“Kendi kendimizle ticaret yaparak bir yere varamayız”
İş insanı, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Omaç Cin, Gıynık Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda, ekonominin daha büyük pazarlara açılması, üretimin güçlendirilmesi ve katma değer yaratan sektörlerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

ÖZEL HABER
İş insanı, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Omaç Cin, Gıynık Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda, ekonominin daha büyük pazarlara açılması, üretimin güçlendirilmesi ve katma değer yaratan sektörlerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tek pazara bağımlılıktan üretim ekonomisine: KKTC ekonomisini yeniden modellemek zorundayız
TEK PAZARA BAĞIMLILIK EKONOMİYİ KIRILGANLAŞTIRDI
1974 sonrasında “bavul turizmi” ile başlayan ekonomik yaşamın, Türkiye’nin ithalata açılmasıyla büyük darbe aldığını belirten iş insanı, Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı Omaç Cin, bu deneyimin temelinde tek bir pazara bağımlılığın bulunduğunu kaydetti. Sonraki yıllarda turizm, yükseköğrenim ve inşaat sektörlerinin farklı dönemlerde öne çıktığını ancak bu sektörlerin de çeşitli krizlerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“BUL, GETİR VE SAT”IN YANINA “YARAT, ÜRET VE SAT” DA EKLENMELİ
Mevcut ticaret anlayışının sürdürülmesi gerektiğini ancak bunun yanında üretim ve katma değer odaklı yeni bir modelin de devreye alınmasının önem taşıdığını vurgulayan Cin, “Bul, getir ve sat” faaliyetleri devam ederken “Yarat, üret ve sat” anlayışının da ekonomik yapının parçası hâline getirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Cin; işlenmiş gıda, hafif sanayi, konut üretimi, yazılım ve özel ilgi turizmini bu kapsamda değerlendirilebilecek alanlar arasında sıraladı. Yükseköğrenimde standartların uygulanmasına yönelik denetimlerin artırılmasının da sektöre ivme kazandırabileceğini belirtti.
“FONLARLA, GEÇİCİ TEDBİRLERLE EKONOMİ KURTULMAZ”
Ekonomik dönüşümün adım adım planlanması ve her uygulamanın fayda-maliyet analizinin yapılması gerektiğini kaydeden Cin, kamu maliyesine sağlayacağı getirilerin de dikkate alınması çağrısında bulundu. Fonların değiştirilmesi veya yabancıların taşınmaz alımına ilişkin düzenlemelerin tek başına çözüm olmayacağını belirten Cin, ülkenin geniş perspektifli bir ekonomik vizyona ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
MÜLKİYET KARARLARI EKONOMİK ZEMİNİ SARS IYOR
Güney Kıbrıs’ta mülkiyetle bağlantılı mahkeme kararlarının Kuzey Kıbrıs’ın ekonomik yapısına zarar verdiğini savunan Cin, etkilerin yalnızca emlak sektörüyle sınırlı kalmayabileceğini ileri sürdü. Avrupa Birliği üyeliği çerçevesindeki Protokol 10’a işaret eden Cin, bu konuda karşı hukuki çalışmaların yoğunlaştırılması ve süreklilik kazanması gerektiğini vurguladı.









































