KıbrısManşetSiyaset

Bazen soruyorum kendime

40 yılda bir toplum hiç akıl koymaz mı? Onca yaşanmışlıktan ders almaz mı diye. Çok üzgünüm ama almadık, almıyoruz belli ki bu anlayışla da almayacağız

40 yılda bir toplum hiç akıl koymaz mı? Onca yaşanmışlıktan ders almaz mı diye.

Çok üzgünüm ama almadık, almıyoruz belli ki bu anlayışla da almayacağız. Malum tüm Dünya Rusya-Ukrayna savaşının ortaya çıkardığı kriz ile uğraşıyor.

Biz ise ayak oyunlarıyla meşgulüz.

Kim hangi bakanlığa oturacak, kim hangi kurumun yönetimine atanacak.

Maalesef ülkemizi yönetenlerin öncelikleri bu. Oysa önce pandemi akabinde ise  bu savaşın yol açtığı ekonomik kayıplar bir yana, gıda kriziyle karşı karşıya kalan bir dünya var artık. Ve bu durumun bizi etkilememesi mümkün olmayacak. Özellikle gıda ürünlerinde dışa bağımlı olan ülkelerin çok daha fazla etkileneceği bir döneme giriyoruz. Dolayısıyla bütün bunları bir araya topladığımız zaman ülkemiz için de yapılması gerekenler olduğu çok açık.

Yeni dünya düzenin dayattığı koşullara uyumlu adımlar atmamız gerekiyor. kuşku yok ki bunların en başında da  tarım politikaları gelmektedir. Tarımda içe dönük ihtiyaçlarda kendi kendine yeten bir üretim ağı geliştirmek zorundayız. Ülkemizdeki iklim koşullarına uygun üretim planlamasına gitmek zorundayız. Bunun içşn  tarım arazileri ve bu arazilerde yetişecek çeşitli ürünlerin ihtiyaca cevap verebilecek şekilde planlanması elzem bir ihtiyaç haline gelmiştir. Tahıl gibi tarımsal üretim ayağının önemli ürünü gibi gereksinim duyulan temel ürünleri mutlak surette yetiştirebilmeliyiz.

Ülkemizdeki iklim koşullarına baktığımız zaman kış sıcaklığının en soğuk havalarda bile 0 derecenin altına inmemesi sebebiyle, bölgemiz hemen hemen her çeşit ürünün yetiştirilebilmesine olanak sağlayan, son derece verimli topraklara sahip bir bölge olduğunu anlamak mümkündür. Türkiye’den gelen suyun bu yönde kullanılması ile verimi artırabilecek bir potansiyel yaratılabilir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçen iklim koşulları sayesinde hem meyve, hem sebze, hem de tahıl ve pamuk ürünlerine yönelik üretim planlı bir şekilde yapılabilir.

Genel olarak Akdeniz Bölgesi, tarımsal kaynaklar bakımından zengin bir bölge olmasının verdiği avantajları olabilecek en iyi şekilde kullanmak durumundayız. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti’nin tarım politikaları ve teknolojilerinden de elbette yararlanmak mümkündür.. Zira Türkiye’de modern tarım girdileri son derece yaygın hale gelmiştir. Dolayısıyla bu anlamda Türkiye’nin sağlayabileceği geniş çaplı  imkanları en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor.

Diğer Haberler