KıbrısManşetToplum

Erhürman: “Bu şartlar altında Erdoğan’ın “KKTC’yi tanıyın” çağrısı karşılıksız kalacak”

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Bu şartlar altında Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın KKTC'yi tanıyın çağrısının karşılıksız kalacağı da, BM şemsiyesi altında federasyon dışında bir çözüm formülünün görüşülmesinin mümkün olmadığı da biliniyor” açıklamasında bulundu

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı KKTC’yi tanıyın’ çağrısını ve Kıbrıs sorunun çözülmesi için yapılması gerekleri sosyal medya hesabından değerlendirdi.

CTP Genel Başkanı Erhürman, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) KKTC ve Kıbrıs sorunuyla ilgili ancak beş daimi üyenin oy birliğiyle değiştirilebilecek kararların olduğunu hatırlatarak, “BMGK’nın KKTC’nin tanınmasını engelleyen kararları açık. Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak da, iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı federasyon formülü çözüm formülü olarak yer alıyor kararlarda” dedi.

Mevcut şartlar altında Erdoğan’ın KKTC’yi tanıyın çağrısının karşılıksız kalacağını, BM şemsiyesi altında federasyon dışında bir çözüm formülünün görüşülmesinin mümkün olmadığını ve bunun bilinen bir gerçek olduğunu ifade eden Erhürman, “Esas mesele, Annan Planı’na evet diyen ve Crans Montana’da çözüm yönündeki iradesini Türkiye ile birlikte açık biçimde ortaya koyan Kıbrıs Türk halkının üzerindeki izolasyonların, Sn. Annan’ın 2004 tarihli raporunda bunların hiçbir meşru gerekçesinin kalmadığını bildirmesine karşın devam ediyor olması” açıklamasında bulundu.

Tufan Erhürman’nın açıklaması şu şekilde:

“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda KKTC’yi tanıyın çağrısını yineledi. Sn. Erdoğan BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) beş daimi üyesinin ayrıcalıklı konumunu da bir kez daha eleştirdi.

BMGK’daki beş daimi üyenin ayrıcalıklı konumuna ilişkin eleştiriler yavaş yavaş gündem oluşturmaya başladı gibi görünüyor ve oluşturmalı da.

Bununla birlikte BMGK’nın KKTC ve Kıbrıs sorunuyla ilgili ve ancak beş daimi üyenin oy birliğiyle değiştirilebilecek olan kararları ortada. BMGK’nın KKTC’nin tanınmasını engelleyen kararları açık. Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak da, iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı federasyon formülü çözüm formülü olarak yer alıyor kararlarda.

Bu şartlar altında Sn. Erdoğan’ın KKTC’yi tanıyın çağrısının karşılıksız kalacağı da, BM şemsiyesi altında federasyon dışında bir çözüm formülünün görüşülmesinin mümkün olmadığı da biliniyor.

Esas mesele, Annan Planı’na ‘evet’ diyen ve Crans Montana’da çözüm yönündeki iradesini Türkiye ile birlikte açık biçimde ortaya koyan Kıbrıs Türk halkının üzerindeki izolasyonların, Sn. Annan’ın 2004 tarihli raporunda bunların hiçbir meşru gerekçesinin kalmadığını bildirmesine karşın devam ediyor olması.

Bir de Sn. Guterres’in Crans Montana’dan sonra yaptığı, yeni bir müzakere sürecinin ancak sonuç odaklı, zaman sınırlamasına tabi, eskilerine benzemeyen bir yöntemle başlatılabileceğine ilişkin açıklaması… Bu çerçevede, örneğin siyasi eşitliğin yeni bir süreçte tartışma ya da pazarlık konusu yapılamayacağının müzakere masası kurulmadan önce teyit edilmesi.

Sn. Guterres ile yapılacak görüşmelerde bu konuların gündeme getirilmesi gerekiyor. Sn. Guterres’in KKTC’nin seviyesinin yükseltilmesi veya tanınması yönündeki endişelerin Kıbrıs’ta çözüme yönelik güven artırıcı önlemlerin önüne engel olarak çıkarılmaması gerektiği yönündeki saptamaları da hatırlatılarak tabii!

Bu adadaki iki kurucu ortaktan biri olan Kıbrıs Türk halkının BMGK kararlarında defalarca teyit edilmiş siyasi eşitlik temelindeki statü, hak ve çıkarlarının korunmasının ve çözüme kadarki dönemde bunların doğru zeminde savunulması suretiyle sonuç alınmasının yolu buradan geçiyor.”

 

Diğer Haberler