
Çatışma korkusu, barışın tercih değil, zorunluluk olduğuna işaret ediyor
Ankete katılanların %91.79’u mevcut belirsizliği “kaygı verici” buluyor
Halka göre federasyon; belirsizlik ve izolasyon kıskaçlarından kurtulmanın yolu
ÇÖZÜM VE BEDEL
Kıbrıs Türk halkı “çözüm” istiyor ancak “bedel” konusunda hassas. Yeni yayınlanan anket sonuçları, halkın %79’unun Federasyonu çözüm olarak gördüğünü, ancak hem statükonun devam etmesinden hem de izolasyonlardan derin endişe duyduğunu ortaya koydu. Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) her üç ayda bir düzenli olarak gerçekleştirdiği araştırmanın Aralık 2025 sonuçları yayınlandı. 500 kişi ile yüz yüze anket şeklinde yürütülen son araştırmada; Kıbrıs sorununun çözümü konusunda da halkın nabzı yoklandı.
BARIŞ ZORUNLU TERCİH
Anket sonuçları, Kıbrıs Türk halkının bir yandan Rum tarafıyla yeniden birlikte yaşamaya sıcak baktığını (%53.31), diğer yandan ise iki devletli bir çözümün getirebileceği risklerden (%44.08) çekindiğini gösteriyor. Toplumun %77’sinin adada yeniden bir çatışma çıkmasından korkması, barışın sadece bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüldüğünü de kanıtlıyor.
ADRES FEDERASYON
Anket sonuçlarına göre, Kıbrıs Türk toplumunun %62.2’si kapsamlı bir çözüm istiyor. Çözüm modelleri arasında en güçlü desteği %79.36 ile “İki toplumlu, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı federasyon” alıyor. Bu rakam, son dönemde tartışılan alternatif modellerin aksine, halkın geleneksel çözüm zeminine olan bağlılığını koruduğunu gösteriyor.
“STATÜKO” KORKU KAYNAĞI
Halkın en büyük kâbusu çözümün olmaması değil, “belirsizlik”. Ankete katılanların %91.79’u mevcut belirsizliği “kaygı verici” buluyor. Mevcut durumun (statükonun) yıllarca değişmeden sürmesi, halkın %81’i için büyük bir endişe kaynağı. Özellikle izolasyonlar ve kısıtlamalar (%87.17) ile ekonomik daralma (%84.38), toplumun geleceğe bakışını karartıyor.
GARANTİLER KIRMIZI ÇİZGİ DEĞİL
Araştırmanın en dikkat çekici detaylarından biri güvenlik mekanizmalarına bakışta yatıyor. Mevcut garanti sisteminin devamını isteyenler %68.74 iken, yeni bir uluslararası güvenlik mekanizmasına onay verenlerin oranının %54.91 olması, güvenliğin “tabulaşmış” bir konu olmaktan çıkıp tartışılabileceğine işaret ediyor.
TOPRAKTA KRİTİK ÇELİŞKİ
Halkın çözüm iradesi yüksek olsa da “verilecek tavizler” konusunda direnç sürüyor. Siyasi eşitlik karşılığında toprak vermeyi kabul edilebilir bulanların oranı sadece %36.07’de kaldı. Bu veri, masadaki pazarlıkların en zorlu ayağının yine mülkiyet ve toprak olacağını kanıtlıyor.






































