
Hızlı internet yalnızca bir teknoloji yarışı değil; rekabet, kamu yararı, veri güvenliği ve dijital egemenlik meselesi.
KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası, son dönemde KKTC’de yoğun biçimde tartışılan 5G mobil haberleşme, evlere ve iş yerlerine kadar fiber optik altyapı götürülmesi ve Starlink uydu internet hizmetlerine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
Oda, konuların gündemde olmasını olumlu karşılarken, teknik kavramların birbirine karıştırılması, henüz açıklanmamış ayrıntıların kesinleşmiş gibi sunulması ve konuyla doğrudan ilgisi bulunmayan kişiler tarafından doğru–yanlış birçok açıklama yapılmasının kamuoyunda ciddi bir bilgi kirliliğine yol açtığını belirtti.
KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası, amaçlarının herhangi bir teknolojiye, kuruma veya yatırımcıya karşı çıkmak olmadığını belirterek, halkın doğru bilgilendirilmesi, ülkenin teknolojik gelişiminin kamu yararı temelinde yürütülmesi ve milyarlarca liralık dijital altyapı kararlarının şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı.
KKTC’de 5G konusunda hangi aşamadayız?
Açıklamada, KKTC’de mobil haberleşme hizmetlerinin Kıbrıs Mobile Telekomünikasyon Limited — KKTCELL ve Vodafone Mobile Operations Limited — KKTC Telsim tarafından sunulduğu belirtildi.
BTHK tarafından 2022 yılında gerçekleştirilen 4G/5G yetkilendirme ihalesinin ardından KKTCELL’in 7 Eylül 2023’te, KKTC Telsim’in ise 28 Ekim 2023’te 4G/4.5G hizmeti vermeye başladığı kaydedildi. BTHK’nın 2025 Faaliyet Raporuna göre mobil baz istasyonlarının yaklaşık yüzde 96’sında LTE hizmeti sunulur duruma gelindiği ifade edildi.
Ağustos 2026’da BTHK ile iki mobil operatör arasında ayrı ayrı imzalanan ek sözleşmelerle 5G takviminin yeniden düzenlendiği belirtilerek, BTHK’nın resmî açıklamasına göre;
- 5G hizmetlerinin 15 Kasım 2026 tarihinde başlatılmasının kararlaştırıldığı,
- hizmetin 700 MHz ve 3600 MHz frekans bantlarında sunulacağı,
- daha önceki takvimin yaklaşık iki yıl öne çekildiği,
- yetkilendirmenin 15 Kasım 2026’dan 14 Kasım 2046’ya kadar geçerli olacağı,
- ek sözleşmelerde kapsama alanı ve hizmet kalitesine ilişkin koşulların da düzenlendiği
aktarıldı.
Bu gelişmenin ülke açısından önemli olduğu belirtilen açıklamada, ancak 15 Kasım’da ülkenin her noktasında aynı hız ve kalitede 5G kullanılacağının düşünülmemesi gerektiği ifade edildi.
Kapsama alanının genişlemesi, baz istasyonlarının yenilenmesi, istasyonların güçlü fiber bağlantılarla desteklenmesi ve 5G uyumlu cihazların yaygınlaşmasının zaman alacağı belirtildi.
Açıklamada, ayrıca ekranda “5G” işaretinin görünmesinin tek başına kaliteli hizmet anlamına gelmediği vurgulandı. Gerçek hizmet kalitesinin; kapsama alanı, baz istasyonu yoğunluğu, kullanılan frekans miktarı, istasyonların fiber bağlantısı, şebeke yoğunluğu, gecikme süresi ve operatörlerin uygulayacağı paketlerle belirleneceği kaydedildi.
Bu nedenle vatandaşın asıl bilmesi gerekenin yalnızca “5G ne zaman başlayacak?” sorusunun cevabı olmadığı belirtilerek şu soruların da açıklanması istendi:
- İlçe ve bölge bazında kapsama hedefleri nelerdir?
- Bu hedeflere hangi tarihlerde ulaşılacaktır?
- Asgari indirme ve yükleme hızları ne olacaktır?
- Gecikme süresi, kesinti oranı ve arıza giderme süreleri nasıl ölçülecektir?
- Taahhütlerini yerine getirmeyen operatörlere hangi yaptırımlar uygulanacaktır?
- 5G tarifeleri, veri kotaları ve cihaz gereksinimleri tüketiciye nasıl yansıyacaktır?
FTTH nedir ve 5G’den farkı nedir?
