunu yerine getirmeyen erkek egemen düzenin, kadın cinayetlerinin toplumsal zeminini büyüttüğü savunuldu.
Kadın özgürlüğünün emek mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilen açıklamada, kadınların güvenceli işlere ve insanca ücretlere erişiminin sağlanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, sosyal güvence ve kamusal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.
Sendika, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek politikalar hayata geçirilmeden kadın özgürlüğünden söz edilemeyeceğini kaydetti.
“Devletin görevi kadınları öldürülmeden önce korumaktır”
Devletin temel görevinin kadınları öldürülmeden önce korumak olduğu vurgulanan açıklamada, şiddet başvurularının “aile meselesi” denilerek geçiştirilemeyeceği belirtildi.
Her başvurunun ciddiyetle ele alınması gerektiğine dikkat çeken Basın-Sen, kadınların ihtiyaç duyduğu anda ulaşabileceği kamusal sosyal hizmetlerin ve güvenli barınma olanaklarının ülkenin her bölgesinde erişilebilir hale getirilmesini istedi.
Kadınların yaşamını ve güvenliğini koruma görevini ihmal eden kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesi ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiği de ifade edildi.
Açıklamada ayrıca çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin kamusal bir sorumluluk olarak ele alınması gerektiği belirtilerek, bakım yükünün ailelere ve özellikle kadınlara bırakılmaması çağrısı yapıldı.
“Haberin dili de politiktir”
Basın emekçilerine de sorumluluk çağrısı yapan sendika, kadın cinayetlerinin yalnızca haberleştirilmesinin yeterli olmadığını belirtti.
“Haberin dili de politiktir” denilen açıklamada; failleri merkeze alan, cinayetleri magazinleştiren, kadınları suçlayan ve özel hayatlarını teşhir eden yayıncılık anlayışı eleştirildi.
Basın özgürlüğünün kadınların yaşam hakkını ve onurunu çiğneme özgürlüğü olmadığı vurgulanan açıklamada, medya kuruluşlarının kadın cinayetlerini sansasyonel başlıklarla veya failin gerekçelerini öne çıkararak sunmaması gerektiği ifade edildi.
Kadınları suçlayan, şiddeti sıradanlaştıran ve erkek egemenliğini yeniden üreten dilden vazgeçilmesi gerektiğini belirten Basın-Sen, kadın cinayetlerinin erkek şiddetinin toplumsal ve politik boyutu görünür kılınarak haberleştirilmesi çağrısında bulundu.
“Yaşam hakkından ve kadınların özgürlüğünden yanayız”
Açıklamanın sonunda Basın-Sen, “Failden değil, yaşam hakkından. Sermayeden değil, emekten. Erkek egemenliğinden değil, kadınların özgürlüğünden yanayız” ifadelerini kullandı.
Sendika, erkek şiddeti sonucu yaşamını yitiren tüm kadınlar için “Kadın cinayetleri politiktir!” vurgusunu yineledi.




































