
Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası, Ocak 2026’da yeniden belirlenecek asgari ücret öncesinde ekonomik göstergelerin alarm verdiğini açıkladı. Mevcut ücret seviyelerinin hem işveren maliyetlerini sürdürülemez noktaya taşıdığı hem de kamu maaş politikalarının ülke ekonomisini derinden zorladığı vurgulandı.
Sendika Başkanı Metin Arhun, hayat pahalılığındaki artışın ücretleri otomatik olarak yukarı çekmesinin özel sektör için “kaldırılamaz bir yük” oluşturduğunu belirterek, “Teknik veriler ortadadır; yeni bir ücret politikasının oluşturulması zorunlu hale gelmiştir.” dedi. Arhun, 1 Aralık’ta Çalışma Bakanlığı’na yapacakları ziyarette sorunları ve çözüm önerilerini sunacaklarını açıkladı.
Kuzey Kıbrıs İşverenler Sendikası’nın basın bildirisi şu şekilde:
“ÜCRET POLİTİKASININ OLUŞTURULMASINA İHTİYAÇ VARDIR.
2026 Ocak ayında asgari ücretin yeniden belirlenmesi gündeme gelecektir.
Şu anda uygulanan asgari ücret, Brüt: 51,202 TL(belirlendiği tarihte 1,100 Euro) , Net: 44,545 TL (Belirlendiği tarihte 956 Euro), İşveren Maliyeti ise: 58.882 TL(Belirlendiği tarihte 1,264 Euro) dir.
Seçilmişler(Siyasetçiler, seçimle göreve gelenler) dışındaki en yüksek ücret ise Brüt: 329,000 TL, Net: 185,000 TL civarındadır.
Temmuz 2025 ayında belirlenen asgari ücret sonrasında oluşan aylık hayat pahalılığı oranları, Temmuz ayında %3,17,
Ağustos da %3,36, Eylülde 5,39, Ekimde %1,39 olarak gerçekleşmiş, ilk 10 aydaki toplam hayat pahalılığı
%33,8 e ulaşmış, 2025 yılı için %38 e ulaşacağı öngörülmekte, bu da Ocakta maaşlara yansıyacak oranın
%20 civarında olacağını göstermektedir.
Yeni maaşlar, hayat pahalılığını eski maaşlara ilave etme yöntemiyle belirlenmeye devam ederse, Asgari Ücret Brüt 61,000 TL( bugünkü kurla 1,240 Euro), Net 53,000 TL(1,075 Euro), İşverene maliyetin ise 70,000 TL(1,420 Euro) civarlarına ulaşacağı sonucunu doğuracaktır.
Bu ücretler, çoğunluk özel sektör işletmelerinin kaldıramayacağı, yok olacağı bir seviyedir.
Diğer taraftan seçilmişler dışındaki en yüksek ücret ise brüt 400 bin TL ye, Net ise 225,000 TL ye ulaşacaktır. Yani yaklaşık 4 Asgari Ücret seviyesine gelecektir. Bu kabul edilemeyecek boyutta bir farktır.
Şu anda uygulanan Asgari Ücret 27 üyeli Avrupa Birliği Ülkesi içerisinde, 14 ülkeden daha yüksektir. Yani Kuzey Kıbrıs, Avrupa Birliği ile kıyaslanırsa 14. en yüksek asgari ücret uygulayan ülkedir. Brüt Asgari Ücret Bulgaristan’da 551, Macaristan’da 707, Romanya’da 814, Çekya’da 826, Malta’da 961, Yunanistan’da 968,Güney Kıbrıs’ta 1,000 Portekiz’de 1,015, Polonya’da 1091 Euro olarak uygulanmaktadır. İşçi ithal ettiğimiz Pakistan, Bangladeş, Türkmenistan gibi ülkelerde ise sadece 80-150 Euro aralığındadır.
Ülkemizdeki Hayat pahalılığı herkes tarafından hissedildiği gibi, resmi istatistik rakamlarına da yansımaktadır. Tüketim ürün fiyatları Kuzey komşumuz Türkiye’den yüksek olduğu gibi, maalesef pek çok üründe Güney Kıbrıs’tan da yüksektir. Bu sebeple alışverişimiz, çok büyük oranda kuzeyimiz ve güneyimize kaymıştır.
İşçilik ücretleri, üretim maliyetlerini yükselttiği gibi, Nüfusumuz az ve ekonomik boyutumuz komşu ülkelerden küçük olmasından dolayı, tüm diğer maliyetler de, birim ürün üretim maliyetlerine, rekabet ettiğimiz ülkelere göre daha yüksek yansımaktadır. Bu maliyetler tüketim fiyatlarına yani tüketiciye doğrudan yansımaktadır.
