GenelKıbrısManşet

İncirli: “İklim Krizi ve Su Yönetimi, CTP’nin en temel politikaları arasında”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) PEMER – Parti Eğitim Merkezi, CTP Gönyeli Ocak Örgütü ile CTP Lefkoşa İlçesi Kadın Örgütü, ‘İklim Değişikliği ve Su Taşkınları’ paneli düzenledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) PEMER – Parti Eğitim Merkezi, CTP Gönyeli Ocak Örgütü ile CTP Lefkoşa İlçesi Kadın Örgütü, ‘İklim Değişikliği ve Su Taşkınları’ paneli düzenledi.

Tabipler Birliği Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde, iklim değişikliği ve iklim değişikliğine bağlı su taşkınlarının altyapı, imar ve afet yönetimi kapsamlı bir şekilde ele alınarak çözüm önerileri aktarıldı. Panelin açılış konuşmalarını CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ve Çevre Mühendisi Sn. Nilden Bektaş Erhürman yaptı.
Sıla Usar İncirli konuşmasında, bilimin önemine işaret etti ve “İklim krizi ve su yönetimi yan başlıklar değil, çok kapsamlı bir şekilde ele alınması gereken öncelikli meselelerdir. CTP iktidarı, iklim kriziyle ve etkileriyle mücadele edecek gerçek politikaları her alanda ortaya koyacağımız bir dönem olacak. Bizim yönetim anlayışımızda yol göstericiler bilim ve akılcı politikalardır” dedi.
CTP Merkez Yönetim Kurulu ve Çevre Komitesi üyesi Feriha Tel’in moderatorlüğünü, Gönyeli Ocak Örgütü Başkanı Hülya Akbil ve Lefkoşa Kadın Örgütü Başkanı Alev Şensoy’un giriş konuşmalarını yaptığı panele bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve personelleri, çevre aktivistleri, oda temsilciler, üyeler ve çok sayıda davetli katıldı.
Üç turdan oluşan panelde, konuşmacılar önce İklim Değişikliği üzerine sunum yaptı. İklim Krizi’nde Dünyada ne durumdayız?’ başlıklı sunumu ODTÜ-İMO, Afet Merkezi (AFMER), ODTÜ Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ yaptı. ODTÜ-İMO, Afet Merkezi (AFMER), ODTÜ Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hasan Zaifoğlu, ‘Kıbrıs’ın Değişen İklimi’ başlıklı sunum yaparak Kıbrıs’taki sıcaklıklar ve yağış miktarları hakkında bilgi vererek muhtemel sonuçlarını aktardı. Biyologlar Derneği Başkanı Mustafa Kofalı da ‘İklim Değişikliğine Biyologların Gözüyle Bakış’ başlıklı sunum yaptı.
İkinci turda ise Su Taşkınlarıyla ilgili bilimsel değerlendirmeler paylaşıldı. Yrd. Doç. Dr. Akıntuğ ‘Kıbrıs’ta Su Taşkınları’ başlıklı sunumu yaparken; ‘Kıbrıs’ta Su Taşkınları ve Barajlar’ başlıklı sunumu Yrd. Doç. Dr. Hasan Zaifoğlu, ‘Derelerin Önemi’ başlıklı sunumu ise Mustafa Kofalı yaptı.
Son turda ise çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Yrd. Doç. Dr. Bertan Akıntuğ, iklim değişikliğinden daha az etkilenebilmek için bilimsel çalışmalara önem verilmesi gerektiğini vurguladı ve bu alanda bütçe ayrılmasının şart olduğunu belirtti. Ayrıca, acil altyapı iyileştirmeleri yapılması gerektiğini, erken uyarı sistemlerinin bir an önce devreye girmesi gerektiğini ve dere yataklarında yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini ekledi.
Yrd. Doç. Dr. Hasan Zaifoğlu ise taşkın risk yönetimi konusunda AB Taşkın Direktifi’nin örnek alınmasının ve uygulamaların bu yönde ilerlemesinin önemine dikkat çekti.
Mustafa Kofalı da, Kanlıköy ve Gönyeli Barajlarının acilen emniyete alınması gerektiğini belirterek, “Dere yatakları, içindeki otuyla birlikte korunmalı; buralara ev yapılmamalıdır” dedi.
Panel, soru ve cevap kısmının ardından son buldu. Ayrıca, panelin kapsamlı raporu ise önümüzdeki günlerde kaleme alınacak.

