Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
KıbrısManşet

LDH: Kadınlar ölmeden önce çalışan bir sistem istiyoruz

California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Liberal Demokrasi Hareketi (LDH) Hukuk Komitesi Faaliyet Sorumlusu Beliz Özdayı, bir hafta içerisinde iki kadının öldürülmesine dikkat çekerek, kadınların yaşam hakkının siyasi takvimleri ve bürokratik gecikmeleri bekleyemeyeceğini belirtti.

Özdayı, Saliha Özkol’un hakkında koruma ve uzaklaştırma kararları bulunmasına rağmen boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldüğünü, ardından 35 yaşındaki Rukiye Tunçer’in de eşi tarafından öldürüldüğünü ifade etti.

Daha önce Metropol’de 22 yaşındaki bir kadının gündüz vakti, herkesin gözü önünde bıçaklandığını anımsatan Özdayı, birkaç ay önce de kız çocuklarına yönelik cinsel istismar iddialarıyla sarsıldıklarını kaydetti.

“Daha kaç kadın? Daha kaç çocuk? Daha kaç kez aynı acıları yaşayıp birkaç gün sonra hayatımıza devam edeceğiz?” diye soran Özdayı, yaşananların birbirinden bağımsız “münferit olaylar” olmadığını vurguladı.

“Kadın cinayetleri politiktir”

Kadınların tekrar tekrar erkek şiddetinin hedefi olmasının ve koruma kararlarına rağmen öldürülebilmesinin, yıllardır görmezden gelinen yapısal bir sorunun sonucu olduğunu belirten Özdayı, “Kadın cinayetleri politiktir” dedi.

Kadınları koruyacak yasaların yıllardır bekletilmesinin, koruma kararlarının uygulanıp uygulanmamasının ve şiddet riski bilinen bir kadının gerçekten korunup korunamamasının politik olduğunu ifade eden Özdayı, Saliha Özkol’un öldürülmesinin bu gerçeği yeniden gösterdiğini söyledi.

Özdayı, “Kâğıt üzerindeki koruma kararı, uygulanmadığı ve denetlenmediği sürece koruma değildir” ifadelerini kullandı.

Ev İçi Şiddet Yasa Tasarısı bekletilmemeli

Ev İçi Şiddet Yasa Tasarısı’nın daha fazla bekletilmemesi gerektiğini belirten Özdayı, yasanın derhal geçirilmesi çağrısında bulundu.

Koruma kararlarının ihlalinin caydırıcı sonuçlar doğurması, yüksek riskli faillerin takip edilmesi ve polis, sosyal hizmetler, sağlık ile yargı arasında etkin bir mekanizma kurulması gerektiğini söyleyen Özdayı, meselenin yalnızca yasa çıkarmaktan ibaret olmadığını vurguladı.

Kadının hayatını ve özgürlüğünü kontrol etmeyi erkeğin hakkı gibi gören ataerkil anlayışla da mücadele edilmesi gerektiğini kaydeden Özdayı, “Kadınlara özgürlüklerini kısıtlamalarını öğütlemek çözüm değildir” dedi.

Bir hafta içerisinde iki kadının öldürülmesinin ve koruma kararlarının dahi kadınları hayatta tutmaya yetmemesinin bir “kriz” olduğunu belirten Özdayı, acil adım atılması gerektiğini ifade etti.

“Derhal bir kriz masası kurulmalı”

Özdayı, derhal bir kriz masası kurulması ve hukukçular ile ilgili kurumların katılımıyla somut bir acil eylem planı hazırlanması gerektiğini söyledi.

Kadınların yaşam hakkının siyasi takvimleri ve bürokratik gecikmeleri bekleyemeyeceğini yineleyen Özdayı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bir sonraki kadının adını öğrenmek istemiyoruz. Kadınlar ölmeden önce çalışan bir sistem istiyoruz.”

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu