
Siyasi yakınlıkla yapılan atamaların yönetimde yeni sorunlar doğurabilir
KKTC’nin geleceği için tarafsız insan kaynakları
İKTİDARIN BAŞARISINI BELİRLEYECEK OLAN KADROLAR OLACAK
Seçimlerin ardından hükümet kurma ve ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlenecek siyasi kadroların önündeki en önemli başlıklardan biri, kamu yönetiminde görev alacak isimlerin belirlenmesi olacak. İktidara gelen partilerin, yönetim pozisyonlarında siyasi yakınlığı ve parti içi ilişkileri mi, yoksa mesleki yeterlilik ve liyakati mi esas alacağı tartışma konusu. Siyasi çevrelerden gelen destek ve yakınlığın atamalarda belirleyici olmasının, kamu yönetiminde beklenen verimliliği sağlamayabileceğine dikkat çekiliyor. Görevlerin uzmanlık ve deneyim yerine kişisel ya da siyasi bağlar üzerinden dağıtılması halinde kurumsal işleyişin aksayabileceği, yönetim boşluklarının ortaya çıkabileceği ve bunun doğrudan hükümetin performansına yansıyabileceği değerlendiriliyor.
ATAMALAR İÇİN BAĞIMSIZ UZMAN DESTEĞİ ÖNERİSİ
Bu sorunların önüne geçilmesi amacıyla, yönetici kadrolarının belirlenmesinde bağımsız bir insan kaynakları uzmanları grubundan yararlanılması öneriliyor. Oluşturulacak ekibin, görevlerin gerektirdiği nitelikleri ve adaylarda aranacak kriterleri dikkate alarak siyasi yönetime yol göstermesi gerektiği belirtiliyor. Öneride, uzman ekibinin yalnızca Türkiye’den veya yalnızca Kıbrıslı Türklerden oluşturulmaması gerektiği de vurgulanıyor. Türkiye’den gelecek uzmanların yerel toplumsal yapıya ilişkin yeterli deneyime sahip olmayabileceği, Kıbrıslı Türk uzmanların ise küçük toplum ilişkilerinden etkilenebileceği değerlendirmesi yapılıyor. Bu nedenle iki kesimin de temsil edildiği karma bir uzman kadrosunun daha dengeli bir değerlendirme sağlayabileceği ifade ediliyor.
YENİ YÖNETİM ANLAYIŞI İÇİN ÖNCE VİZYON BELİRLENMELİ
Kamu yönetiminde başarıya ulaşmanın yalnızca doğru kişileri görevlendirmekle sınırlı olmadığına da işaret ediliyor. İktidara gelecek siyasi kadroların, göreve başlamadan önce ülkenin geleceğine ilişkin açık bir vizyon ve misyon ortaya koyması gerektiği belirtiliyor. Alışılmış yönetim modellerinin dışına çıkılması, farklı politika seçeneklerinin ve olası senaryoların değerlendirilmesi gerektiği kaydediliyor. Farklı fikirlerin tartışılmasının, karar alma süreçlerini güçlendireceği ve ülkenin ihtiyaçlarına daha uygun çözümlerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
SİYASİ BAŞARIDAN ÖNCE TOPLUMUN GELECEĞİ
Geçmiş dönemlerde yaşanan yönetim sorunlarının yeniden ortaya çıkmaması için aynı atama ve yönetim hatalarının tekrarlanmaması gerektiği vurgulanıyor. Ülkenin ihtiyaçlarına yanıt verebilen, uzmanlığa dayalı ve uzun vadeli hedefleri bulunan bir yönetim anlayışının benimsenmesinin önemi öne çıkarılıyor. Mesajın temelinde ise siyasi iktidarın ve seçim başarısının geçici, toplumun ortak çıkarları ile geleceğinin ise kalıcı olduğu düşüncesi yer alıyor.








