Açıklamada FTTH’nin “Fiber to the Home”, yani “eve kadar fiber” anlamına geldiği belirtilerek, fiber optik kablonun yalnızca mahalleye veya sokak başına değil, doğrudan evlere ve iş yerlerine kadar ulaştırılmasını ifade ettiği kaydedildi.
Fiber altyapının; yüksek kapasite, düşük gecikme, kararlı bağlantı ve gelecekte çok daha yüksek hızlara geçilebilmesi açısından çağdaş dijital ekonominin temelini oluşturduğu belirtildi.
Açıklamada konu basitçe şöyle ifade edildi:
- Fiber optik altyapı ülkenin dijital ana yollarıdır.
- FTTH, bu yolların doğrudan ev ve iş yerlerine ulaşmasıdır.
- 5G, kullanıcıları kablosuz olarak bu dijital ağa bağlayan mobil erişim sistemidir.
- Uydu interneti ise karasal altyapının bulunmadığı veya zarar gördüğü yerlerde gökyüzünden sağlanan tamamlayıcı bir bağlantıdır.
Dolayısıyla 5G ile FTTH’nin birbirinin rakibi veya alternatifi olmadığı, tam tersine birbirini tamamladığı belirtildi. Güçlü bir 5G şebekesinin arkasında da yüksek kapasiteli fiber bağlantılar bulunması gerektiği ifade edildi.
TC–KKTC fiber optik sürecinde son durum
TC–KKTC arasındaki fiber optik sürecinde 11 Temmuz 2025’te mutabakat zaptı, 24 Eylül 2025’te uygulama ve işbirliği protokolü imzalandığı; protokolün 23 Ekim 2025’te KKTC’de, 31 Aralık 2025’te Türkiye’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği belirtildi.
İlk protokolde altyapının mülkiyeti, Türk Telekom’un rolü, tüm internet servis sağlayıcılarına açık ve eşit erişim, toptan fiyatların belirlenmesi, Telekomünikasyon Dairesinin konumu, veri güvenliği ve yerel mühendislik kapasitesi gibi konularda kamuoyunda ciddi çekinceler ortaya çıktığı ifade edildi.
Bu çekinceler üzerine 20 Ağustos 2026’da yeni bir Ek Protokol imzalandığı belirtilerek, KKTC Enformasyon Dairesinin açıklamasında Ek Protokol’ün kamuoyunda dile getirilen tereddütleri giderecek düzenlemeler içerdiği ve hedefin 2027 yılı içerisinde fiber altyapıyı hanelere ve iş yerlerine ulaştırmak olduğu aktarıldı.
Bunun önemli ve olumlu bir açıklama olduğu belirtilen açıklamada, ancak açıklama ile hukuki metnin aynı şey olmadığı vurgulandı.
23 Ağustos 2026 itibarıyla ulaşılabilen resmî duyuruda Ek Protokol’ün madde madde tam metninin yer almadığı belirtilerek, hangi hükümlerin değiştirildiğini, hangi güvencelerin getirildiğini ve önceki çekincelerin ne ölçüde giderildiğini kesin olarak değerlendirmenin henüz mümkün olmadığı kaydedildi.
KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası, fiber yatırımlarına karşı olmadığını belirterek, ülkenin tümüne fiber ulaştırılmasını gerekli ve gecikmiş bir yatırım olarak gördüğünü açıkladı.
Ancak bu altyapının;
- devletin ve halkın stratejik varlığı olarak korunması,
- tüm yetkili internet servis sağlayıcılara eşit ve ayrım gözetmeyen koşullarla açılması,
- tekelleşmeye yol açmaması,
- toptan fiyatlarının şeffaf ve denetlenebilir olması,
- hizmet kalitesi ve arıza giderme sürelerinin sözleşmeyle güvence altına alınması,
- yerel mühendislerin ve teknik personelin projede etkin biçimde yer alması,
- ülke içi internet trafiğinin mümkün olduğu ölçüde ülke içinde tutulması,
- siber güvenlik, afet dayanıklılığı ve yedeklilik koşullarını karşılaması
gerektiği savunuldu.
BTHK’nın süreçlerdeki görevi
BTHK’nın yalnızca frekans veya cihaz izni veren bir kurum olmadığı, elektronik haberleşme sektörünün düzenleyici ve denetleyici otoritesi olduğu belirtildi.
6/2012 sayılı Elektronik Haberleşme Yasası’nın BTHK’ya;
- haberleşme sağlayıcılarını yetkilendirme,
- frekansları yönetme,
- rekabeti koruma,
- erişim ve ara bağlantı koşullarını düzenleme,
- tüketici haklarını gözetme,
- hizmet kalitesini ölçme,
- tarifeleri ve piyasayı denetleme,
- kişisel verilerin ve haberleşme gizliliğinin korunmasını sağlama,
- mevzuata aykırılıklarda yaptırım uygulama
görevlerini verdiği kaydedildi.
