ÇevreKıbrısManşetToplum

Akıntuğ: “Seller her zaman bize maddi kayıplar vermeye devam edecektir”

ODTÜ Öğretim Görevlisi Bertuğ Akıntuğ sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sellerin her zaman maddi kayıplar vermeye devam edeceğini vurguladı

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs (ODTÜ) Öğretim Görevlisi Bertuğ Akıntuğ sosyal hesabından yaşanan seller hakkında paylaşım yaptı.

Akıntuğ paylaşımında “Önemli olan önlemler alarak bu maddi kayıpları en aza indirmek ve erken uyarı sistemleri kurarak sellerde can kaybı olmasını engellemektir” ifadelerini kullandı.

Bertuğ Akıntuğ’un paylaşımı şu şekilde:

“2024 GEÇİTKÖY-KORMACİT TAŞKINI. Ülke olarak yeni bir sel dönemini can kaybı olmadan geride bıraktık. Birçok mal kaybı olsa da can kaybının olmamış olmasına sevinmek lazım. Bir sonraki sel bu kış bitmeden yeniden gelecek mi yoksa artık birkaç yıl sonra mı olacak bilmiyoruz.

Kuzey Kıbrıs’ta 2010 yılından başlayarak her birkaç yılda bir sel yaşanmaktadır. Örneğin Ocak 2010’da Bostancı-Güzelyurt, Şubat 2010’da ise Lefkoşa-Girne selini yaşadık. Ardından 2014’de Lefkoşa’da yeniden bir sel yaşandı. Lapta, Alsancak ve Mesarya Ovasında yer yer taşkınlar oldu. Bu olaylarda şans eseri can kaybımız olmadı.

Ancak Aralık 2018’de bu kez 4 gencimizi kaybettiğimiz bir sel yaşadık. Acısı hala içimizde. Sel yaşanan her olaydan birkaç gün önce KKTC Meteoroloji Dairesi uyarılarda bulunuyor ve metrekareya 100 kg’dan fazla yağmur beklendiği bilgisini veriyor. Birkaç gün önce Meteoroloji Dairesi yine sel riski olduğunu duyurdu. Özellikle Kuzey sahilinde etkili olacağı beklenen şiddetli yağış bu kez Kormacit-Geçitköy ve Geçitkale-Yıldırım bölgesini vurdu. Bir çeşit sel piyangosu bu bölgelere çıktı. 24 saatte Geçitkale’de 174 kg/m2 ve Kormacit’de ise 119 kg/m2 yağış ölçüldü. Bu şiddette yağışlar kesinlikte taşkın anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle suyun taşkın alanlarından akarak ilerleyeceği anlamına gelmektedir Derelerdeki suyun belli zaman aralıklarında taşkın alanları olan derelerin sağında ve solundaki alanlarda akması son derece normal bir doğa olayıdır.

Ancak bu normal doğa olayı bu alanlarda yaşayanlara zarar verince o zaman bizler buna “afet” diyoruz. Aslında normal ve beklenen bir doğa olayının afete dönüşmesine sebep olan bizleriz. Geçtköy ve Kormacit köylerinde yaşanan selleri sosyal medyadaki paylaşımlardan iyice inceledikten sonra hızlıca Google Earth üzerinden her iki köyün de havzalarının sınırlarını belirledim. Resimlerde görebilirsiniz.

Geçitköy, Kaplan Deresi ve Dağ Dere’nin kesiştiği, uzun yıllardır derelerin getirdiği zengin tarımsal toprakların olduğu bir yerdedir. Geçitköy Barajının yapımından sonra Dağ Dere Geçitköy için daha az taşkın tehlikesi taşımaktadır. Ancak Kaplan Deresi Geçitköy için oldukça tehlikelidir. Kaplan Dere 10 kilometre kare alana ve 5 km uzunluğa sahip bir havzaya düşen yağışı Geçitköy’e taşımaktadır.

Kormacit köyünden başlayan bu havza Geçitköy’de geçmişte olduğu gibi gelecekte de taşkınların olmasına sebep olacaktır. Özellikle küresel ısınma sonucunda değişen iklimlerle dereye yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlar taşkın riski yüksek bir alanda yaşadığının bilincinde ve buna hazırlıklı olmalıdır.

Kormacit Meteoroloji istasyonunda metrekareye 119 kg (119 mm) yağış düştüğü gözlemlenmiştir. Bu ciddi bir yağıştır. Kormacit köyünün içinden geçen taşkın sularına dayanarak Kormacit köyünün havza sınırlarını belirledim. Kormacit köyü Geçitköy’e göre daha küçük (0.34 km2) bir havza alanına sahiptir. Havza uzunluğu 1.6 km’dir.

2010 yılından bugüne yaşadığımız seller gösteriyor ki. Yoğun yağışların birkaç gün içinde geleceği KKTC Meteoroloji Dairesi tarafından tahmin ediliyor. Daire bizleri uyarıyor. Daha sonra sel piyangosunun hangi bölgelere çıkacağını bekliyoruz.

2018’de sel piyangosu Ciklos ve Dikmen bölgesine çıkmıştı. 2024’de Geçitkale 174 kg/m2 yağış aldı. Bu yağış biraz daha doğuya düşseydi bugün Long-Beach bölgesi hala daha sular altında olacaktı.

En küçükten en büyüğe yön vermediğimiz yüzey su akışları her zaman bize zarar verecektir. Seller her zaman bize maddi kayıplar vermeye devam edecektir. Bu kaçınılmazdır. Önemli olan önlemler alarak bu maddi kayıpları en aza indirmek ve erken uyarı sistemleri kurarak sellerde can kaybı olmasını engellemektir.”

 

Diğer Haberler