
Gazeteci Hasan Hastürer bugünkü köşe yazısında, Yakın Doğu Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavisi süren Bilbay Eminoğlu’na, “Sevgili Bilbay, seni tanıyan herkes gibi ben de yeniden ayağa kalkmanı bekliyorum” sözleriyle seslendi.
Hastürer, “Hade Bilbay kalk ayağa” başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:
“Benim gazetecilik hayatımda iki Bilbay Eminoğlu vardır. Birincisi, sevgili amca Bilbay Eminoğlu… Gazetecilik serüvenime 1971 yılında Savaş Gazetesi’nde başladım. Daha sonra 1973 yılında Bozkurt Gazetesi’ne geçtim. İşte o günlerde tanıdım Bilbay Eminoğlu’nu.
(…)
Yıllar geçti… Bu kez karşıma ikinci Bilbay Eminoğlu çıktı.
Amca Bilbay’ın kardeşinin oğlu olan Bilbay Eminoğlu medya dünyasına adım attı. Ancak o sadece gazetecilik yapmakla yetinmedi. Girişimciliği de gazetecilik kadar ciddiye aldı.
Önce magazin dünyasında kendine önemli bir yer açtı. Ardından internet gazeteciliğinin yükselen dönemlerinde cesur adımlar attı. Ekonomiden siyasete, magazinden spora kadar geniş bir içerik yelpazesi oluşturarak GIYNIK adlı yayın organını güçlü bir marka haline getirdi.
Kıbrıs gibi küçük bir pazarda medya yatırımı yapmak başlı başına cesaret ister. Ayakta tutmak ise daha büyük emek gerektirir. Bilbay bunu başaran isimlerden biri oldu.
Ama onun girişimciliği burada da bitmedi.
Lefkoşa’da Mağusa Kapısı yakınlarında şarap kültürüne katkı koyan özel bir mekân yarattı. Açılış davetine katıldım. Mekânı gezdim, düşüncelerimi paylaştım. Samimiyetle söyleyeyim; ortaya koyduğu emeği ve vizyonu gönülden alkışladım.
Bilbay’ın bir başka mücadelesi de kilosuyla oldu.
Bu mücadeleyi verdiğini yıllardır biliyorum. Zaman zaman önemli mesafeler de aldı. Ancak hayat bazen planladığımız gibi ilerlemiyor. Beklenmedik bir anda ciddi bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kaldı. Şimdi yaşama tutunma savaşı veriyor.
Yurt dışı seyahatlerinde birlikte geçirdiğimiz güzel günler oldu. Her karşılaştığımızda o günleri hatırlayıp güldük. Espriler yaptık. Hayata biraz da mizahla tutunmayı bildik.
Şimdi ise onun sağlık mücadelesini uzaktan takip ediyoruz.
Ama ben umudumu kaybetmiyorum.
Çünkü Bilbay’ın içinde güçlü bir yaşama arzusu var. Yeniden ayağa kalkacağına, yeniden dost meclislerinde buluşacağımıza, yeniden o kendine özgü esprilerini yapacağına inanıyorum.
Hayat bazen insanı zorlar.
Ama bazı insanlar vardır ki, pes etmeleri onlara yakışmaz.
Sevgili Bilbay…
Seni tanıyan herkes gibi ben de yeniden ayağa kalkmanı bekliyorum.
Daha, konuşacak çok konumuz, paylaşacak çok anımız var.”





































