
DEVRİM DEMİR
35 canımızı tek tek kimliklendirip büyük acıya tanıklık eden Adli Antropolog Dr. Deren Çeker GIYNIK Gazetesi’ne konuştu
Adıyaman’daki İsias Otel faciasına ilişkin davanın beşinci duruşması bugün gerçekleşiyor
Acıların hala taze olduğu felaketin en önemli tanıklarından Doktor Deren Çeker ilk kez duygularını ve yaşadıklarını anlattı
“Uçaktan iner inmez bölgedeki felaketin ne boyutta olduğunun gözler önündeydi. Çocuklarımızı orada bırakamazdım”
KRİTİK DURUŞMA
Ülkede tüm gözler bugün Adıyaman 3’ncü Ağır Ceza Mahkeme’sinde gerçekleşecek 5’inci İsias Oteli duruşmasına çevrildi. Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Av. Hasan Esendağlı, bugünkü duruşmasının, çok kritik ve önemli olduğunu ifade ederek, duruşmanın bilirkişi raporuna göre şekillenmesini beklediklerini vurguladı. Esendağlı, kapsamlı raporun 28 Ekim’de mahkeme dosyasına sunulduğunu anımsattı. Bahse konu bilirkişi raporunda, sanıklara atfedilen fiillerin olası kastla birçok insanın ölümüne sebebiyet verme suçunun unsurları da güçleniyor.
ADIYAMAN’A GÖNÜLLÜ GİTTİ
Depremde yitirdiğimiz 35 canımızı tek tek kimliklendirip büyük bir acıya tanıklık eden Adli Antropolog Doktor Deren Çeker, felaketin ardından ilk kez GIYNIK Gazetesi’ne konuştu. Depremin duyulması ile hemen bölgeye gitmek için gerekli yerlere başvuru yaptığını ifade eden Çeker, “Daha önceki işimde yıllarca arazilerde kazı çalışmalarına katıldım. Hemen oraya gidip çocuklarımızı, velileri ve öğretmenlerimizi kurtarmalıydım” dedi. Yıkıma uğrayan otelde 80 kişi bulunduğunu ve bunların 35’nin Kıbrıslı Türk olduğunu hatırlatan Doktor Çeker, “Kimliklendirmek için orada olmalıydım. Çocuklarımızı orada bırakamazdım” dedi.
“HER YER YIKIM İÇİNDEYDİ”
Felaket gününü anlatan Doktor Çeker, Adıyaman’a askeri uçakla gittiğini, askeri zırhlı araçla havaalanından olay yerine ulaştıklarını anlatırken, “Her yer yıkım içindeydi” ifadesini kullandı. Deprem bölgesine ulaşana kadar önceden Adıyaman’a giden Mahkeme Başkanı Fadıl Aksun’la sürekli iletişim halinde olduklarını kaydeden Çeker, “Kendimi bir anda olay yerinde buldum, herkes panik halindeydi. Çok zor şartlarda üç gün işimi yapmaya çalıştım, aileleri bir otobüse toplayıp olacak olanları anlattım, bana iki hemşire yardım ediyordu. Yıllarca felaket kurbanları ile çalıştım ama bu benim için hepimiz için bir ilkti hem iş hem de duygusal yönünü anlatmak mümkün değil. Onları canlı bulmak tek hayalimdi.”






































