KıbrısManşetSpor

Gıynık’ta 100’ncü yazımız

Ünlü müzisyen Carlos Santana bir röportajında; “Sadece kalbin pasaport olarak geçtiği bir dünyada yaşamak isterim” demişti

Kimisi “Kıbrıslıyım” der, kimisi “Kıbrıslı Türküm” der, kimisi “Kıbrıs Türküyüm” der, kimisi “Sadece karpaz’daki eşekler Kıbrıslıdır” der, kimisi “Sadece Türküm” der, kimisi “Dünyalıyım” der, kimisi “Önce insanım” der, kimisiyse; “Sana ne be! Ölünün goca’körüyüm. Aha Yaradanın kuluyum” der. Kimisi “Love Erdoğan” der, kimisi “Love Cyprus” der ki gün sonu herkes bu yarım’ada da bazen şükürsüz, bazen de çok şükür’lü keyfince yaşar.

Neyse, yaradanın yarattığı aciz kulları kalkmış bu fâni dünya üzerine dikenli teller çekmiş ve “Sen buraya giremezsin, pasaportunu göster” diye’dursun, vahşi kapitalizm de petrol ve doğal gaz üzerinden bu bölünmüş dünyayı yeniden dizayn etmiş.

Ünlü müzisyen Carlos Santana bir röportajında; “Sadece kalbin pasaport olarak geçtiği bir dünyada yaşamak isterim” demişti. Usta haklı! Allah’ın yarattığı dünya, arsız müşterilerine dar geldi. Hani şu Mandıra Filozofu filminde arsa satışı sahnesinde mal satmaya karşıyım diyen bey’amca var ya; “Bu toprak parçası üzerinde biraz atalarım oyalandı, şimdi de ben oyalanırım. İstersen sana vereyim, biraz da sen oyalan. Hepimiz göçüp gideceğiz ama bu toprak parçası burada çakılı kalacak” demişti.

Mandıracı haklı; Sanki de bu dünyaya kazık çakan birileri oldu da gaylesi sizi tuttu! Neyse, yine dağıldım, yazı ana fikrinden uzaklaşmadan bağlayım; Sonuçta insanız. Ama özümüz de Kıbrıs sevdası var. Ve de bu adada yaşayan pek değerli Kıbrıs ahâlisinin bir takım özellikleri var(dı) bi’zamanlar.

Özetle; “Kıbrıslı önündeki arabaya asla boru (korna der yani nesil) çalmaz, en azından bir taykacık bekler(di), Kıbrıslı ismini bilmediği birine ‘gardaş’ diye çağırır(dı), iki Kıbrıslı yan yana geldi mi mutlaka mangal yanar(dı) ve hemen üstünden 31 marka bol buzlu konyağını çekerdi, Kıbrıslı aylıcığına, kiracığına, ve taksitçiğine sâdık(tı), Kıbrıslı arabasını parkedecek bir gölgecik mutlaka bulur(du), Kıbrıslı keklik bulmayınca takkalliye sallar(dı), Kıbrıslıyı baharda hiçbir güç baharda ovadan uzak tutamaz(dı), Kıbrıslı ayakkabıya potin der(di), Kıbrıslı mantarını, ayrellisini ve yumurta otunu ovadan toplar(dı), Kıbrıslı karpuzunu ille de ekmeği ve hellimiyle yer(di), Kıbrıslı anjiyo arifesindeyken bile şeftalisini mangaldan eksik etmez(di)”.

E bu konuları başka yazımızda daha da artırırız. İşte, o zamanlarda forma sevgisi filân da vardı ama artık Türkiye Bölgesel Lig üzerinden bonservis bedelsiz BAL’landı. E çocuklar da haklı. N’aparsın, ekmek artık aslanın midesinde. Tekrardan görüşmek üzere. Haa, bu arada Gıynık’taki 100’ncü yazımızı sizinle paylaştık. Keyifle. Devam…

Diğer Haberler

Başa dön tuşu