“Maaş Kesintisi Yasa Tasarısı ve ülke yönetimi çığırından çıktı, erken seçim şart”
Halkın Partisi (HP) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, "Mayıs Manşet" programında yaptığı açıklamalarla hükümetin ekonomik politikalarını ve yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi.

Halkın Partisi (HP) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, “Mayıs Manşet” programında yaptığı açıklamalarla hükümetin ekonomik politikalarını ve yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi. Avcıoğlu, özellikle hayat pahalılığı düzenlemesi, ekonomik kriz ve yaşanan toplumsal olaylar üzerinden hükümetin yetersizliğini vurguladı.
Hayat Pahalılığı Düzenlemesi Bir “Maaş Kesintisi”
Avcıoğlu, hükümetin 6 ayda bir yapılması gereken hayat pahalılığı güncellemesini 3 ay artı 9 ay şeklinde düzenlemesini, enflasyonist ortamda paranın değer kaybetmesine yol açarak dolaylı yoldan bir maaş kesintisi anlamına geldiğini belirtti. Bu uygulamanın, 9 aylık sürenin sonunda seçime denk gelmesiyle, mevcut hükümetin yükü bir sonraki hükümetin kucağına bırakma niyeti taşıdığını iddia etti. Ayrıca, hayat pahalılığı almadan emekliye ayrılacak olanların mağdur olacağını ve bunun okullar ile sağlık sisteminde ciddi personel eksikliğine yol açabileceğini ifade etti.
Hükümetin Taktikleri ve Başbakanın Bakü Ziyareti
Avcıoğlu, dünkü genel grevin askıya alınması ve Meclis Genel Kurulu’nun açılmaması kararının ya beklenen nisap problemleri ya da sendikaları yıpratma amacı taşıdığını öne sürdü. Başbakan Ünal Üstel’in grevlerin askıya alındığı bir dönemde Bakü’ye gitmesini “alay edercesine” bir hareket olarak yorumladı. Üstel’in ve Maliye Bakanı Berova’nın “iyi polis, kötü polis” rolü oynayarak eylemin tansiyonunu düşürmeye çalıştıklarını savundu.
Ekonomik Yönetim ve Alternatif Gelir Kaynakları
Ülke maliyesinin “karadelik gibi” olduğunu ve savaştan bağımsız olarak zaten kötü yönetildiğini dile getiren Avcıoğlu, hükümetin borçlanma politikalarını eleştirdi. Maliye kaynaklarını artırmak için kayıt dışı ekonomi, kripto para sektörü ve sanal bet gibi alanlardan vergi alınması gerektiğini belirtti. Temel gıda maddelerindeki vergilerin düşürülerek lüks tüketim (sigara, alkol) üzerinden gelir elde edilmesi, bakanlar ve milletvekillerinden başlayarak kemer sıkma politikası uygulanması gibi alternatif çözümler sundu. Fiyat İstikrar Fonu’nun boşaltılmasının akaryakıt zamlarını engelleme yeteneğini ortadan kaldırdığını da ekledi.
Akaryakıt ve Elektrik Zamları Kapıda
Akaryakıt zamlarının tüm maliyetleri artırdığını vurgulayan Avcıoğlu, elektriğe de en az %40 oranında bir zammın beklendiğini kaydetti. Fuel oil ile çalışan makinelerin bakımsızlığı ve gaz türbinlerinin euro dizelle çalıştırılması nedeniyle elektrik maliyetlerinin katlanarak arttığını söyledi. Avcıoğlu, kontrolsüz nüfus artışı ve yeni yapılaşmaların mevcut santraller üzerindeki baskıyı artıracağını, bu yaz ciddi elektrik krizlerinin yaşanabileceğini ifade etti. KKTC’nin Türkiye gibi bir kritik akaryakıt rezervine sahip olmamasını da eleştirdi.
Geçitkale Kazası ve Sağlık Sistemindeki İhmaller
Geçitkale’de yaşanan elektrik akımına kapılma sonucu bir kişinin hayatını kaybetmesini büyük bir skandal olarak değerlendiren Avcıoğlu, olay yerinde çocuğun bulunmasını ve iş sağlığı güvenliği önlemlerinin eksikliğini sorguladı. Sağlık Bakanlığı tarafında ise arızalı ambulanslar ve ambulanslarda doktor bulunmaması gibi sorunların “skandal boyutu” olduğunu, geçmişte yaşanan benzer olayların Sümenaltı edildiğini ve kimsenin hesap vermediğini dile getirdi.
“Erken Seçim Tek Çözüm”
Avcıoğlu, bu hükümetin görevde kaldığı her gün ülkeye “telafisi mümkün olmayan zararlar” verdiğini savunarak, “kamu menfaati gözetmeyen, insan sağlığını hiçe sayan bir hükümet o koltuklardan oturduğu süre boyunca her uyandığımız yeni güne başka bir skandal ile uyanıyoruz” dedi. Ülkenin bir an önce erken seçime götürülerek, atanmış değil, seçilmiş ve kamu menfaati gözeten bir hükümet tarafından yönetilmesi gerektiğini yineledi.





































