Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
GenelKıbrısManşet

Korkmazhan’a karşı açılan “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davası hakkında açıklama yaptı

Avukat Öncel Polili, kişisel sosyal medya hesabından Abdullah Korkmazhan’a karşı açılan “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Avukat Öncel Polili, kişisel sosyal medya hesabından Abdullah Korkmazhan’a karşı açılan “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Polili’nin paylaşımı şu şekilde:

Cumhurbaşkanına hakaret suçu ile ilgili olarak tartışmalar devam ediyor. Benim görüşüm Ceza Yasasında bu tür maddelerin olması ifade özgürlüğüne zarar vereceği yönündedir. Devletin elinde kişileri ifadelerinden dolayı CEZA mahkemelerinde yargılamak (nefret söylemi, yakın zamanlı şiddet tehdidi dışında) gibi bir enstrüman olmaması gerektiğidir. Bu tür meseleler kişilerin kendilerinin açacakları tazminat davaları ile çözülmelidir. Aksi takdirde, Ceza Yasasındaki maddeler ifade özgürlüğünü korumak için kötüye kullanılabilir. Bir önceki Cumhurbaşkanı Akıncı’da kendisine yapılan hakaretlerden dolayı ceza yasası tahtında şikayetçi olmuştu ancak bildiğim kadarıyla kimse mahkemeye çıkartılıp teminata bağlanmadı. Halkın Partisi’nin Abdullah Korkmazhan’ın mahkeme sürecinde sonra yaptığı basın açıklaması da bu konu üzerine aydınlatıcıdır.

HP’nin yaptığı Basın açıklamasının ilgili kısmı şöyle:

“Onlarca kişiyle ilgili, ister hakaret, isterse başka iddialar içeren davalarda ve yapılan şikayetlerde, Polisimiz aradan aylar geçmiş olmasına rağmen ifade dahi almazken, dosyalar Polis ile Hukuk Dairesi arasında çok uzun süreler gidip gelirken, mesele Sayın Tatar ile ilgili olduğunda, şikayetin iki hafta içerisinde apar topar mahkeme önüne çıkarma noktasına getirilmiş olması kamu vicdanını rahatsız etmiştir.

Yaşananlar siyasi bir “dokunuş”la Polisin olağan yaklaşımından farklı bir uygulama yaptığı düşüncesini akıllara getirmektedir ki, bu bile toplumun adalet duygusunu ciddi şekilde yaralayabilir. Polis Teşkilatımız, kişiye özgü davranma yaklaşımının bir parçası olmamalı, Hukuk Dairesi de buna göz yummamalıdır.

Bir hukuk devletinde, sıradan bir vatandaş için de, siyasiler için de kurallar aynı olmalı, uygulamada farklılıklar olmamalıdır. Bu tip uygulamalar, kurumlara olan güveni sarsmaktan ve aşağılara çekmekten başka hiç bir işe yaramaz.” Bu durumda, uygulama tam da söylediğimiz gibi, söz konusu ceza yasası maddelerinin kamu yararı dışında mevcut Cumhurbaşkanını eleştirenlere karşı bir enstrüman olduğunu da göstermektedir.

İç hukukun parçası olan Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin denetim organı olan İnsan Hakları Komitesi de Birleşmiş Milletler Kişisel ve Medeni Haklar Sözleşmesi’nin denetim organı olan İnsan Hakları

Komitesi, sözleşmenin uygulanması ile ilgili yapmış olduğu 34. yorumunda devletlere zem ve kadihi (hakaret ve sövmeyi) suç kapsamından çıkarmayı göz önüne almaları ve her hâlükârda

cezai yaptırımın yalnızca en ciddi hallerde uygulanması, hapsin de bu tür durumlarda hiçbir zaman uygun bir cezalandırma olmadığı19 şeklinde tavsiyede bulunmuştur.

 

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu