
Kamuda yetkili beş sendikanın, hükümetin attığı adımları protesto etmek amacıyla başlattığı yürüyüş eylemleri sürüyor. Sendikaların bugünkü eylem adresi Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı oldu.
Taşkınköy Şefler Pastanesi önünde toplanan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN), Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) yetkilileri, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı önüne yürüdü.
“Yolsuzluğa, Yoksulluğa ve Yok Oluşa Hayır” pankartı taşınan yürüyüşte, hükümet aleyhine sloganlar atılırken, asgari ücrete yapılan artışlar da dövizlerle protesto edildi.
Yürüyüşe, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) de destek verirken; alkışlar ve sloganlar eşliğinde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı önüne gelen eylemciler, basın açıklamasının ardından ateş yaktı.
KAMU-İŞ Başkanı Ahmet Serdaroğlu yaptığı konuşmada, sendikaların hak ve adalet arayışından vazgeçmeyeceğini belirterek, “adaletsizliğin, usulsüzlüğün ve yolsuzluğun karşısında durmaya devam edeceklerini” söyledi.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’ya yönelik eleştirilerde bulunan Serdaroğlu, geçmişte “ezilenlerin yanında olduğunu” savunan anlayışın bugün uygulanan vergi politikalarıyla asgari ücretliyi, kamu çalışanlarını ve küçük esnafı hedef aldığını ileri sürdü. Serdaroğlu, ülkede usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına rağmen siyasi sorumluluk üstlenilmediğini ileri sürerek, sendikaların itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını da dile getirdi.
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem ise, kamuda yetkili beş sendika olarak hükümet ortağı Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’ya tepki göstermek amacıyla eylem yaptıklarını söyledi. İstifa çağrısında bulunan Eylem, ülkede “hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, torpil ve peşkeş düzeni” bulunduğunu savunarak, halk yararına hiçbir icraat yapılmadığını ileri sürdü.
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş de Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın kendilerine yönelik suçlamalarını eleştirerek, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını dile getiren herkesi “Rumcu”, “Türkiye düşmanı” ya da “vatan haini” ilan etmenin kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Biz bu ülkeyi seviyoruz. Fırsat eşitliği, sosyal adalet, liyakat bizim ödevimizdir. Ve bunlara aykırı davranan bakanlar ve bürokratlar bizim düşmanımızdır. Bu halkın düşmanıdır.” diyen Maviş, asgari ücret artışı başta olmak üzere “yolsuzlukların, dağıtılan imtiyaz ve ayrıcalıkların” hesabını sormayı sürdüreceklerini söyledi.
KTAMS Başkanı Güven Bengihan da, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın yönetim anlayışını eleştirerek, Bakanlığa bağlı posta, karayolları ve sivil havacılık dairelerinde ciddi yönetim sorunları yaşandığını savundu.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un sendika başkanlarının maaşlarına ilişkin iddialarına da yanıt veren Bengihan, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, sendika başkanlarının maaşlarının Kamu Görevlileri Yasası’nda açıkça yer aldığını söyledi.
Bengihan, milletvekili, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşlarını rakamlarıyla hatırlatarak, bu ödemelerin büyük bölümünün vergiden muaf olduğunu ve emekliliğe yansıdığını belirtti; asgari ücretlilerden fedakârlık istenirken üst düzey yöneticilere ayrıcalık tanınmasını eleştirdi.
KAMUSEN Başkanı Metin Atan ise konuşmasında hükümeti eleştirerek, ülkede yaşandığı iddia edilen “usulsüzlük, yolsuzluk ve hırsızlık” olaylarının organize bir yapıya dönüştüğünü savundu.
Beş yetkili sendikanın, ülkede doğru ve halk yararına işler yapılması için mücadele ettiğini belirten Atan, Arıklı’nın, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik geçmiş açıklamalarını hatırlatarak, “Eğer samimiyseniz, dokunulmazlığı Meclis gündemine getirin” çağrısında bulundu.
“Bilsinler artık. Bu beş sendika sokağa çıktıysa sonu da gelecek.” diyen ve bu sessizliğin paylaşım düzeninden kaynaklandığını iddia eden Atan, yaşananları “organize işler” olarak nitelendirdi.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’un sendikalara yönelik açıklamalarına da tepki gösteren Atan, kamuoyunu yanıltan söylemleri kabul etmediklerini ifade etti.
Sendikaların bu soğuk havada keyif için değil, halka karşı sorumlulukları gereği sokakta olduğunu ifade eden Atan, ülkede liyakat yerine partizanlığın hâkim olduğunu, aile ve yandaş ilişkileriyle istihdam yaratıldığını savundu.
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu da sendika başkanlarının konuları ayrıntılı biçimde ortaya koyduğunu belirtti.
Tuğcu, KIB-TEK Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun’u eleştirerek, kurum imkânlarının kişisel amaçlarla kullanıldığını, partizan uygulamalar yapıldığını ve Sayıştay raporlarında yer alan yolsuzluk ile usulsüzlük iddialarının görmezden gelindiğini savundu.
Gürsel Uzun’un geçmişte Toprak Ürünleri Kurumu’na ilişkin Sayıştay raporlarında da benzer iddialarla yer aldığını ileri süren Tuğcu, Başbakan Ünal Üstel’e çağrıda bulunarak, söz konusu atamanın sorumluluğunun siyasi iradeye ait olduğunu ve bu tercihin ileride kamuoyu önünde açıklanmak zorunda kalınacağını ifade etti.
KIB-TEK’in Maliye’den sonra en büyük bütçeye sahip kurumlardan biri olduğuna işaret eden Tuğcu, sorumluluğu bulunan kişilerin görevden alınmasını talep etti.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın daha önce Enerji ve Ekonomi Bakanlığı döneminde KIB-TEK’teki uygulamalarını da eleştiren Tuğcu, “korsan ve kirli yakıt” kullanımı ile sayaç uygulamaları nedeniyle vatandaşların mağdur edildiğini savundu.
Tuğcu, Teknecik Elektrik Santrali’ne ilişkin Sayıştay raporlarında yer alan bulguların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti





































