GenelKıbrısManşet

Gazeteciler birliği, basın sen, sendikalar, örgütler ve siyasi partilerden bir uyarı daha geldi

Hükümet basın ve ifade özgürlüğüne yönelik anti-demokratik yasa maddesinde ısrar ediyor

Hükümet basın ve ifade özgürlüğüne yönelik anti-demokratik yasa maddesinde ısrar ediyor

Yasa sadece gazetecileri değil; tüm toplumu kapsayacak bir ‘Susturma Aracı’na dönüşecek

23B ile oto-sansür yaygınlaşacak, yolsuzluklar gizlenecek, herkes potansiyel suçlu konumuna düşecek

ANTİ-DEMOKRATİK SONUÇLAR

UBP-DP-YDP hükümetinin, basın ve ifade özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren Ceza Muhakemeleri Usulü düzenlemesinde ısrar etmesi, toplumun örgütlü kesimlerinden yeni bir tepki daha aldı. Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği ile Basın Sen yanında sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler, özellikle 23B maddesinin geri çekilmesi çağrısını yineleyerek, düzenlemenin “anti-demokratik” sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

KOMİTE SKANDALI

Cumhurbaşkanı tarafından yeniden değerlendirilmek üzere Meclis’e iade edilen düzenlemenin, 20 Mayıs’ta (bugün) Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nde yeniden görüşülecek olmasına rağmen, süreçten doğrudan etkilenecek basın emekçilerinin ve basın örgütlerinin komite çalışmalarına çağrılmaması sert eleştirildi. Yapılan ortak açıklamada, hükümetin eleştirileri dikkate almak yerine yalnızca şeklen bir “yeniden değerlendirme” görüntüsü yaratmaya çalıştığı savunuldu.

SUSTURMA ARACI

Örgütler, muğlak ve geniş yorumlara açık ifadelere dikkat çektikleri açıklamada, yasanın sadece gazetecileri değil; sosyal medya kullanıcılarını, aktivistleri, sendikacıları ve sıradan yurttaşları da kapsayacak bir susturma aracına dönüşeceği tehlikesini de öne çıkardı. Açıklamada, “Basın kamunun gözü ve kulağıdır. Bu alanın baskı altına alınması, demokratik denetimin de zayıflatılması anlamına gelir” mesajı verildi.

TEHLİKE BÜYÜK

“Sadece gazeteciler değil, tüm toplum tehdit altında” denilen ortak metinde, değişikliğin basit bir teknik hukuk düzenlemesi olmadığı, doğrudan ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkını hedef aldığı savunuldu. Açıklamaya göre tehlikeler özetle şöyle:

  • Oto-Sansür yaygınlaşacak: Gazetecilik faaliyetlerinin cezai baskı tehdidi altına sokulmasının araştırmacı gazeteciliği baltalayacağı ve medyada oto-sansürü tetikleyeceği belirtildi.
  • Yolsuzluklar gizlenecek: Basının kamunun gözü ve kulağı olduğu hatırlatılan açıklamada, “Halkın gerçeklere ulaşma hakkının zayıflatılması, yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, kamu yararına aykırı uygulamaların görünmez hale gelmesine neden olacaktır” denildi.
  • Muğlak ifadeler hukuk güvenliğini tehdit ediyor: Yasa maddesindeki ifadelerin ucu açık ve muğlak olduğu, bu durumun sadece gazetecileri değil; sosyal medya kullanıcılarını, aktivistleri ve sendikacıları da potansiyel suçlu konumuna düşüreceği vurgulandı.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu