
Görevden alınacağı iddiaları ile gündeme gelen Cypfruvex Genel Müdürü Cemal Redif, konu ile ilgili açıklamada bulundu.
11 yıla yakın süredir Cypfruvex’te yöneticilik yaptığını ve bu süreçte kurumu artıya geçirdiğini söyleyen Redif, kurumun özel sektöre peşkeş çekileceği iddiaları gündemdeyken, yaşanan bu gelişmeler konusunda ; “ Üreticiye sahip çıkmayan siyasetçilere hakkımı helal etmiyorum” diye konuştu.
Redif’in konu ile ilgili açıklaması şu şekilde;
“Tüm Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının yeni yılını kutlarım umarım ki 2025 yılı bölgemizdeki savaşların sona erdiği ekonomilerin yoluna girdiği herkesin huzurlu ve daha mutlu olduğu bir yıl olur bu basın açıklamasını yapmamdaki tek gaye ve gerekçe açık ve net Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üretiminin lokomotifi olan narenciye narenciye üreticisi paydaşları ve genelde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi içindir.
Sezonun ortasına girmiş olduğumuz bugünde sabah Cypfruvex yönetim kurulu başkanı yanıma geldi ve bana üzgün olduğunu ama yapacak bir şeyin de olmadığını çünkü saat 10:00’da bugün için yönetim kurulunun toplantıya çağırmak durumunda kaldığını ve beni görevden alma kararı çıkaracaklarını söyledi.
Ben de bir soru sordum 2019 yılında göreve geldim 16,5 milyon şirketi borç batağının içerisinde buldum yönetim kurulu kuruldu bir ay sonra görevden ayrıldılar çünkü şirket borçtaydı para yoktu tekrar aralık ayının dokuzunda yeni bir yönetim kurulu oluşturuldu onlarla beraber yürüdük bu şirketi borç batağından çıkarttık bu şirkette yapılmamış tarihinde yatırımlar yaptık.
Akabinde onların görev süreleri doldu ayrıldılar yeni yönetim kurulu oluştu şu anki yönetim kurulu bu yönetim kurulu da yaklaşık iki yıldır birlikte çalışıyorum.
Benim uluslararası tecrübem iş birikimim iş yönetimim tabii ki bir memur bir bürokrat gibi değil ben özel sektörden gelme rahmetlik anamın ricası üstüne Güzelyurt halkına hizmet etmek için bu göreve geldim ve şu ana kadar toplamda 2009’dan 2014’e ve 2019’dan 2025’e kadar olan bu süre içerisinde 11 yıla yakın hizmet verdim.
Hizmet yaptığım dönemlerin hiçbirinde bu şirketi sıkıntıya zarara uğratmadım yolsuzluk yapmadım hırsızlık yapmadım yüz kızartıcı bir suç işlemedim buna dahil olmadım disiplinli oldum adaletli oldum dürüst oldum liyakata saygı duydum. 8 bakanla çalıştım 7 de başbakanla çalıştım hiçbir zaman bir sıkıntı olmadı yönetim içerisinde tabii ki fikir ayrılıklar olmuştur ama bunlar doğruyu bulmak için olmuştur her zaman. Peki şu andaki gerekçesi nedir dedim hırsızlık mı yaptım yok cevabı verdiler yolsuzluk mu yaptım yok cevap verdi, işime saygı duymadım sevmedin mi yok peki ne yaptım? Suçum ne? Ailemi göz ardı ettim çoluk çocuğumdan uzak kaldım.
Çekirdek ailemi neredeyse kenarda bıraktım. Sadece bu ülke için, bu üretici için hizmet verdim yapmış olduğum işler ortada yeni bir paketleme tesisi ortada, soğuk hava depolarının nasıl bu noktaya geldiği ta 2011 yılında çizilmiş bir proje onunla ilgili tüm işlemler her şey yolundayken yeni meyan sıkma tesisinin kapasitesi 1000 tona çıkarılacak şekilde hedeflenmiş ve bunun yönünde altyapı yatırımlarının yapmış ve tamamlamaya devam ederken neden bu dedim?
