Köroğlu: Nüfus politikası olmayan devlet geleceği planlayamaz
Halkın Partisi MYK Üyesi Dt. Teksen Köroğlu, bir programa katılarak soruları yanıtladı. Köroğlu, ülkenin temel sorunlarının yıllardır konuşulmasına rağmen çözüme kavuşturulamadığını belirterek, “Sorunları konuşamadığımız için değil, konuştuğumuz halde uygulamadığımız için sorun yaşıyoruz” dedi.

Halkın Partisi MYK Üyesi Dt. Teksen Köroğlu, bir programa katılarak soruları yanıtladı. Köroğlu, ülkenin temel sorunlarının yıllardır konuşulmasına rağmen çözüme kavuşturulamadığını belirterek, “Sorunları konuşamadığımız için değil, konuştuğumuz halde uygulamadığımız için sorun yaşıyoruz” dedi.
Köroğlu, ülkenin en büyük sorununun plansızlık ve günü kurtarma anlayışı olduğunu vurgulayarak; sağlık, eğitim, ekonomi, trafik, çevre, enerji, su ve nüfusun birbirinden bağımsız ele alınamayacağını ifade etti.
“SORUNLARI KONUŞMAKTAN DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETİLMEMESİNDEN YORULDUK”
Sağlık sistemindeki güven erozyonuna dikkat çeken Köroğlu, ilaç sorunları ve 112 hizmetlerindeki sıkıntıların insan hayatını doğrudan etkilediğini belirterek, “Hastane binası yapmak tek başına sağlık sistemi kurmak değildir. Sağlığın merkezinde insan olmalı; sağlıkta günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir devlet anlayışına ihtiyaç vardır” dedi.
Ülkede ciddi bir geçim sıkıntısı yaşandığını da belirten Köroğlu, siyasetin yalnızca seçim dönemlerinde verilen vaatlerden ibaret olmaması gerektiğini vurgulayarak, insanların siyasetten ve tutulmayan sözlerden yorulduğunu söyledi.
“Bu ülkeyi hangi milletvekilinin seçileceği değil, doğru devlet politikaları, planlama ve siyasi irade kurtaracaktır” diyen Köroğlu, seçimlere odaklanmak yerine ülkenin gerçek sorunlarına odaklanılması gerektiğini ifade etti.
“NÜFUS POLİTİKANIZ YOKSA ÜLKENİZİN GELECEĞİNİ PLANLAYAMAZSINIZ”
Nüfus politikasının devlet yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Köroğlu şöyle konuştu:
“Ben insana, nüfusa karşı değilim; plansız ve kontrolsüz nüfus politikasına karşıyım. Bir ülkenin sağlık, eğitim, su, enerji, trafik, konut ve çevre kapasitesi vardır. Nüfus artırılırken bu kapasitenin yeterli olup olmadığı hesaplanmalıdır. İnsanların nerede yaşayacağı, nerede çalışacağı, hangi okula gideceği, hangi hastaneden hizmet alacağı ve ülke kaynaklarının bunu kaldırıp kaldıramayacağı planlanmalıdır. Nüfus politikası olmayan bir devlet geleceğini planlayamaz.”
Köroğlu, vatandaşlık politikasının da şeffaf, ölçülebilir ve kamu yararı temelinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bunları hesaplamadan ‘nüfus artsın, ekonomi büyüsün’ demek devlet yönetimi değildir” dedi.
“ÇALIŞTAY YAPMAK YETMEZ, KARARLAR UYGULANMALIDIR”
Son dönemde gerçekleştirilen çalıştaylara da değinen Köroğlu, çalıştaylara karşı olmadığını ancak çalıştayların ülke yönetiminin kendisi haline getirilemeyeceğini ifade etti.
“Çalıştay yapmak sorun değildir. Sorun, yıllardır alınan kararların ve verilen sözlerin uygulanmamasıdır. Çalıştay kararı icraat değildir, rapor çözüm değildir. Artık yeni sözlerden önce eski sözlerin hesabı verilmelidir. Hangi karar uygulandı, hangisi uygulanmadı ve neden uygulanmadı; halk bunları bilmelidir” dedi.
Devlet kaynaklarının nasıl kullanıldığının da halka açık ve şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini belirten Köroğlu, kamu yönetiminde liyakat, hesap verebilirlik ve kamu yararının esas alınması gerektiğini söyledi.
“40 YILDIR ‘YAPACAĞIZ’ DENİLİYOR; ARTIK SÖZ DEĞİL, SONUÇ İSTİYORUZ”
Halkın Partisi olarak yalnızca eleştirmediklerini, çözüm önerileri ortaya koyduklarını belirten Köroğlu; gerçek nüfusun belirlenmesi, ülkenin taşıma kapasitesinin ortaya konulması, sağlık ve eğitim başta olmak üzere tüm altyapının buna göre planlanması, liyakat, kamu yararı, şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini ifade etti.
“40 yıldır ‘yapacağız, edeceğiz’ sözlerini dinliyoruz. Artık söz değil, sonuç görmek istiyoruz” diyen Köroğlu, halka da şu çağrıyı yaptı:
“Sandığa gittiğinizde sadece ‘Ne yapacaksın?’ diye sormayın. ‘Nasıl yapacaksın, ne zaman yapacaksın, hangi kaynakla yapacaksın ve yapmazsan kim hesap verecek?’ diye sorun.”
Köroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Mesele yalnızca bir sonraki hükümetin kim olacağı değildir. Mesele, çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakacağımızdır. Teşhis belli, sorunlar belli, çözüm de belli. Eksik olan siyasi irade, kararlılık ve halkın değişim iradesidir.




































