
Saat 09.00’da Hayvancılar Birliği binasında toplanan üreticiler, “İki yıldır geçirmiş olduğu elim hastalıktan dolayı üretici ölmüştür” sloganıyla Tarım Bakanlığı’na doğru yürüyüşe geçti.
Yürüyüş sonrası Tarım Bakanlığı’na ulaşan Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği, üretimde yaşanan ciddi sorunlara dikkat çekmek amacıyla açıklama yaptı.
Hem hükümeti hem de Tarım Bakanlığı’nı göreve çağıran Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği “Görülmek istiyoruz: Üretici sona geldi!” diyerek üreticilerin artan maliyetler ve ilgisizlik nedeniyle tükenme noktasına geldiği vurgulandı.
“HAYVANSAL ÜRETİM GÖZ GÖRE GÖRE ÇÖKÜYOR”
Birlik, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde tarım ve hayvancılık politikalarının yıllardır günü kurtarmaya yönelik ve plansız yürütüldüğünü belirterek, bu anlayışın hem üreticiyi hem de tüketiciyi büyük bir bedel ödemeye zorladığını ifade etti.
Büyükbaş ve küçükbaş hayvan üreticilerinin yem, elektrik, mazot, veterinerlik hizmetleri, barınak ve işçilik gibi temel giderlerin altında ezildiğini belirten birlik, sadece çiğ sütün üretim maliyetinin son iki yılda %200’ün üzerinde arttığına dikkat çekti. Buna rağmen ne Tarım Bakanlığı ne de hükümetin diğer ilgili organlarından destek alabildiklerini ifade ettiler.
“KAPILAR YÜZÜMÜZE KAPANDI”
Tarım Bakanı ile defalarca görüşmek istediklerini, sorunlarını belge ve çözüm önerileriyle ilettiklerini dile getiren üreticiler, sürekli oyalandıklarını ve sürecin her seferinde geçiştirildiğini aktardı. Aynı şekilde, Başbakan’dan talep edilen randevulara da ya hiç yanıt verilmedi ya da göstermelik ilgiyle karşılaşıldı.
TÜKETİCİ DE MAĞDUR: “ARACILAR KAZANIYOR, HALK KAYBEDİYOR”
Açıklamada sadece üreticinin değil, tüketicinin de mağdur olduğu vurgulandı.
– Üreticiden 300 TL’ye alınan kuzu,
– 220 TL’ye alınan dana,
market raflarında fahiş kârlarla satılıyor.
Aynı şekilde, 18.50 TL’ye alınan çiğ sütün markette 45–50 TL’ye ulaştığı belirtilerek, denetimsizlik yüzünden tüketicinin de büyük zarara uğradığı kaydedildi. “Bunun tek sebebi, hükümetin denetim görevini yerine getirmemesidir. Et piyasasında oluşan kontrolsüzlük, aracıların insafına bırakılmıştır.” diyen birlik, “Üretici ürettiğiyle geçinememekte, tüketici ise hakkı olan ürüne adil fiyatla ulaşamamaktadır.” ifadelerini kullandı.
“PLAN, ÖNGÖRÜ VE VİZYON YOK”
Hayvancılık sektöründe ne üretim planı ne bölgesel destekleme ne de uzun vadeli vizyon olduğuna dikkat çeken birlik, her krizde geçici çözümlerle günü kurtaran anlayışın artık çöktüğünü ifade etti.
“Bugün ne kadar hayvan üretileceği, hangi bölgede hangi destek sağlanacağı, ürünün nasıl değerlendirileceği, hangi işletmenin ayakta kalabileceği, hiçbir veri ve plan çerçevesinde şekillenmemektedir.
Her krizde geçici çözümlerle günü kurtaran yönetim anlayışı, artık iflas etmiştir. Çünkü artık ne üretici dayanabiliyor ne de vatandaşın sabrı kaldı. Bir toplumda gıda üretimi biterse sadece sofralar değil, bağımsızlık ve güvenlik de tehlikeye girer.” denildi.
“ARTIK YETER!”
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği taleplerini şöyle sıraladı:
- Üretilenin gerçek değerinde karşılık bulması
- Ürünlerin doğrudan halkla buluşması
- Girdi maliyetlerinde destek ve sübvansiyon
- Planlı, adil ve sürdürülebilir hayvancılık politikası
- Et ve süt piyasasında etkin denetim
“KÖYLÜ YOK SAYILIRSA, ÜLKE DE YOK OLUR”
Açıklama, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözüyle son buldu. Üreticiler, hükümeti bir kez daha acilen göreve çağırdı:
“Bu ülkenin dağında, taşında, ahırında, ağılında üretim yapmaya çalışan bizler; görmezden gelinmek istemiyoruz. Köylü yok sayıldıkça ülke de yok olur!
Bu ülkeyi ayakta tutan üreticiye hak ettiği değer verilmedikçe, sadece hayvancılık değil, ülkenin gıda güvenliği ve geleceği de tehlikeye girecektir. Hükümeti bir an önce görevini yapmaya, halkı ve üreticiyi gözeten politikalar geliştirmeye davet ediyoruz.”






