Bana söylenen şu siyaset dedim bakın siyasetle bu iş olmaz ben burada siyaset uğruna görev yapmadım beni siyaset de getirmedi ben sınavla geldim bu göreve geldim ama siyaset için hizmet verdim. Sayın Cumhurbaşkanıma şu anki cumhurbaşkanımız milletvekilliğinden de Cumhurbaşkanlığına kadar hizmet verdim.
Sayın başbakanıma vermiş olduğum sözden dönmedim kurultayında elimden gelen her şeyi yaptım ilçe başkanıma elimden gelen her şeyi yaptım ve her zaman geçmişte de yaptım belediye başkanıma her zaman yaptım. Bunu bütün herkes biliyor gücümün yettiğince katkımı koymaya çalıştım ve emek koydum ama günün sonunda bana siyaset deniyorsa bunun bir açıklaması olması lazım. Bu göreve ben sayın Ersin Tatar şu anki cumhurbaşkanımız o zamanki başbakanımız döneminde 2019 Ağustos ayınınn 27’sinde Bakanlar kurulu kararıyla atandım ve o kararla görevim ifa ediyorum ve devam ediyorum.
Bu şirketi zararlardan kurtarıp karlara geçirdik şirket para kazandı üreticiye daha fazla daha yakın tarihlerde ödemeler yaptı geçen yıl yaşanan kriz zaten malum 64.000 tonun üstünde bir hasat yaparak işlem yaptık. Pandemi döneminde en zor şartlarda bu ürünü ihraç ettik anavatan Türkiye’nin narenciye ile ilgili hastalıktan dolayı yaşanan sıkıntıda koyduğu ihracat sıkıntıları ortadayken de bu görevi ifa ettik.
İsrail’in ambargolar altına girmesinden dolayı da ürün satışında yaşanan sıkıntılarda Avrupa’ya dönerek Avrupa şansını kullanarak ürünlerimizin tamamını sattık paramızı aldık herkesi ödedik. Devlette olan bütün borçlarımızı ödedik çalışanlarımızın sosyal özlük haklarının tamamı ödenmiş hiç kimseye 1 TL borcu yokken şirketin şu anda aktif bir sermayesi oluşmaya başlamışken böyle bir projenin ortaya çıktığı bu dönemde ve hasatın bir hafta sonra greyfurt hasatının başlayacağı böyle bir dönemde genel müdürü görevden alınması ile ilgili kararın ne kadar manidar olduğunu sordum. Haklısın dediler dedim o zaman gelin hep beraber istifa edelim, duyuralım bu Üretici için siz de üreticisiniz amaç burada bu üretimin devam etmesi. Amaç burada bu güzel yurdun üretimden kopmaması.
Anavatan Türkiye’den gelen suyuyla beraber imkanların zorlanarak daha da fazla üretim yapılarak Sosyal refahın seviyesini yükseltmekken bizler bir müdürle uğraşıyoruz, Cemal Redif ‘le uğraşılıyor ve öğreniyorum ki Sayın Tarım Bakanımız kafasına takmış ille beni görevden alacak.. Benim söylemediğim sözleri söylemişim gibi anlatıyor benim yapmadığım şeyleri yapmışım gibi anlatıyor ve direkt olarak beni hedef gösteriyor günah keçisi olarak gösteriyor.
Siyaset böyle bir şey değil devlet yönetimi böyle bir şey değil hükümet yönetmek böyle bir şey değil. Benim görevden alınıp alınmamam bana çok bir şey kazandır veya kaybettirmez. Açık söyleyeyim Allah’a çok şükür bu yaşıma kadar da bu şirket yoktu benim hayatımda sadece ben kendi hayatımı kendim kazandım 58 yaşını geçtim 2-3 yıllık emekliliğime kalmış o değil çoluk çocuğum da çok şükür okudu benim endişe edecek bir şeyim yok ama benim endişe ettiğim şu narenciye üreticisi sezon başlarken şu anda görev değişikliği olacak olsa benden daha iyi daha iyi bu işi yapabilen bir tane arkadaşımız olabilir onu da ortaya koymuyorlar.