Yasanın 14’üncü maddesinin ayrıca fiber optik dâhil yerel ağın kurulması ve işletilmesine ilişkin ulusal politikanın, BTHK ile istişare edilerek ve Kurumun yazılı görüşü alındıktan sonra belirlenmesini öngördüğü belirtildi.
Bu nedenle BTHK’nın fiber projesindeki rolünün tali değil, merkezî olduğu ifade edildi. BTHK’nın Ek Protokol ve uygulanacak iş modeli hakkındaki yazılı teknik ve düzenleyici görüşünün kamuoyuyla paylaşılması veya en azından ayrıntılı biçimde özetlenmesi gerektiği vurgulandı.
5G konusunda iki operatörle ayrı ayrı sözleşmeler yapılması ve hizmet kalitesi ile kapsama koşullarının düzenlenmesinin BTHK’nın görev alanına uygun bir adım olduğu belirtilerek, bundan sonraki aşamada ihtiyaç duyulanın bu koşulların ölçülebilir biçimde kamuoyuna açıklanması ve sonuçların düzenli yayımlanması olduğu kaydedildi.
Starlink nedir ve KKTC’de yasal mıdır?
Starlink’in, geleneksel ve yüksek irtifada bulunan haberleşme uydularından farklı olarak, alçak dünya yörüngesindeki çok sayıdaki uydu aracılığıyla internet hizmeti sunan bir sistem olduğu belirtildi.
Starlink ve benzeri LEO uydu sistemlerinin özellikle;
- fiber veya mobil altyapının bulunmadığı uzak bölgelerde,
- kırsal yerleşimlerde,
- denizcilikte,
- afet ve olağanüstü durumlarda,
- karasal şebekelere yedek bağlantı sağlanmasında
önemli faydalar sunabileceği ifade edildi.
ITU’nun da LEO uydu sistemlerini karasal altyapıların tamamlayıcısı ve afet dayanıklılığını artırabilecek bir teknoloji olarak değerlendirdiği kaydedildi.
Ancak bir uydunun ülkenin üzerinden geçmesi veya bir cihazın teknik olarak sinyal alabilmesinin, o hizmetin KKTC’de yasal ve ticari olarak yetkilendirilmiş olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.
BTHK’nın 18 Kasım 2025’te kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre Starlink cihazlarının CE işareti taşıdığı ve kullandığı frekansların ulusal frekans planıyla uyumlu olduğu görülmüş; buna karşın hizmetin Elektronik Haberleşme Yasası kapsamında yetkilendirme gerektirdiği tespit edilmişti.
BTHK’nın 11 Ekim 2024 tarihli kararıyla, kamu güvenliği gerektiren istisnai durumlar dışında, yetkilendirme yapılıncaya kadar bu cihazlara ithal ön izni verilmemesi kararlaştırılmıştı.
BTHK’nın güncel yetkilendirilmiş haberleşme sağlayıcıları listesinde Starlink veya SpaceX adına bir KKTC internet hizmeti yetkilendirmesi bulunmadığı belirtildi.
Bu nedenle bugün itibarıyla başka bir ülkeden cihaz getirerek, yabancı adres veya dolaşım paketi kullanarak Starlink hizmeti almanın KKTC’de yerel yetkilendirmenin yerine geçmediği vurgulandı.
Güney Kıbrıs’ta veya başka bir ülkede hizmetin serbest olmasının da KKTC mevzuatı bakımından otomatik bir hak doğurmadığı ifade edildi.
Bunun ticari riskleri ise şöyle sıralandı:
- KKTC mevzuatına tabi yerel abonelik sözleşmesi bulunmayabilir.
- Yerel fatura, vergi, garanti ve teknik servis koşulları sağlanmayabilir.
- Tüketici, bir uyuşmazlık halinde BTHK’nın standart koruma mekanizmalarından yararlanamayabilir.
- Yabancı ülke üzerinden alınan dolaşım hizmeti süre ve kullanım kısıtlamalarına tabi olabilir.
- Hizmet sağlayıcı, yetkisiz ülkelerde hizmeti sınırlandırabilir veya durdurabilir.
- Bireysel aboneliğin üçüncü kişilere satılması Starlink’in kendi kullanım koşullarına da aykırı olabilir.
Vatandaşların “cihaz çalışıyor, öyleyse yasaldır” veya “Güney’de satılıyor, kuzeyde de kullanılabilir” şeklindeki açıklamalara itibar etmemesi gerektiği belirtildi.
