
CTP Milletvekili, Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda “Gençlerin Konut İhtiyacı ve Kırsal Kesim Arazileri” konulu konuşma yaparak kırsal kesim arazilerinin seçim öncesi şova dönüştürüldüğünü; bunun bir lütuf değil devletin yasal yükümlülüğü olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz hafta sonu Mormenekşe ve Beyarmudu’nda neredeyse tüm bakanların katılımıyla kırsal kesim arazisi dağıtımı yapıldığını hatırlatan Özdenefe, bunun adeta bir gösteriye dönüştürüldüğünü belirtti.
Bu yaklaşımın halka hizmet anlayışını çarpıttığını dile getiren Özdenefe, yapılanların lütuf gibi sunulduğunu ancak bunun devletin Konut Edindirme Yasası uyarınca yerine getirmekle yükümlü olduğu bir görev olduğunu vurguladı.
Yasanın amacının, hak sahiplerini uzun vadeli ödeme kolaylığıyla sağlıklı, ekonomik ve erişilebilir konut sahibi yapmak ya da kırsal kesim hak sahiplerine konut yapımı için arsa temin etmek olduğunu belirten Özdenefe, “Bu lütuf değil, devletin yapmak zorunda olduğu bir işlemdir” ifadelerini kullandı.
Sistemin yıllardır mevzuata uygun şekilde uygulanmadığını ve özellikle UBP hükümetlerinin hatalı uygulamaları nedeniyle bugün sonuca değil şova yönelik bir noktaya geldiğini dile getiren Özdenefe, bunun her seçim döneminde tekrarlandığını söyledi.
Daha önce dağıtılan kırsal kesim arazilerinin yalnızca yüzde 30’unda konutlaşma ve inşaatın tamamlandığını belirten Özdenefe, hükümet üyelerinin de bu oranı kabul ettiğini ifade ederek, hedeflenen sonuca ulaşılamadığını kaydetti.
Hak sahipliği belgeleri ile kırsal kesim arazilerinin karıştırıldığını söyleyen Özdenefe, yıllardır üzerinde parsel bulunmayan belgelerin “arsa verilmiş” gibi sunulduğunu ve bunun seçim yatırımı olarak kullanıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de benzer uygulamaların yapıldığını belirten Özdenefe, Beyarmudu ve Mormenekşe’de dağıtılan 345 arazinin büyük bölümünün daha önce hak sahipliği belgesi verilen kişilere ait parsellerin tamamlanmasından ibaret olduğunu söyledi.
“Bu bir göz boyama ve vaat siyasetine dönüştü” diyen Özdenefe, gerçek anlamda altyapı, parselasyon ve mevzuata uygun sürecin ne zaman tamamlanacağının öngörülemediğini ifade etti.
Hükümetin kendi milletvekillerinin bile alınan kararları bilmediğini ve benimsemediğini kaydeden Özdenefe, bu nedenle net rakamların açıklanmasını istedi.
Kaç hak sahipliği belgesi dağıtıldığını, bunlardan kaçında halen kırsal kesim arazisi verilmediğini ve altyapısı ile yolu olmayan parseller için 2026 yılında kaç bölgede ihale yapılacağını soran Özdenefe, yıllar önce verilen belgelerin gereğinin yerine getirilmemesinin gençlerin önünü kapattığını söyledi.
Gençlerin en büyük sorununun barınma olduğunu belirten Özdenefe, bunun yalnızca kırsal bölgelerde değil kentlerde yaşayan gençler için de ciddi bir problem haline geldiğini kaydetti.
Eğitimini tamamlayan, iş bulan birçok gencin yüksek konut fiyatları ve ulaşılamaz kredi koşulları nedeniyle hâlâ anne-baba evinde yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Özdenefe, ilk evim kredi paketlerinin de bu sorunu çözmekte yetersiz kaldığını savundu.
2023 yılından bu yana dört ayrı “İlk Evim” kredi paketi açıklandığını hatırlatan Özdenefe, ilk üç pakette toplam başvuru sayısının 926 olduğunu belirterek, dördüncü paketle ilgili de bilgi istedi.