Yönetim kuruluna bırakıyorlar şirketin idaresini o arkadaşlar bu işin profesyonelleri değil. Ben tekim hükümet grubu içerisindeki DP kanadı yönetim kurulu üyeleri mazeret göstererek veya işlerinden dolayı bilemiyorum toplantıya katılmıyorlar ve bugün bu karar çıkmıyor ama bu demek değil ki çıkmayacak çıkacak ama ben bir tek bir şey sormak istiyorum ve özellikle de Ulusal Birlik Partisi’nin tüm tabanına ve tavanına bütün idarecilerine bir şey sormak istiyorum; bugüne kadar vermiş olduğum hizmetler yapmış olduğum görevlerde herhangi bir yolsuzluğum bir hırsızlığım herhangi bir şekilde bir yanlışım oldu mu? Tek bulabildikleri disiplinliymişim çok sıkı çalıştırıyormuşum insanları sesim yüksek konuşuyormuşum Allahın verdiği huy bende bu ben özel sektörden geldim ben bürokrat değilim ben elimi kolumu bağlayıp oturup evrakların gelip geçmesini zamanın geçmesini bekleyecek sabra sahip değilim. Ben çalışıyorum çalıştım ve çalışmaya devam edeceğim ve etmek istiyorum çünkü bu Güzelyurt halkı bunu hak ediyor bu Güzelyurt üreticisi şu anda bir kaosun içindeyken özel sektörün ihracatta yaşanacak sıkıntıları belirsizken onların ürün alamadığı bu zamanda müdür değiştirmenin ne kadar elzem olduğunu bu halka soruyorum.
Ve bir de sayın Başbakanın adını kullanıyorlar sayın Başbakan talimat vermiş eğer sayın başbakanımız talimat verdiyse beni bu mertebeye atayan sonuçta Bakanlar Kurulumuzdur, Başbakanımdır. Sayın Ersin Tatar atadı şu anda başbakanımız Sayın Ünal Üsteldir bu işin siyasetini de ilmini de hepimizden çok iyi bilen müstesna bir insan makamına çağırır sizinle çalışmalarınız buraya kadar da teşekkür eder der gönderir. Biz de saygı duyarız ama böyle bu şekilde sayın Bakan tarafından yönetim kurulu ve üyeleri aranarak niye toplantıya gitmediniz toplantıya gidiniz imza veriniz bu adamI almamız lazım tavrında ve tarzında işlerle bu işlerin yapılacaksa o zaman bu işin çivisi çıkmış demektir.