Bununla birlikte Oda, Starlink ve benzeri teknolojilere süresiz bir yasak uygulanmasını da doğru bir dijitalleşme politikası olarak görmediğini açıkladı. BTHK’nın şirket ve marka gözetmeyen, teknoloji tarafsız bir uydu internet yetkilendirme çerçevesi hazırlaması gerektiği belirtildi.
Bu çerçevede;
- yerel yetkilendirme ve temsilcilik,
- terminal cihazlarının toplu veya genel izin sistemi,
- vergi ve faturalandırma,
- tüketici hakları ve garanti,
- kişisel veri ve trafik verilerinin korunması,
- siber güvenlik yükümlülükleri,
- acil durumlarda kamu kurumlarıyla koordinasyon,
- hizmet kalitesi ve kesinti bildirimleri,
- kırsal bölgeler ile afet haberleşmesinde kullanım
konularının açık biçimde düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.
“Bilişim adası” olmak ne demektir?
Bir ülkeye fiber kablo döşenmesi veya 5G getirilmesinin, o ülkeyi tek başına bilişim adası yapmayacağı vurgulandı.
Bilişim adası olmanın;
- erişilebilir ve uygun fiyatlı yüksek hızlı internet,
- kesintilere dayanıklı enerji ve haberleşme altyapısı,
- güçlü veri merkezleri ve yerel internet değişim noktası,
- siber güvenlik ve etkin olay müdahale kapasitesi,
- kişisel verilerin ve dijital hakların korunması,
- yetişmiş mühendis, yazılımcı ve teknik personel,
- dijital kamu hizmetleri,
- teknoloji girişimleri ve araştırma-geliştirme,
- hukuki öngörülebilirlik ve adil rekabet
anlamına geldiği belirtildi.
Dijitalleşmenin başarısının reklamlarla açıklanan en yüksek hız üzerinden değil; köydeki öğrencinin bağlantısı, küçük işletmenin ödeyeceği ücret, hastanenin kesintisiz haberleşmesi, vatandaşın verisinin korunması ve genç mühendislerin ülkelerinde üretim yapabilmesi üzerinden ölçülmesi gerektiği ifade edildi.
KTMMOB’nin temel beklentileri
KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası, temel beklentilerini şöyle sıraladı:
- 5G kapsama ve hizmet kalitesi yükümlülüklerinin kamuoyuna açıklanması,
- İlçe bazında bağımsız hız, gecikme ve kesinti ölçümlerinin düzenli yayımlanması,
- 20 Ağustos 2026 tarihli Fiber Optik Ek Protokolü’nün tam metninin paylaşılması,
- BTHK’nın fiber projesine ilişkin yazılı görüşünün kamuoyunun bilgisine sunulması,
- Fiber altyapıda kamu mülkiyeti, açık erişim ve ayrım gözetmeyen toptan fiyatlandırmanın güvence altına alınması,
- İnternet servis sağlayıcıları arasında rekabetin korunması,
- Starlink ve diğer LEO uydu sistemleri için şeffaf ve teknoloji tarafsız bir yetkilendirme yol haritası hazırlanması,
- Yerel internet değişim noktası, veri merkezi, yedek uluslararası bağlantı ve afet haberleşme planlarının oluşturulması,
- Projelerde yerel bilgisayar ve elektronik mühendisleri ile teknik personelin etkin biçimde görevlendirilmesi,
- Bütün süreçlerin siyasi tartışmaların ötesinde, ölçülebilir hedefler ve kamu yararı temelinde yürütülmesi.
Açıklamanın sonuç bölümünde ise 5G, FTTH ve uydu interneti arasında bir tercih yapmak zorunda olunmadığı, doğru düzenlemelerle bu teknolojilerin tamamından yararlanılabileceği belirtildi.
“Asıl mesele hangi teknolojinin kullanılacağı değil; altyapının kim tarafından, hangi kurallarla, kimin yararına ve nasıl denetleneceğidir” ifadelerine yer verildi.
KKTC’nin dijital geleceğinin günlük tartışmalara, reklamlara veya kapalı kapılar ardında yapılan düzenlemelere bırakılamayacak kadar önemli olduğu vurgulandı.
KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın, ülkenin teknolojik gelişimini desteklemeye; halk adına şeffaflık, kamu yararı, rekabet, veri güvenliği ve dijital egemenlik ilkelerini savunmaya devam edeceği belirtildi.
Açıklama, KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası – Yönetim Kurulu (a) ve KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı Esat GÜRHAN imzasıyla yayımlandı.




































