
İspanya’nın Madrid şehrinde kurulmuş kulüp. İsminde bulunan “Club de Futbol”
ibâresine rağmen, futbolun yanı sıra basketbol takımı da mevcuttur. FIFA tarafından 20’nci
yüzyılın en iyi futbol takımı olarak nitelendirilen Real Madrid, tarihi boyunca 36 La Liga, 20
Copa del Rey, 12 Supercopa de Espana, 15 UEFA Şampiyonlar Ligi, 2 UEFA Kupası, 5 UEFA
Süper Kupası, 3 Kıtalararası Kupa ve 5 FIFA Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluğu yaşamış.
Avrupa Kulüpler Birliği'nin kurucu üyelerinden biri olan Real Madrid, eski G-14 oluşumunun da
kurucu üyelerinden birisidir. Kulübün isminde bulunan “Real” kelimesi İspanyolcada “Kraliyet”
anlamına gelmektedir ve bu ünvan logosunda bulunan kraliyet tacı ile birlikte 1920 yılında 8’nci
Alfonso tarafından kulübe verilmiştir. Real Madrid; Real Sociedad, Real Union, Real Betis ve
Real Zaragoza ile birlikte isminde “Real” ünvanını kullanma ve logosunda kraliyet tacını taşıma
yetkisini direkt olarak kraldan alan ender kulüplerden biridir. Neyse, geçen akşam menekşe
beyazlılılar yine Avrupa’nın Kupa 1’ni kaldırmışlar. Süreç nasıl işlemiş?
Bu Futbolcular maçtan bir gün önce ne yaptılar?
– Profesyonelce düşündüler ve davrandılar,
– Oyunu algılarında prova edip anlamlaştırdılar,
– Özgüvenli, olumlu ve iyimser bir şekilde stresi yönettiler,
– İyi dinlenip, iyi beslendiler,
– Tüm hazırlıklarını bitirdiler,
– Gerilimden uzak durdular,
– Hafif fiziksel buna karşılık yoğun bir mental antrenman yaptılar,
– Güzel bir gün geçirip, maça konsantre oldular ve derin bir uykuya daldılar.
“Maç günü ne yaptılar?”:
– Hem kendilerini hem de telefonlarını sessize aldılar,
– Sabaha pozitif ve enerjik başladılar,
– İçeriği zengin bir kahvaltı yaptılar,
– Enerjilerinin %100’nü vermeye odaklandılar,
– Dikkat dağıtıcılardan uzak durdular,
– Hep birlikte keyifli bir maç yemeği yediler,
– Birbirlerine sevgi, güven ve cesaret verdiler,
– Çevrelerine olumlu bir tavır ve duruş sergilediler,
– Varsa rutin uğur uygulamalarını yaptılar,
– Teknik heyetle birlikte maçı algılarında son bir prova yaptılar,
– “Maç başlıyor’a konsantre oldular.
“Soyunma odasında ne yaptılar?”:
– Pozitif enerji seviyelerini yükselttiler,
– Bir şampiyon gibi kusursuz giyindiler,
– Şölene odaklandılar,
– Gözlerindeki zafer ışıklarını belirginleştirdiler,
– Zaman zaman da olsa mizahı kullandılar,
– Korku ve baskıya asla izin vermediler,
– En zayıf halkayı bile yücelttiler,
– Herkesin fikrini söylemesine imkan verdiler,
– Teknik heyeti çok iyi dinlediler,
– Rakibi küçümsemeyip ona saygı duydular,
– “Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” sinerjisini ortaya koydular.
“Maça çıkarken de”; Coşkulu, istekli, sorgulayıcı, evrimleşip bütünleşmiş, zafere
odaklanmış ve özgüvenli bir şekilde seremonide yer aldılar mâlum NLP cinsinden. Sonuç;
Dünya Futbol tarihi’ne tarihine “koyu puntolu altın harflerle” yazıldılar.






