Benim ekmeğimi kendi alın terim verdi her şeyle şeffafım açığım başım dik bu söylemleri de yapabiliyorsam bu cesaretimdendir. Hiç kimseye nimet etmedim bugüne kadar hiç kimseye el avuç da açmadım bugüne kadar. Allah’ıma şükürler olsun ailemle beraber soğan ekmek yerim ama yokluktayım demem bizim ailemiz böyledir biz Kıbrıslı Türkler atamızdan böyle gördük öyle öğrendik. Biz vatanımız için milletimiz için yapabileceğimiz görev neyse o görevi yaparız görevin de sonu bittiyse eyvallah der evimize çekilmeyi de biliriz ama bu şekilde yapılıyorsa bu işin arkasında başka şeyler var gibi geliyor çünkü biraz önce Bass Sendikası’nın yaptığı açıklamayı gördüm çünkü ben toplu iş sözleşmesinden aynı zamanda sendikalıyım da doğal olarak yönetim kurulu başkanı kapıma gelip de bunu söylediğinde başıma gelmemiş bir iş olarak haklarım aramak adına sendikayı aradım sendika başkanına söyledim yönetim kurulu başkanı evime geldi beni görevden alacaklarmış benim haklarım nedir ne yapmam lazım sordum. Sendika da kendi bilgileri doğrultusunda bir açıklama yapmışlar bu şirketi özelleştirmenin bu şirketi bir şekilde yapılacak yatırımlarla beraber halka malolmuş bu şirketi büyüyüp de kocaman bir şirket olarak bu Guzelyurt‘a hizmet etmesi var iken bu şirketi eğer bu söylemler doğruysa ki zamanında bana bunlar çok geldi hem de şu anki tayin Bakan tarafından bazı Dubai firmaları bazı Türkiye firmalarıyla beraber iş birliği yaparak bu şirketi farklı noktalara götürme ile ilgili bilgiler geldi ben hiçbirini kabul etmedim. Yönetime de izah ettim bunları çünkü bu şirket özellikle Kıbrıs Türk toplumu için narenciye üreticisi için Guzelyurt‘un geneli için çok özel ve önemlidir çünkü sıkma tesisi olmazsa risk oluştuğu zaman bu üretici özel sektörde beklediğini bulamadığı zaman bu ürünü verebileceği yer yine bir özel sektör olursa bu üreticinin dayanacak hiçbir ağacı kalmayacak. O zaman ben burada ifa etmiş olduğum bu kadar süre içinde hayatımdan ailemden her şeyle fedakarlık yaparak yapmış olduğum hizmetler karşılığında kazanılmış olan bu başarıları yok edeceklerse eğer gerçekten bu ülkenin durumu çok ciddi sıkıntı yaşar. Bunları niye söylüyorum niye şu anda yapıyorum eğer sayın Başbakanım bunu böyle uygun gördüyse ve beni görevden alacaksa buyursun alsın sıkıntı yok ben ondan yana endişem yok. Hiç kimseyle kalktığımda diyecek lafım yok ama bunun arkasında yatan olayları ve nedenleri doğru araştırmazlarsa sayın Bakan’ın bu işte ne murat ettiğini ortaya koymazlarsa şu anda sektörün içinde bulunduğu kriz döneminde bu işin yapılmasıyla üreticinin ne hale düşeceğini düşünen olmazsa, bunu inanın bana ben tek başıma başaramam. Çünkü ben elimden gelenin fazlasını yaptığıma inanıyorum yapmış olduğum tüm çalışmalar için de üretici için üreticilerimiz için üretenler için haklarını helal ediyorum ama bugüne kadar siyaset anlamında yapmış olduğum çalışmalar neticesinde şu anda bu üreticiye sahip çıkmayan siyasetçilere de hakkımı helal etmiyorum. Başım dik anlı ak, Kambur çoban Mehmed’in oğlu olarak dünyaya geldim aynı şekilde de gitmesini bilirim ama bunu halkımızın bilmesini istiyorum ki bana atmaya çalışılan her türlü lekeyi karşılık olarak kendilerine vermeye hazırım. Suçsuz günahsız bir şekilde beni kurban etmeleri benim açımdan çok fazla üzülecek bir konu değilken bu toplum açısından bu üretici açısından çok büyük ehemmiyeti olduğuna inanıyorum. Umarım üreticilerimiz Cypfruvex’e sahip çıkarlar Cypfruvex’i ayakta tutmak için elinden geleni yaparlar ben de buradan görevden alındıktan sonra bunu huzurla yaşar ve görürüm. Ben de hakkımı alın teri ile bu ülkeye katkıda bulunmaya çalışan tüm üreticilere ve birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma helal ediyorum.
Sadece üreticinin ve ülke ekonomisinin yanında olmak yerine kendi kişisel hırs ve çıkarları için tereddüt etmeden sektöre kötülük edenlere hakkım helal değildir.”






