Devletimiz alt yapı üretim ve gelişmesini tamamen Anavatan Türkiye’ye bırakmış olmasına rağmen, yüksek kamu maaşları sebebiyle cari bütçeyi bile denkleştirememektedir. 2025 yılında iç borç hacmi hızlı bir artış kaydedilmiş ve iç borç stoku iki katına çıkmıştır. Bu durum borç-faiz sarmalı sebebiyle devlet bütçesi üzerindeki yükü artırmıştır. Devlet iç borçlanma senedi ile borçlanılan miktar, yaklaşık, toplam, yuvarlak (Döviz-TL) 500 Milyon dolar seviyesine ulaşmıştır. Anapara ve faiz ödemeleri sebebiyle mutlaka yeni borçlanmalar de gündeme gelecektir.
Rakamların da gösterdiği gibi bu durum daha fazla devam ettirilemeyecek, er ya da geç, olmayan maliye ve ekonomi politikaları sebebiyle, inşaat ve üretim sektörleri gibi, diğer sektörler de bedel ödeyecektir.
Rekabete açık üretim sektörleri bu maliyetlerle yoluna devam edemeyecek, ülkede pahalılık daha da artacaktır.
Özel sektörü özellikle üretim sektörlerini hiç düşünmeden, göz ardı ederek icraat yapan, Kamu harcamaları ile canlı tutulmaya çalışan bu ekonomik düzen devam ettirilemez.
Teknik veriler ışığında, Ocak 2026 ayında yürürlüğe girecek yeni bir ücret politikası oluşturulmasına ihtiyaç vardır.
Bu hedefle Aralık ayı en iyi şekilde değerlendirilmelidir.
Sendikamız 1 Aralık Pazartesi günü saat 12.00 da Sn; Çalışma Bakanına yapacağı ziyarette, Çalışma Bakanımıza İş yaşamıyla ilgili sorunları aktaracak, çözüm önerileri ve taleplerini dile getirecek, Hükümetimizin bu konularla ilgili görüşlerini dinleyecektir. Tüm basın mensuplarımız davetlidir. Saygılarımızla;
Metin ARHUN
Kuzey Kıbrıs İşverenler Sendikası Başkanı
ÖNERİLER
- Sosyal Sigorta Emekli maaşlarının, Sosyal Sigortalı Çalışan primleri ile dengelenmesi uygulaması, asgari ücreti yukarı yönlü zorlamaktadır. Bu sebeple, oluşması muhtemel Sosyal Sigorta Emeklilerinin maaş ödenmesi açığına Devlet katkısı yapılmalı, ya da Emekli Maaşlarını Yukarı yönlü zorlayan uygulamalara son verilmelidir.
Kamu çalışanlarının ödenebilmesi için devlet borçlanmaktan çekinmemekte, ama özel sektör emeklileri için katkı yapmaktan imtina etmektedir.
Bu konunun çözülmesinin bir diğer uygulaması da aktif çalışan sayısının arttırılması yani sosyal sigorta sistemine prim yatırımı yatıran kişi sayısının arttırılmasıdır.
- Bugünkü uygulama ile Devletin borç yükünün tüm halk tarafından ödeneceği açıktır. Bu sebeple yüksek Kamu çalışan maaşlarının borçlanarak ödenmesi uygulaması, adaletsiz bir uygulama olduğu tespiti de ortadadır. Kamu maaş ödemelerinin borçlanarak yapılması uygulamasına son verilmelidir.
Ayrıca Kamu Maaş ödemesi yapılması için vergilerin seviyesini yükseltme uygulaması da etik değildir ve yapılmamalıdır.
- Özellikle üretim sektörlerinin kullandığı, diğer temel üretim girdi maliyetleri ile birlikte, Elektrik vs. ücretleri komik 10 kuruş/kw yerine %50 indirim sağlayacak seviyelere getirilip, üretim maliyetleri düşürülmelidir. Sanayi Odasının uzun süredir üzerinde çalıştığı ancak bir türlü sonuçlandıramadığı sanayicilerin ihtiyacının, solar enerji ile karşılanmasına yönelik yatırımının yapılmasına destek verilmeli ve projenin önü açılmalıdır.
- Tüm iş araçlarının ithalatında alınan vergiler (toplamda %81 kadar varıyor) düşürülüp, Özel Sektörün yaşlanan iş araç filolarının yenilenmesine destek olunmalıdır. İş araçları yıllık seyrüsefer ücreti de sivil araçların yarı seviyesine getirilmelidir. Bu uygulamalar otomotiv sektörüne de bir canlılık getirecektir.
- Piyasa tüketim ürün fiyatlarının şeffaf bir şekilde yayınlanması sağlayacak altyapı kurulmalı ve tüketici bilgilendirilmelidir.
- Orta ve uzun vadeli ekonomi programları hazırlanıp, bu hedefler doğrultusunda piyasa planlı bir şekilde yönetilmeli ve yönlendirilmelidir. Akşamdan sabaha, hesapsız kitapsız, öngörüsüz icraatların uygulamaya sokulmasından vaz geçilmelidir.
- Ücret artışı değil, alım gücünün arttırılması hedeflenmelidir.”






































