KıbrısManşetSiyasetToplum

Bu anomaliği meşrulaştıranlar da mağdur

UBP'de şimdilerde kurultay sesleri yükselmeye başladı.  Zira parti'nin içinden geçtiği bu süreçte UBP demokratik zeminini tamamen yitirdi

Ünal Üstel, malum hasbelkader bu ülkenin başbakanı..

Ne diyor?

Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine bildirdik. Kurultayımızı Eylül 2024’de yapacağız diyor..

Peki neden?

Çünkü bulunduğu makama demokratik teamüllerle gelmedi.

Peki nasıl geldi?

Atama yöntemi ile..

Kim tarafından?

Türkiye Cumhuriyetini yöneten iktidar tarafından.. Yani Ünal Bey parti içi demokrasi, parti tabanı ve tavanı desteği, ne bileyim üyelerin isteği ve oyları ile değil, metazori bir dayatmanın sonucu hem UBP’nin genel başkanı hem de ülkenin başbakanı olmuştur.

Zaten bugün bunu kendisi dahil olmak üzere  bilmeyen de yok. Bundandır ki halkın Ünal Bey’in ne şahsına ne de oturduğu makama zerre kadar güveni de yoktur. Ve fakat maalesef  bu demokratik değerlerden uzak yöntemi önce UBP kendi içinde normalleştirme yönüne gitti, akabinde de siyaset kurumu bunu olağan hale getirdi. Nitekim ana muhalefet partisi CTP başta olmak üzere bu anomali duruma meşruiyet kazandırılırdı..

UBP’de şimdilerde kurultay sesleri yükselmeye başladı.  Zira parti’nin içinden geçtiği bu süreçte UBP demokratik zeminini tamamen yitirdi. Nitekim genel başkanlık gömleğini giyen kişi olan Ünal Üstel,ki kendisi ülkenin başbakanıdır, partisinin kurultay tarihini belirlerken dahi icazet aldığını söylemektedir ve bunu yaparken de, üst akıl diye konumlandırdığı odaklardan kendisine destek geldiği, bu güç odaklarının bilgisi dahilinde partisinin kurultay tarihini belirlediğini çekince duymadan ifşa ediyor.

Ünal Bey’in bu kurultayda rakiplerinden birisi olan  Hasan Taçoy ise ülkemiz  üzerinde çok tehlikeli oyunlar oynanıyor. UBP, darmadağın diyor.. Hoş UBP’nin ne halde olduğunu bilemem, lakin ülkenin geldiği durum ortada.

Ve bu gidişatın en büyük sorumlusu da iktidardır ki bu iktidarın büyük ortağı da UBP’dir. Bir şeyin altını da çizmekte büyük yarar var, bu iktidara da meşruiyet kazandıran Meclis içindeki muhalefettir.

Yani aslında darmadağın olan ülkedir..

Hasan Bey belli ki hükümet içinde aktif görev almayınca yani bakanlıktan alınınca daha gerçekçi bir yaklaşım içine girdi.

Peki diyelim ki Hasan Bey Ünal Bey’in kabinesinde olmaya devam etseydi, yani Ünal Bey kendisini görevden almasaydı, bugün aynı düşünceleri yine ortaya atıp savunacak mıydı? Hoş daha düne kadar bu anomali durum içinde yer alarak bugün eleştirdiği tamamen kurgu ve demokratik değerlerden uzak düzenin  aktörleri arasındaydı. Ha tabi ki insanların düşünceleri değişebilir, bunda bir şey yok. Belli ki Hasan Bey’in de düşünceleri değişmiş ki şimdi hem partisinin hem de ülkenin içinde bulunduğu tehlikenin farkına varmıştır.

Diğer Haberler