İncirli: İklim kriziyle ve etkileriyle mücadele edecek gerçek politikaları her alanda ortaya koyacağız

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, açılış konuşmasında iklim krizi ve su yönetiminin çok önemli iki konu olduğunu vurgulayarak, bu meseleleri gündeme taşıyan herkese teşekkür etti ve yoğun katılımın duyarlılığın bir göstergesi olduğunu belirterek, duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Bir taraftan kuraklıkla mücadele ederken diğer taraftan da su taşkınları ile mücadele ediyoruz, böyle bir paradoks var” diyen İncirli, iklim krizi ve su politikalarının CTP için çok önemli ve temel iki başlık olduğunu ifade etti. Dünyada, su başta olmak üzere hiçbir kaynağın sınırsız olmadığını ifade eden İncirli, “İklim krizi sadece su ve çevreyle ilgili değil. Sosyal adaletle, üretimle, demokrasiyle ve güvenlikle de ilgili” dedi. İncirli, konuşmasının devamında, konuya iki toplumlu yaklaşılmasının önemine işaret ederek “İklim krizi ve su sorunu adamızın ortak meselesidir” ifadelerini kullandı. İklim krizi ve su politikalarının yan başlıklar olamayacak kadar önemli olduğunun bir kez daha altını çizen Sıla Usar İncirli, bu iki temel başlığın bütün paydaşlarla beraber kapsamlı bir şekilde ve bilim temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı. İncirli, konuşmasını “Suyun yönetilmesi, iktidara geldiğimiz zaman özellikle üstünde duracağımız özel bir konu. CTP iktidarında, iklim kriziyle ve etkileriyle mücadele edecek gerçek politikaları her alanda ortaya koyacağımız bir dönem olacak. Çünkü bizim iktidar ve yönetim anlayışımızda yol göstericimiz bilim, kılavuzumuz akılcı politikalardır” şeklinde tamamladı.

Erhürman: İklim değişikliğinin etkilerinden korunmak için uğraşmalıyız

Çevre Mühendisi Nilden Bektaş Erhürman ise konuşmasında, “iklim değişikliğine karşı savaşmak yerine etkilerine karşı savaşmalıyız. Taşkınlar iklim değişikliğinin en bariz örneği… ‘sıfır emisyona’ inmek için birçok yatırım yapılıyor evet yapalım ama bütün kaynaklarımızı buna harcamayalım çünkü ABD geliyor 1 günde 1 yıllık emeği yok ediyor. Bunu adil bulmuyorum, bu fedakarlığı ülkem için uygun görmüyorum” dedi. Ülke olarak çok fazla çevre sorunu yaşadığımızı ifade eden Erhürman, “su kaynaklarımız kısıtlı, atıklarımızı düzgün bertaraf edemiyoruz, denizlerimiz, toprağımız kirli… bunlara yoğunlaşmalıyız ve iklim değişikliğinin etkilerinden korunmak için uğraşmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. Plansız yapılaşmanın su taşkınlarına neden olduğunu ifade eden Nilden Bektaş Erhürman, “Suyun tutulmasını ve akmasını sağlayan derelerin önü kapatılıyor, ağaçlar kesiliyor ve topraklar betonlaşıyor. Bunun adı plansız yapılaşmadır. Bazı taşkınlara gelişmiş ülkeler bile engel olamaz ancak bizde normal yağmurlarda bile şehirler sular altında kalıyorsa yanlışlar vardır” dedi. Nilden Bektaş Erhürman, konuşmasının devamında afet riskini yönetmenin sadece belediyelerin görevi değil, hükümetlerin de görevi olduğunu sözlerine ekledi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu