GenelKıbrısManşetSiyaset

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman Hristodulidis ile görüşmesini değerlendiri

Liderler görüşmesini “yararlı” olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erhürman, mevcut aşamada önceliğin iki lider arasında güven tesis edilmesi olduğunu vurguladı

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Rum Lider Nikos Hristodulidis ile BM arabuluculuğu olmadan gerçekleştirdiği ilk baş başa görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, görüşmenin “son derece açık ve samimi” geçtiğini söyledi.

Görüşme sonrası Cumhurbaşkanlığında düzenlenen basın toplantısında konuşan Erhürman, görüşmede güven yaratıcı önlemler (GYÖ) çerçevesinde gelinen aşamanın ele alındığını, bazı alanlarda küçük ilerlemeler kaydedildiğini ve sürecin nasıl ileriye taşınabileceğinin değerlendirildiğini kaydetti.

Bu çerçevede, iki tarafın temsilcilerine düzenli toplantılarına devam etmeleri yönünde talimat verilmesi konusunda mutabakata varıldığını belirten Erhürman, yakın zamanda yeniden bir araya gelme konusunda da görüş birliği sağlandığını ifade etti.

GYÖ’de yaşanan gecikmeler konusu…

Güven yaratıcı önlemler konusunda bazı gecikmeler yaşandığını dile getiren Erhürman, bu gecikmelere ilişkin olarak temsilciler arasında yapılacak görüşmelerde, Kıbrıslı Rum temsilcinin Kıbrıslı Türk temsilci Mehmet Dana’ya sürecin tamamlanmasına yönelik resmi bilgilendirme yapması konusunda ortak karar alındığını söyledi.

 Erhürman’a sorular

Yaptığı kısa açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erhürman, Rum Lider Hristodulidis’in “11 Ağustos tarihli BM kararları temelinde siyasi eşitliğin yeniden teyit edildiği” yönündeki açıklamasının ve iki devletli çözümü destekleyip desteklemediğine dair ifadelerinin bugünkü görüşmeyle ilişkilendirilmesine yönelik soruya, böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Erhürman, ortak açıklamada yer alan bir hususun dile getirildiğini, metinde mevcut olan bir durumun ayrıca teyit edilmesine gerek olmadığını kaydetti.

Dışişleri Bakanlığı’nın görüşmeciliğe ilişkin açıklamasının da bugünkü görüşmede gündeme gelmediğini vurgulayan Erhürman, “Böyle bir soru da gelmedi, böyle bir yorum da gelmedi, bu konuya da girmedi.” dedi.

 Şap hastalığı: 20 bin doz aşı gönderilecek

Güney Kıbrıs’ta görülen şap hastalığına karşı talep edilen 20 bin doz aşı konusunun bugünkü görüşmede gündeme gelip gelmediği sorulan Erhürman, talebin kendilerine bir gün önce ulaştığını belirtti.

Erhürman, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı ile gerekli temasların kurulduğunu belirterek, 10 bin doz aşının bugün ya da en geç yarın iletilmek üzere hazırlandığını, kalan 10 bin dozun ise birkaç gün içerisinde gönderileceğini ifade etti.

Bu talebe ilişkin olumlu yanıtı, Hristodulidis ile yapılan görüşmenin başında ilettiğini kaydeden Erhürman, şap hastalığının adanın ortak sorunu olduğuna dikkat çekti. Hastalığın kuzey-güney ayrımı yapmadığını vurgulayan Erhürman, bulaş riskinin iki taraf için de geçerli olduğunu belirtti.

Erhürman ayrıca, narenciye ve bitki hastalıkları gibi konularda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu ifade ederek, bu tür sorunların Teknik Komiteler aracılığıyla eşgüdüm içinde ele alınmasının önemine işaret etti.

 Bir sonraki liderler görüşmesi…

Bir sonraki liderler görüşmesine ilişkin soruya da yanıt veren Erhürman, henüz net bir tarih belirlenmediğini ancak iki tarafın da bir sonraki görüşmenin gecikmeden yapılması konusunda hemfikir olduğunu söyledi.

Erhürman, temsilcilerin düzenli temaslarına paralel olarak liderlerin de yeniden bir araya gelmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydetti.

 “Türkiye ile hareket noktalarımız aynı”

Türkiye medyasına yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Erhürman, bu konunun bugünkü görüşmede gündeme gelmediğini belirtti.

NTV’de dile getirdiği görüşün, Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs sorununa ilişkin “hareket noktalarının” aynı olduğu yönünde olduğunu ifade eden Erhürman, bu hareket noktasının, bugüne kadar müzakerelerde sonuç alınamamasının temel nedeninin Kıbrıs Rum liderliklerinin yetki paylaşımı ve adadaki kaynakların paylaşımı konusundaki isteksizliği olduğu tespitine dayandığını söyledi.

Bu değerlendirmeyi bugüne kadar yaptığı tüm açıklamalarda dile getirdiğini vurgulayan Erhürman, metodolojisinin temelinde siyasi eşitlik ilkesinin etkin katılım ve dönüşümlü başkanlığı da içerecek şekilde yer almasının nedeninin de bu yaklaşım olduğunu ifade etti.

Erhürman, Annan Planı ve Crans-Montana süreçlerinde neden sonuç alınamadığına ilişkin olarak da Türkiye Cumhuriyeti ile aynı tespiti paylaştıklarını belirterek, geçmiş süreçlerin başarısızlığında Kıbrıs Rum tarafının yetki ve kaynak paylaşımı konusundaki tutumunun belirleyici olduğunu kaydetti.

