EğitimKıbrısManşetYaşam

Kreşe dönüş

Oyunbazlık, daha yaratıcı çözümlere ulaşmamıza yardımcı oluyor. İşimizi daha iyi yapmamıza daha iyi hissetmemize yol açıyor. Çocuk düşüncesi daha çok yolda olmayla ilgili. Oysa yetişkin bir cevaba varmak istiyor

Yaratıcılık araştırmacısı Bob McKim, öğrencilerine bir egzersiz yaptırırdı. McKim bu mini deneyde, sınıfta herkesin, yanındaki kişiyi bir kağıda çizmesini isterdi. Araştırmacı bu egzersizi ne zaman yapsa öğrencilerinin, yanlarındaki öğrenciden özür dileme ve utanç duyma gibi duygular içinde olduklarını gözlemlemişti. Bu durumu, yetişkin yaşamda çevremizdeki insanların yargılarından çekindiğimiz şeklinde tanımlamıştı.

Oysa aynı egzersizi çocuklarla yapsak, çocukların çekinmediğini görürüz. Örneğin bir anaokuluna ziyarete gitseniz, ne yaptıklarını sorsanız, çocuklar,  size eserlerini gururla gösterirler. Fakat onlar da yetişkin olma sürecinde, diğer insanların fikirlerine karşı daha hassaslaşıyor ve bu özgürlüğü kaybedip utanmaya başlıyorlar. Ünlü global tasarım şirketi IDEO, çocuk düşüncesinden ilham aldı. Çocukların oyundaki özgürlüğü, arkadaşlığın ve güvenin inşası, takım çalışmaları, özellikle de oyun yaşantısındaki güven duyguları, tasarım şirketinin kuruluş felsefesine yerleşti. Şirketin kuruluşunda, çalışanlara yaratıcı bir iş ortamı sağlandı.

Şirketin kuruluş hikayesi yeni medyada “Kreşe Dönüş” projesi olarak da bilinmektedir. Google İsviçre ofisinde ise kaydırak ve hatta bahçesinde çalışanların eğlence amaçlı kullanımlarına sunulmuş itfaiye direkleri var.

Oyunbazlık, daha yaratıcı çözümlere ulaşmamıza yardımcı oluyor. İşimizi daha iyi yapmamıza daha iyi hissetmemize yol açıyor. Çocuk düşüncesi daha çok yolda olmayla ilgili. Oysa yetişkin bir cevaba varmak istiyor. Bob McKim, yetişkinlikteki alışkanlıkların fikirlerin önünde bir engel oluşturduğunu belirtiyor. Küçük çocuklar zamanlarının çoğunu oyun nesneleri ile geçirirler. Bu bir çeşit tasarımsal öğrenme yoludur. Maria Montessori’nin de kuvvetle vurguladığı gibi el-beyin ilişkisi yani eller ile düşünmek beyin plastisitesini güçlendiriyor.

Tasarım şirketinde, kreşe dönüş projesi temelinde, duvarlarda beyin fırtınası kuralları asılmış. Şirket çalışanlarının koridorlarda erişebilecekleri sepetlerin içinde renkli kağıtlar, hatta oyun hamuru gibi araçlar da mevcut. Çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolda, çocukken edindiğimiz, keşif merakı, inşa etme, rol oyunları, empati kurma, animistik düşünme gibi bir dizi düşünce ve davranış yetişkinlikte de rehberimiz olabilir. Tıpkı tasarım şirketinin kreşe dönüş projesinde olduğu gibi. Rollo May, yaratıcı sürecin duygulanımsal sağlığın en yüksek derecedeki betimi olduğunu ileri sürmektedir.

Günümüzde oyun araştırmalarının sağladığı bilimsel bilgi sayesinde, çocukluk oyunlarının yetişkin yaratıcılığının önemli öncüllerinden biri olduğunu biliyoruz. Çocuk yetiştirme ile ilgili güncel litereratürü izlerken, bir yandan “Doğadaki Son Çocuk” ya da oyunun yok oluşu gibi çocuk gelişimi açısından belirgin tehlikelere vurgu yapan önemli bilimsel çalışmalar yanında, diğer yandan da, Lego-Cambridge Oyun Araştırmaları Laboratuvarı, MIT (Massachusetts Institute of Technology) Yaşam Boyu Anaokulu projesi gibi çocukluğun zengin doğasından ilhamlı çalışmalar, çocuk hakları bağlamındaki savunuculuk çabalarına büyük bir motivasyon sağlamakta.

Çağdaş eğitimin ve çocuk yetiştirme konusundaki “yeterince iyi ana-babaların” ve aslında çocukluk politikalarının hangi bilimsel bilgiyi takip edeceğine ve yatırımı neye göre yapacağına da güçlü bir yol haritası niteliğinde. Benim yolum, yaşam boyu anaokulu. İçinde sevgi, özgürlük, yaratıcı edim, tasarımsal oyun, animizm, estetik ve hepsinden önde gelen iyi insan olma yolu..Siz ne dersiniz? Umut verici değil mi?

 

Diğer Haberler