Gelener’den Eğitim Bakanlığı’na sert eleştiri: Çocuklar üzerinden bu sorumsuzluk kabul edilemez
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, Kolej Giriş Sınavı'nda kullanılan bir İngilizce okuma parçasındaki görseli "pedagojik skandal" olarak nitelendirerek, Eğitim Bakanlığı'nın çocukların gelişim düzeyini ve psikolojik güvenliğini göz ardı ettiğini savundu. Gelener, Bakanlığı özür dilemeye, sorumluluk almaya ve istifa etmeye çağırdı.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, Kolej Giriş Sınavı’nda (KGS) kullanılan bir görsele ilişkin yazılı açıklama yaparak, sınav sistemini ve Eğitim Bakanlığı’nı eleştirdi. Gelener, KGS’nin yıllardır çocukları yarışa sokan, başarı ve başarısızlık kıskacına hapseden, özel ders ve kurs düzenini büyüten ve eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyen bir eleme mekanizmasına dönüştüğünü ileri sürdü.
Dün yapılan sınavda, 10-11 yaş grubundaki çocuklara yönelik İngilizce okuma parçasında kolu ve bacağı köpekbalığı tarafından koparılan bir kadına ait görsel kullanıldığını belirten Gelener, bunun çocukların gelişim düzeyi, psikolojisi ve pedagojik güvenliği açısından kabul edilemez olduğunu savundu.
Gelener, KGS’nin İngilizce sorularının daha önce de müfredat dışılık, yanıltıcı ifadeler, hatalı cevaplar, yaş düzeyine uygunluk ve ölçme-değerlendirme geçerliliği açısından tartışmalara konu olduğunu ifade etti. Açıklamasında Eğitim Bakanlığı’nın sınav hazırlama, denetleme ve pedagojik kontrol süreçlerinde kamusal sorumluluğunu yerine getirmediğini öne süren Gelener, yaşananların yalnızca bir görsel meselesi olmadığını, çocukların nasıl bir eğitim anlayışıyla karşı karşıya bırakıldığını gösterdiğini savundu.
Gelener, Eğitim Bakanlığı’nı çocuklardan ve ailelerden özür dilemeye, sorumluluk almaya ve istifa etmeye çağırdı.
KTÖS tarafından yapılan basın açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Kolej Giriş Sınavı yıllardır çocuklarımızı yarışa sokan, onları küçük yaşta başarı-başarısızlık kıskacına hapseden, özel ders ve kurs düzenini büyüten, eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyen bir eleme mekanizmasına dönüşmüştür.
Bu sınav, çocukların ilgi, yetenek, beceri ve gelişim süreçlerini ölçmüyor. Test çözme hızını, sınav kaygısıyla baş etme kapasitesini ve ailelerin ekonomik olanaklarını ölçüyor.
Bugün yapılan sınav ise Eğitim Bakanlığı’nın bu sınav sistemini yönetme konusunda ne kadar büyük bir sorumsuzluk içinde olduğunu bir kez daha göstermiştir.
10-11 yaşındaki çocukların girdiği bir sınavda, İngilizce okuma parçası içinde kolu ve bacağı bir köpekbalığı tarafından koparılmış bir kadın görseli kullanılmıştır. Çocukların gelişim düzeyini, psikolojisini, sınav kaygısını ve pedagojik güvenliğini dikkate almayan bu sorumsuzluk kabul edilemez.
Bu ülkede KGS’nin İngilizce soruları daha önce de müfredat dışılık, yanıltıcı ifade, hatalı cevap, yaş düzeyine uygunluk ve ölçme geçerliği bakımından tartışma konusu olmuştur.
Yakın zamanda disiplin tüzüğü tartışmaları çerçevesinde kız çocuklarının duygusal istismarına yol açabilecek her türlü söz, davranış ve görselden kaçınılması gerektiğini bu toplum meydanlara inerek göstermiştir. Çocuk kapanmaz diye yüzünüze haykırmıştır. Hal böyleyken ideolojik kaygılarınızı bir sınav aracılığı ile öğrencilere yansıtmaya çalışmanız hangi akla sığar!
Görüyoruz ki Eğitim Bakanlığı gerekli dersleri çıkarmamıştır. Sınav hazırlama, denetleme ve pedagojik kontrol süreçlerinde kamusal sorumluluğunu yerine getirmemiştir.
Bu mesele yalnızca bir görsel meselesi değildir. Bu mesele, çocukların nasıl bir eğitim anlayışına teslim edildiği meselesidir. Bu mesele, 10-11 yaşındaki çocukları yüksek riskli bir sınav baskısı altında yarıştıran ve sonra da onların karşısına travmatik ve ideolojik içerikler koyabilen bir yönetim zihniyeti meselesidir.
UBP-DP-YDP hükümeti bize defalarca vasıfsızlığın iktidarı olduğunu göstermiştir. Eğitim Bakanlığı da bu vasıfsızlığın eğitim alanındaki en açık yansımasıdır.
Ancak bu kadar umursamazlık, bu kadar gailesizlik, bu kadar iş bilmezlik ve bu kadar vasıfsızlık artık bardağı taşırmıştır.
Uzun uzun yazmayacağız. Bir kez olsun utanın. Çocuklardan ve ailelerden özür dileyin. Sorumluluk alın. İstifa edin”





































