Kelepçe uygulaması yeniden kamuoyunda tartışma yarattı
AİHM’in rutin kelepçe uygulamasını mahkûm ettiği sayısız karar var. 2023’te düzeltilmesi için çalışma yapıldığı; 2024’te ise “kapsamının daraltıldığı” açıklanmıştı. Siyasiler her fırsatta kelepçeden rahatsızlık duyduğunu açıklasa da uygulama yıllardır değişmedi.

ÖZEL HABER
AİHM’in rutin kelepçe uygulamasını mahkûm ettiği sayısız karar var. 2023’te düzeltilmesi için çalışma yapıldığı; 2024’te ise “kapsamının daraltıldığı” açıklanmıştı. Siyasiler her fırsatta kelepçeden rahatsızlık duyduğunu açıklasa da uygulama yıllardır değişmedi.
“BAŞKA ÇARESİ KALMADI”…Avukat Murat Metin Hakkı’nın teminatla serbest bırakıldığı duruşma öncesine, mahkeme salonuna getirilirken kelepçelenmesi hem hukuk hem siyaset camiasında eski bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Hem Yüksek Mahkeme Başkanı ve Barolar Birliği hem de iktidar ve muhalefet çevrelerinden uygulamaya tepki geldi. Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı, konuyla ilgili geçmişte verdikleri mücadeleye anımsatarak, verilen sözlere karşın uygulamanın tekrarlanmasını protesto edeceklerini açıkladı. Esendağlı, “ceza usul uygulamalarında polisin keyfiliğine tamamen son verecek yasa çalışmasını hükümete ileteceğiz. Bunun başka bir çaresi kalmamıştır” ifadesini kullandı.
YENİ BİR KONU DEĞİL…Hükümet ortağı YDP’nin Başkanı Erhan Arıklı, Murat Metin Hakkı olayından sonra “Teminat duruşması için mahkemeye çıkarılan bir hukukçu bu. Birazdan teminata bağlanıp serbest bırakılacak. Ama biz onu mahkemeye bu şekilde çıkararak bir nevi cezalandırıyoruz. Bu ayıp bize yeter” açıklaması yapmıştı. Diğer hükümet ortağı DP ise kelepçe uygulamasını “Sadece bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda toplumun ortak değerlerine yönelmiş ağır bir saldırı” olarak nitelendirdi. Başbakan Ünal Üstel iki yıl önce kelepçe uygulamasına son verilmesi için çalışma başlattıklarını açıklamıştı. Geçtiğimiz yılsa “kelepçe uygulamasının daraltıldığı” ilan edilmişti.
AVRUPA’DA ÜÇ İSTİSNA…Avrupa’da kişilerin mahkemeye kelepçeli çıkarılması istisnai bir uygulama. AİHM içtihatlarına göre kelepçe, ancak kamu güvenliğine yönelik somut tehlike varsa meşru sayılıyor. Buna göre sanığın kaçma ihtimali yüksekse, mahkeme düzenini bozma riski bulunuyorsa ya da kendisine veya çevresine zarar verme olasılığı varsa kelepçe kullanılabiliyor. Rutin uygulamalarsa masumiyet karinesinin ihlali sayılıyor. AİHM, Henaf/Fransa (2003) davasında sanığın kelepçelenmesi onur kırıcı bulmuş, Ramishvili ve Kokhreidze/Gürcistan (2007) kararında kişilerin mahkemede kelepçeli tutulmasını, “suçlu imajı” yaratıp adil yargılanma hakkını zedelediği gerekçesiyle mahkûm etmişti.






































