
Ülkemizin dünyaca tanınan teknoloji girişimcisi Ahmet Bilgen, uluslararası etkinliklerde KKTC’li girişimcilerin görünürlüğünü sorguladı
Bilgen, Slush’D Girişimcilik etkinliğinde KKTC’den girişimci göremediğini belirterek gençlere harekete geçme çağrısı yaptı
“GİRİŞİMCİ Mİ YETİŞTİRİYORUZ, DAVET BEKLEYEN İNSANLAR MI?”
Dünyada birçok başarılı işe imza atmış olan ülkemizin tanınmış teknoloji girişimcisi ve yatırımcısı Ahmet Bilgen, KKTC’deki girişimcilik ekosisteminin uluslararası görünürlüğünü sorgulayarak genç girişimcilere harekete geçme çağrısı yaptı. İstanbul’da düzenlenen Slush’D girişimcilik etkinliğinde Kıbrıslı Rum girişimcilerle karşılaştığını, ancak KKTC’den herhangi bir girişimciye rastlamadığını belirten Bilgen, bu tablonun kendisine “Biz neden uluslararası girişimcilik sahnesinde yeterince görünür değiliz?” sorusunu sordurduğunu ifade etti. Bilgen, geçmişte gündeme gelen serbest bölge vizyonunun bugün yeniden değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çekti. 1980’lerde kaçırıldığını belirttiği bu fırsatın, “Dijital ve Teknolojik Serbest Bölge” modeliyle güncellenerek hayata geçirilmesini ve yüzde 0 vergi avantajıyla küresel yatırımcıların çekilmesini önerdi. Bilgen, geçmişte yapılan siyasi hataların tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak, tarihsel deneyimlerden ders çıkarıp bugünün koşullarına uygun, radikal bir dönüşümün hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Yaklaşık beş yıldır KKTC’de girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Bilgen, bazı girişimcilerin uluslararası fırsatlara ulaşmak için kendi inisiyatiflerini kullanmak yerine devletin organizasyon ve desteğini beklediğini savundu. Bilgen, girişimciliğin başkalarının fırsat sunmasını beklemek değil, kendi yolunu açma iradesi göstermek olduğunu vurguladı.
DEVLETİN GÖREVİ ENGELLERİ KALDIRMAK
Bilgen, girişimcilerin bireysel sorumluluğuna dikkat çekerken devlet desteğinin önemini de göz ardı etmedi. KKTC’nin siyasi ve ekonomik koşulları, uluslararası tanınma sorunu ve girişimcilerin finansmana ve küresel pazarlara erişimde karşılaştığı zorlukların dikkate alınması gerektiğini belirten Bilgen, devletin görevinin altyapıyı hazırlamak, engelleri azaltmak ve rekabet edilebilir koşullar oluşturmak olduğunu kaydetti. Ancak kamu desteğinin girişimcinin kendi çabasının yerini alamayacağını savunan Bilgen, gençlere bugüne kadar kaç uluslararası etkinliğe kendi imkânlarıyla başvurduklarını, kaç yatırımcıya sunum gönderdiklerini ve kaç kez reddedilmeyi göze aldıklarını sorgulama çağrısı yaptı. İngilizce yatırımcı sunumu, çalışan ürün ve hedef müşteri listesi gibi hazırlıkların önemine işaret etti.
“REDDEDİLMEK OYUNA GİRİŞ ÜCRETİDİR”
Kendi girişimcilik deneyiminden örnekler veren Bilgen, 1999’da arkadaşlarıyla kurduğu ilk şirketten bu yana dört kez iflasın eşiğine geldiklerini, ancak her defasında yeni bir yol bulup yeniden başlamaya çalıştıklarını aktardı. Dünya çapında müşterileri olan bir teknoloji şirketi oluşturmanın arkasında yalnızca iyi bir fikir değil, başarısızlığa ve yeniden denemeye dayanıklı bir ekip bulunduğunu belirtti. Kıbrıslı Rum girişimcilerin uluslararası etkinliklerde yer almasını olumlu karşıladığını ifade eden Bilgen, asıl üzüntüsünün KKTC’deki yetenekli gençlerin yeterince görünür olmaması olduğunu kaydetti. Genç girişimcilere başvurmaları, reddedilmeleri ve yeniden denemeleri çağrısı yapan Bilgen, sözlerini şu mesajla tamamladı: “Kapıları çalın. Açılmıyorsa bir daha çalın. Gerekirse kendi kapınızı kendiniz açın.”








