 “Bugünkü görüşme yararlıydı”

Dördüncü görüşmenin nasıl değerlendirildiği yönündeki soruya yanıt veren Erhürman, bugünkü görüşmeyi de “yararlı” olarak nitelendirdi.

Erhürman, “Verimli kavramını somut sonuçlar elde edildiğinde kullanıyorum. Bugünkü görüşme son derece açık ve samimi olduğu için ‘yararlı’ olarak nitelendiriyorum. Bugüne kadarki görüşmeler arasında en açık ve en samimi olanlardan biriydi.” dedi.

Görüşmede ağırlıklı olarak güven yaratıcı önlemlerin ele alındığını belirten Erhürman, bununla birlikte özlü konulara ilişkin duruşlarını daha net ifade etme imkânı da bulduklarını kaydetti.

Karpaz’daki okula ziyaret

Karpaz’da Kıbrıslı Rum öğrencilerin öğrenim gördüğü okula yapacağı ziyarete de değinen Erhürman, bu ziyaretin herhangi bir talep üzerine değil, kendi programı kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. Erhürman, Karpaz’daki okulun yanı sıra Dipkarpaz’daki Recep Tayyip Erdoğan Ortaokulu’nu da ziyaret edeceğini belirtti.

Oradaki çocukların da “kendi çocukları” olduğunu vurgulayan Erhürman, insani konularda “mütekabiliyet anlayışıyla” hareket etmediğini ifade etti.

Büyük bir sorun bulunduğuna dair kendisine ulaşan bir bilgi olmadığını kaydeden Erhürman, yerinde inceleme yaparak varsa sorunların çözümü için adım atacaklarını söyledi.

Erhürman, bu konunun Güney Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Türk öğrencilerin eğitimine ilişkin yaşanan sorunlarla paralellik taşıdığına da dikkat çekti.

 “Öncelik iki lider arasında güven tesis edilmesi”

Gelen soru üzerine Kıbrıs sorununun yalnızca iki lider arasında çözülebilecek bir mesele olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, sorunun son dönemde bölgesel ve uluslararası boyutunun daha da arttığını söyledi.

Bölgedeki gelişmelerin ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin farklı ülkelerle yaptığı anlaşmaların süreci etkilediğini belirten Erhürman, mevcut aşamada önceliğin iki lider arasında güven tesis edilmesi olduğunu vurguladı. Erhürman, sürecin müzakere aşamasına geçmesi halinde, bugüne kadar olduğu gibi garantör ülkelerin de masada yer alacağını ifade etti.

 “Crans-Montana’ya kadar sağlanan yakınlaşmalar ilkesel olarak kabul edilmeli”

Görüşmede özlü konulara dair görüş alışverişi yapıldığını da sözlerine ekleyen Erhürman, dört maddelik metodolojisinin daha net anlaşılması için karşılıklı açıklamalarda bulunduklarını söyledi.

Erhürman, Crans-Montana’ya kadar sağlanan yakınlaşmaların ilkesel olarak kabul edilmesi gerektiğini yineleyerek, yeni bir müzakere sürecine sıfırdan başlamanın yıllarca sürecek yeni bir tıkanma yaratacağını söyledi. Yakınlaşmaların yeniden tek tek tartışmaya açılmasının süreci başa döndüreceğini belirten Erhürman, bu yaklaşımın kendi metodolojisinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

Karşı tarafın tutumuna ilişkin soruya da yanıt veren Erhürman, Rum lider adına konuşmayı tercih etmediğini, ancak bugünkü görüşmenin karşılıklı olarak birbirini daha iyi anlama açısından faydalı olduğunu düşündüğünü ifade etti.

 “Lefkoşa’da ikinci araçlı geçiş noktasına ihtiyaç var”

Kapılar konusundaki soruya yanıtında Erhürman, Metehan geçiş noktasında yaşanan sorunların giderilmesi gerektiğini, ancak bunun araçlı geçişlerdeki tüm sorunları çözmeye yetmediğini söyledi.

Lefkoşa’da ikinci bir araçlı geçiş noktasına ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Erhürman, Haspolat önerisinin her iki toplumun da kullanabileceği bir geçiş noktası olacağını belirtti.

Daha önce üzerinde çalışılmış dosyaların sonuçlandırılması gerektiğini de ifade eden Erhürman, gündemi dağıtarak süreci sıfırdan başlatmanın doğru olmayacağını kaydetti.

 Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık başvuruları

Karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık başvurularının her görüşmede olduğu gibi bu görüşmede de gündeme geldiğini belirten Erhürman, bu konuda bazı gelişmeler yaşandığını, elindeki verileri Rum lidere aktardığını ve konunun bir sonraki görüşmede de ele alınacağını söyledi.

Derinya ve Bostancı kapılarında seyrüsefer düzenlemesi

Derinya ve Bostancı geçiş kapılarındaki seyrüsefer düzenlemelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erhürman, bu başlıkta bazı gecikmeler yaşandığını belirterek, temsilciler arasındaki görüşmelerin sürdüğünü ve Rum temsilcinin Kıbrıslı Türk temsilciye sürecin tamamlanmasına yönelik resmi bilgilendirme yapmasının beklendiğini söyledi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu