DünyaGenelKültür SanatManşet

Çatalhöyük dünya basınında: Arkeologları şaşırtan keşif

Konya'nın Çumra ilçesindeki "ilk yerleşik ve eşit yaşamın tanığı" olarak bilinen Çatalhöyük'te, yapılan bir çalışma sonucunda anaerkil uygarlığın yaşandığı ortaya çıktı.

Çatalhöyük Araştırma Projesi kapsamında, Ian Hodder liderliğinde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Hacettepe Üniversitesi’nden (Ankara, Türkiye) genetik uzmanı bir ekip tarafından yürütülen çalışmada bilim insanları, Konya’nın Çumra ilçesinde 9 bin yıl öncesine ışık tutan UNESCO Dünya Mirası listesindeki Çatalhöyük kent alanında şaşırtıcı bir keşif yaptı.

Neolitik dönemde 8 bin kişinin bir arada yaşadığı tespit edilen Çatalhöyük’te, son yapılan keşif ile cinsiyet rolleri hakkında bildiklerimizi yeniden yazabilir.

Science dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, Çatalhöyük’teki yaklaşık 400 iskeletten alınan antik DNA analiz edildi. Yapılan analiz sonucunda, buradaki uygarlıkta yaşayanların anaerkil sistem içerisinde olduklarına dair güçlü ipuçları tespit edildi.

Uzmanlar, “ilk yerleşik ve eşit yaşamın tanığı” olarak bilinen Çatalhöyük’teki kadınların uzun zamandır toplumda kilit rol oynadığından şüphe ediyordu.

DNA analizi, kadınların erkeklerden çok daha fazla mezar eşyasıyla gömüldüğünü ve kadınların ailesi ile yaşamaya devam ettiğini, oğulların ise genellikle evden ayrıldığını doğruladı.

ODTÜ’de doktora sonrası araştırmacı olarak bulunan Eren Yüncü “Erken Çatalhöyük döneminde mezarlarda genellikle biyolojik aile bireyleri gömülüyordu. Ancak sonraki yüzyıllarda, aynı yapılar içine genetik olarak akraba olmayan bireylerin sıklıkla birlikte gömüldüğünü gördük” dedi.

Çalışmanın eş yazarı Elifnaz Eker “Bu kişiler birlikte gömülmüşlerdi; acaba birlikte yaşamışlar mıydı diye kontrol ettik ve benzer beslenme alışkanlıklarına sahip olduklarını gördük” dedi.

Çalışmanın eş yazarı Camilla Mazzucato ise şunları ekliyor: “Genetik bağı olmayan bireylerin akraba sayılması ve hane halklarının genetik olmayan bireyleri içermesi, insan toplumlarında istisnai bir durum değildir.”

Araştırma ekibi, bebek ve çocuk mezarlarında bulunan mezar eşyalarını incelediğinde şaşırtıcı bir bulguyla karşılaştı. ODTÜ’de doktora çalışmalarını sürdüren Ayça Doğu, “Kız bebeklerin erkeklere kıyasla beş kat daha fazla mezar eşyasıyla gömüldüğünü gördük” dedi.

Bu şaşırtıcı bulgu, arkeoloji dünyasını heyecanlandırırken dünyanın ilk büyük kent kültürünün kadınların omuzlarında yükseldiğini ortaya koydu.

Yaklaşık 13 hektar alana yayılan kentte, tanrıça benzeri figürlerin yer aldığı biliniyordu. Yapılan son çalışma ile kadınların sadece manevi sembolleri değil aynı zamanda gerçek hükümdarları temsil ettiği gün yüzüne çıkmış oldu.

Kadınların toplumdaki yüksek mertebelerde olduğunun göstergesi yalnızca DNA analizi ile sınırlı kalmadı. Mezarlardan çıkan süs eşyaları, araç-gereçler ve diğer adaklar, erkeklere oranla kadınlarda 5 kat daha sık bulundu.

Bu durum, sosyal hayattaki gücü yansıtmasının yanı sıra ölümde de kadınların ayrıcalıklı muamele gördüklerinin ve yaşamları boyunca yüksek mertebelere eriştiklerinin göstergesi oldu.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu