EkonomiKıbrısManşetSEÇİM 2022Siyaset

Birçok şeyi gözden kaçırıyoruz

Habire borç alarak kamuya maaş yetiştiren, kamun maliyesini borçla yürüten böylesi bir yapının sürdürülebilir olmadığını artık herkesin iyice  idrak etmesi gerekiyor

Maliye 2022’nin ilk iş gücü borçlandı.

Neden?

Maaş ödeyebilmek için.

Dolayısıyla alınan borç ile 2021’de ödemesi gereken maaşları ödedi.

Şöyle bir düşünelim.

İçinde bulunduğumuz yapı da maaş ödemeye bütçesi olmayan bir devlet var.

Bu devleti yönetme iddiasında olanların ise reform gerçekleştirmeye iradesi yok. Özetle kendi maaşını dahi ödeyemeyecek durumda olan bir devletin maliyesi sürekli borçlanıyor ve henüz doğmamış çocukların boynuna da bu borç yükünü bindiriyor. Şimdi böyle bir yapının sürdürülmesi kime ne fayda sağlar diye bir soru sorsam. Öyle ya sürdürülebilir olmayan bu düzen içinde halka sağlanan bir fayda yok. Kaldı ki her şekilde revize edilmesi gereken bu yapının artık sonuna geldik. Bunu ticari bir dille izah etmek gerekirse iflas ettik ve bu iflası kabul etmeyip aynı düzeni ısrarla sürdürmeye çalışıyoruz. Üstelik hep birlikte bunu yapıyoruz. Haliyle sonu gelen, hiçbir yaşam belirtisi olmayan bu yapıyı hayata döndürülmeye çalışıyoruz.

KKTC Maliyesinde  sorunlar günden güne artıyor. Kaynak bulmakta zorlanan ve kaynak yaratma da sıkıntı yaşayan bir maliye sistemi mevcut. Ve fakat  Maliye Bakanının ve tabi hükümetin her ay yöntem olarak gördüğü şey “bankalardan borç almak”.

Buradan da anlıyoruz ki ne hükümetin ne de ilgili bakanların mali durumu düzeltmek için önereceği başka  bir çözüm şekli yok.

Habire borç alarak kamuya maaş yetiştiren, kamun maliyesini borçla yürüten böylesi bir yapının sürdürülebilir olmadığını artık herkesin iyice  idrak etmesi gerekiyor..

Borçla harçla yürütülmeye çalışılan neresinden tutsak elimizde kalan  bu yapının böylesi bir anlayışla iflah olmayacağını aslında hepimiz biliyoruz.

Fakat buna rağmen sesimizi çıkartmıyoruz.

Neden?

Çünkü belli bir çoğunluk, toplumu daha kötü günlere götüren bu anlayıştan nemalanıyor.

Maaşlar hesaplara yattığı sürece de bu köhne anlayış karşılıklı olarak o çoğunluğun akıbeti gördüğü halde görmezden gelmesini sağlıyor.. Kısacası bir gün sıranın onlara da geleceği gerçeğini göz ardı ederek bu doğru olmayan zemini meşru kabul ediyorlar ve her türlü değişimi reddediyorlar.

Bu arada  Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği  KKTC’ye Adalet Müşaviri atamış. TC vatandaşlarına hukuki anlamda davalarında teknik destek vermek maksadı ile böyle bir makam oluşturduklarını söylüyorlar. Yani bundan  şunu mu anlamamız gerekiyor teknik destek derken.

Suç işleyen ya da hukuki sorunu olan TC vatandaşlarına “Avukat” mı atayacaklar?

Yoksa davalarının  takibi mi yapacaklar?

Tabi bunu hangi yasaya ve yetkiye göre yapacakları kısmı önemli..

Elbette hukuk camiası bunun ne anlama geldiğini bizden çok daha iyi biliyordur.

Ben sıradan bir yurttaş olarak böyle bir müşavirliğin açıkçası ayrı bir ülkede nasıl görev üstlendiği konusunda yeterli bilgiye sahip değilim. Fakat böyle bir makamın benim ülkemde hangi maksatlar doğrultusunda görev yapacağını çok merak ettim.TC  Adalet Müşaviri makamının Bağımsız KKTC Yargısı nezdinde nasıl bir misyona sahip olacağı konusu da elbette önemli. Bunun  yargı bağımsızlığı üzerinde gölge yaratma maksadı taşıdığını düşünmek istemiyorum. Fakat kendimce başka bir izah da bulamıyorum. Dolayısıyla konuyu hukuk çevrelerinden dinlemek onların yorumlarını almak gerekiyor kanaatindeyim. Ulaşabildiğim ve görüş aldığım bazı hukukçuların da bu gelişmeden ötürü ciddi endişeleri olduğunu gözlemledim.

Takdir edersiniz ki KKTC Yargısı  hepimizin aynı hassasiyet ile göz bebeğimizi korur gibi korumamız gereken ve bugüne kadar bağımsız kalmayı başarabilen tek kurumumuzdur. Dolayısıyla tam da bu nedenle en güvenilir kurumlarımızın başında gelir.

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu