KıbrısManşetSiyaset

Gözünüzü kulağınızı kapatarak nereye varacaksınız..

Bugün artık ne hükümet, ne de Cumhuriyet Meclisi halkın hassasiyetlerine duyarlı bir anlayış içinde değil

Her Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Hükümetin halkın ekonomik ve sosyal  yaşamına katkı koyacak bir açılım var mı diye bakarım.

Mesela, banka Kredilerinin faizleri ile ilgili bir karar var mı?

Kredi sicil affı oldu mu?

Döviz kiraları ile ilgili bir tedbir kararı var mı?

Düzgün ödeme yapanları onore edecek  ödüllendirme gibi bir karar alındı mı?

Herkese adil gelecek bir vergi sistemi ortaya çıktı mı?

On binlerce işsizin olduğu ülkemizde işsizlikle  mücadele veya maaş desteği programı gibi insanların hayatına olumlu yansıyacak kararlar üretildi mi?

Can suyu niteliğinde hibe programları üzerinde çalışmalar başlatıldı mı?

Fonların, iç ve dış finansmanları  doğru ve şeffaf kullanımı için ne gibi kararlar üretildi?

Kobilerin devlet yükümlülüklerine katkı veya erteleme düşünüldü mü?

Halkın içinde bulunduğu sıkıntıları tespit etmek maksadı ile sosyal iletişimi sağlayacak uzmanlardan oluşan bir ekip çalışması başlatıldı mı?

Pandemi sürecinin olumsuz yansımaları ile mahkemelerde oluşan yığılmaların önlenmesi için nasıl adımlar atılacağına dair bir yol haritası belirlendi mi?

Okul öncesi, ilk ve orta dereceli okullarımızın pandemi koşulları kapsamında hazırlıkları tamamlandı mı?

Yaşantılarımızın en azından pandemi öncesine yakın bir normale geçmesini sağlayacak aşının daha yaygın kampanyası için ne yapılıyor?

Gibi son derece yaşamsal öneme haiz ihtiyaçlara cevap ararım..

Lakin ne mümkün!

Ülkenin önünü tıkayan yapısal sorunlara yenileri eklenirken hükümetin mevcutlara bile çare üretmekten çok uzaklarda olduğunu görebiliyorum..

Bugün artık ne hükümet, ne de Cumhuriyet Meclisi halkın hassasiyetlerine duyarlı bir anlayış içinde değil.

Aylardır Cumhuriyet Meclisine uğramayan UBP Milletvekili Hüseyin Özgürgün’ün her yoklamada olmaması ve buna rağmen maaşını tıkır tıkır alması kamu vicdanında rahatsızlık yaratırken bu durum hükümetin de Cumhuriyet Meclisi’nin de zerre kadar umurunda olmuyor. Aynı şekilde Hüseyin Bey’in hakkındaki iddiaların araştırılıp dosya haline getirilen soruşturmanın  iddia makamı Başsavcılık tarafından hakkında açılan davanın Kıbrıs’ı terk etmesiyle birlikte tebligatının yapılamaması da kimsede rahatsızlık yaratmıyor.

Kamuoyu arasında “Jet Krizi” olarak bilinen ve yaşanan bu hadiseden sonra Polis tarafından hazırlanan “Jet Raporu” hala açıklanmadı..

Pandemi sürecinin en hassas konusu haline gelen aşıda dahi hükümet torpil yapmaktan geri durmadı..

Türkiye ile imzalanan Mali İşbirliği Protokolünün içeriği, bu protokole imza koyan Başbakan tarafından da bilinmezken, Başbakan Yardımcısı protokolün içeriği hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.

İşsizliğin ve zor mali koşulların hüküm sürdüğü, ekonominin daraldığı bir dönemde acil bir durumu olmayan yeni  Cumhurbaşkanlığı Sarayı  için 14 milyon hibeyi tereddüt dahi etmeden kabul ettiler.

Hükümet 100 günde 55 üst düzey atama gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dışarıdan müdahaleye davetiye çıkarıldı. Bu davetiyeyi çıkaranlar kendi parti kurultaylarını da aynı çevrelerin müdahalesiyle gerçekleştiremez duruma geldiler..

Türkiye ile imzalanan protokolde  taahhüt ettikleri konuları belirtilen zaman dilimi içinde yerine getiremediler.

Ve maalesef bu taahhütleri yerine getiremeyeceklerini bile bile bu yükümlülüğün altına girdiler!

Diğer Haberler

Başa dön tuşu