Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
KıbrısManşet

İlhan Bora: “Ekonomide kamu desteği yetersiz”

Stelios
California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, ülkede ekonomik yapının güçlendirilmesi için hükümet kadar Cumhurbaşkanlığı’nın da sorumluluk taşıdığını savunarak, “Ekonominin iki önemli ayağı var. Birincisi hükümetin maliye politikaları, ikincisi Cumhurbaşkanlığının hukuki ve politik girişimleri” dedi. Bora, Kıbrıs Türk iş hayatı ve gayrimenkullerine yönelik gelişmelere karşı daha somut diplomatik ve hukuki adımlar atılması gerektiğini söyledi.

 

Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, ekonomik gelişmenin sağlanması adına iş dünyası ve meslek örgütlerinin yürüttüğü çalışmaların önemine dikkat çekerek, kamu desteğinin ise yetersiz kaldığını savundu.

 

Ekonomi adına her türlü mücadelenin, çalışmanın ve çabanın ortaya konulması gerektiğini belirten Bora, ekonomik konforun seçmenlerin tercihlerini etkileyen önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

 

Bora, “Seçimlerdeki en büyük kriter insanların ekonomik seviye konforudur” dedi.

 

“ÖRGÜTLER ÇABA GÖSTERİYOR, KAMU DESTEĞİ YETERSİZ”

 

İş insanlarının kendi imkanları çerçevesinde ekonomik alanlarda gerekli çalışmaları yaptığını belirten Bora, Ticaret Odası, Sanayi Odası, Müteahhitler Birliği ve diğer örgütlerin de çeşitli girişimlerde bulunduğunu söyledi.

 

Bora, buna karşın kamu desteğinin yeterli seviyeye ulaşmadığını savunarak, hükümet politikalarının daha kapsamlı bir ekonomik perspektifle ele alınması gerektiğini ifade etti.

 

Hükümetin seçim dönemlerinde popüler politikalara yönelmesinin uzun vadeli ekonomik planlamanın önüne geçmemesi gerektiğini belirten Bora, ekonomik kararların seçim takviminden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

 

“CUMHURBAŞKANLIĞININ EKONOMİYLE NE İLGİSİ VAR DİYEBİLİRSİNİZ”

 

Cumhurbaşkanlığının ekonomiyle ilişkisine de değinen Bora, bu ilişkinin doğrudan maliye politikaları üzerinden değil, hukuki ve politik girişimler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

 

Bora, “Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ekonomi ile ilgisi ne diye sorabilirsiniz? Benim perspektifimde ekonominin iki önemli ayağı var. Birincisi hükümetin maliye politikaları, ikincisi Cumhurbaşkanlığının hukuki ve politik girişimleri” ifadelerini kullandı.

 

Bora’ya göre özellikle Kıbrıs Türk iş hayatını ve gayrimenkul sektörünü etkileyebilecek gelişmeler karşısında Cumhurbaşkanlığı’nın uluslararası alandaki girişimleri ekonomik açıdan da önem taşıyor.

 

“DAHA SOMUT VE SERT GİRİŞİMLER YAPILMALI”

 

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği nezdindeki girişimlerinin yanı sıra, Güney Kıbrıs’taki tutuklama ve mahkeme süreçleri konusunda da daha somut adımlar atılması gerektiğini savunan Bora, farklı diplomatik seçeneklerin değerlendirilmesini istedi.

 

Bora, “Mütekabiliyet mi? AB nezdinde diplomatik girişimler mi? Burada yaratıcılık diplomasisinin devreye girmesi gerekir” dedi.

 

Cumhurbaşkanlığı’nın ekonomik aktörleri etkileyen hukuki ve siyasi gelişmelere karşı yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiğini belirten Bora, uluslararası diplomasi kanallarının daha etkin kullanılmasını önerdi.

 

Cumhurbaşkanlığı’nın son dönemde AB ve mülkiyet başlığı dahil çeşitli konularda uluslararası girişimlerde bulunduğu resmi açıklamalara da yansıyor. Cumhurbaşkanlığı, Ekim 2026’da AB nezdinde yapılan bir girişimin karşılık bulduğunu duyururken, Haziran 2026’daki Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi toplantısının ardından mülkiyet rejimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunmuştu.

 

“İŞ HAYATI VE GAYRİMENKULLER KKTC’NİN GARANTİSİNDE OLMALI”

 

Bora, Kıbrıs Türk iş hayatı ve gayrimenkullerine yönelik gelişmelerin KKTC ekonomisi açısından doğrudan sonuçları olduğunu savundu.

 

Bu alanların ekonomik güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bora, “Kıbrıs Türk iş hayatına ve gayrimenkullerine dönük bu saldırılar KKTC’nin garantisinde olmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanlığı ve hükümetin, ekonomik aktörlerin karşı karşıya kaldığı hukuki ve siyasi riskler konusunda ortak bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini belirten Bora, “Bir şey yapamam ve benzeri bir mazeret kabul edilemez” dedi.

 

Bora, ekonomik mücadelede yalnızca hükümetin maliye politikalarının değil, Cumhurbaşkanlığı’nın uluslararası hukuk ve diplomasi alanındaki girişimlerinin de belirleyici olduğunu savunarak, KKTC ekonomisinin korunması için kamu, özel sektör ve ilgili örgütlerin daha koordineli hareket etmesi gerektiği görüşünü ortaya koydu.

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu