
Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin ağırlaşan ablukası ve petrol sevkiyatlarını engellemesi nedeniyle yakıt rezervlerinin tükenme noktasına geldiği Küba’ya “elinden gelen desteği vereceğini” açıkladı. Trump yönetiminin Venezuela sevkiyatlarını durdurması ve petrol tedarikçilerini gümrük vergisiyle tehdit etmesi, adayı modern tarihinin en büyük enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı.
South China Morning Post (SCMP) ve diğer uluslararası kaynaklara göre, Küba’nın elinde sadece 15 ila 20 gün yetecek kadar petrol rezervi kaldı. Pekin yönetimi, Washington’un bu hamlelerini “insanlık dışı” olarak nitelendirerek Havana’ya destek sözü verdi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, 10 Şubat Salı günü yaptığı açıklamada, Çin’in Küba’nın ulusal egemenliğini korumasını kararlılıkla desteklediğini vurguladı. Lin, “Küba halkını geçim ve kalkınma haklarından mahrum bırakan insanlık dışı eylemlere kesinlikle karşıyız. Çin, her zaman olduğu gibi Küba’ya yardım ve destek sağlamak için elinden geleni yapacaktır” ifadelerini kullandı.
Çinli yetkililer yardımın detaylarını henüz netleştirmese de, atılacak adımların ikili istişarelere bağlı olacağını belirtti.
ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonları ve Küba’ya petrol satan ülkelere ek gümrük vergisi getiren başkanlık kararnamesi, adadaki hayatı felç etti. Ülke genelinde elektrik kesintilerinin günde 20 saate kadar çıktığı bildiriliyor. Hükümet, enerji tasarrufu için kamu sektörü çalışma saatlerini kısalttı ve havacılık yakıtı tedarikini askıya aldı. Birleşmiş Milletler (BM), yakıt kıtlığının gıda dağıtımı, sulama ve hastane hizmetlerini çökerterek ciddi bir insani krize yol açabileceği uyarısında bulundu.
Finansal analiz şirketi Kpler’e göre, bu yıl adaya sadece Meksika’dan tek bir petrol sevkiyatı (84.900 varil) ulaşabildi ve yeni tanker gelmezse stoklar üç hafta içinde tamamen tükenecek. Uzmanlar, Trump yönetiminin bu stratejisini “rejimi devirmek için enerji vanalarını kapatmak” olarak yorumluyor.


