Kentlerde yaşayan gençlerin fırsat eşitliği bağlamında bu desteklerden yeterince yararlanamadığını ifade eden Özdenefe, daha kapsayıcı bir konut politikası gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Nergisli köyünde mera arazisi içinde yapılan kazılara da dikkat çeken Özdenefe, eski yolun çökme tehlikesi taşıyacak kadar yakınına kadar kazı yapıldığını ve bunun ciddi risk yarattığını belirtti.
Gece gündüz süren kazılar nedeniyle yol güvenliğinin tehlikeye girdiğini ifade eden Özdenefe, kaymakamlığın bilgilendirilmesine rağmen çalışmaların sürdüğünü söyleyerek, gerekli talimatların verilmesini ve kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
OĞUZ
Fazilet Özdenefe’nin eleştirilerine yanıt veren İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, kırsal kesim arsalarının dağıtımının bir seçim yatırımı değil, vatandaşlara hizmet olduğunu belirterek, hükümetin parti rozetine bakmadan hareket ettiğini söyledi.
Nergisli köyüyle ilgili iddialara da değinen Oğuz, bölgedeki çalışmaların durdurulduğunu ve herhangi bir tehlike bulunup bulunmadığını yerinde inceleyeceğini belirterek, gerekli bilgiyi paylaşacağını ifade etti.
Muhalefetin eleştirilerinde çözüm önerisi sunmadığını belirten Oğuz, kırsal kesim hak sahipliği belgelerinin vatandaşlara verilmesinin neden eleştirildiğini anlamadığını söyledi.
“Bu hak sahipliğidir ve parsel dağıtmaktır, vatandaşa hizmet etmektir. Niye gücünüze gidiyor anlamadım” diyen Oğuz, bunun hükümetin görevi olduğunu ancak muhalefetin bunu reklam gibi göstermeye çalıştığını ifade etti.
Vatandaşlara “bize oy verin” gibi bir çağrı yapılmadığını vurgulayan Oğuz, “Eğer ağzımdan böyle bir şey duyduysanız, o kayıtlarda varsa bırakıp gideyim” dedi.
Oğuz, sadece CTP milletvekillerinin “bunlar sizi kandırdı” söylemine karşı vatandaşlara gerçeği anlatmalarını istediklerini belirterek, daha önce verilen kırsal kesim arsalarının el altından el değiştirmesinin vicdanları yaraladığını, yeni yasa değişikliğiyle rezervlerin ve imkanların daha verimli kullanılmasını hedeflediklerini belirtti.
Ekonomik durumu uygun olan ve kısa sürede inşaata başlayabilecek kişilere toplu şekilde parsel verilmesinin konutlaşma oranını artıracağını kaydeden Oğuz, bu yöntemle yüzde 30’luk yapılaşma oranının yüzde 60-70 seviyelerine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.
İnönü köyünü örnek veren Oğuz, daha önce dağıtılan yaklaşık 43 parselde birçok kişinin inşaata başladığını, ikinci etapta da 23 kişiye daha arsa verildiğini belirterek, bu modelin sonuç odaklı yeni bir uygulama olduğunu ifade etti.
Önceliğin eski dönemlerde dağıtımı yapılan ancak altyapısı tamamlanmayan alanların eksiklerini gidermek olduğunu kaydeden Oğuz, Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan protokoller kapsamında Sınırüstü, Aygün ve Mormenekşe gibi bölgelerde su, asfalt ve altyapı çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Bu yıl kırsal kesim birimi için yaklaşık 400-450 milyon TL’lik bütçe öngörüldüğünü belirten Oğuz, bunun önemli bir bölümünün stabilize yolların yapılmasına ayrılacağını ifade etti.
“Amacımız öncelikle yolların belli olmasıdır, ardından elektrik ve sonrasında asfalt gelir” diyen Oğuz, bazı bölgelerde küçük, bazı bölgelerde ise büyük altyapı eksikliklerinin giderilmesi için ihale sürecine çıkılacağını kaydetti.
Serhatköy, Gayretköy ve Şahinler bölgesinde de altyapı ve asfalt çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Oğuz, yeni talepler için de parsel çalışmasının devam ettiğini belirtti.
Daha fazla kişinin kısa sürede konut sahibi yapılmasının hedeflendiğini ifade eden Oğuz, “Ne kadar insanımızın sorununu çözersek, bu ülkenin o kadar faydasınadır” dedi.
İlk Evim kredi paketleriyle ilgili olarak da 926 başvuru rakamının doğru olduğunu belirten Oğuz, dört etapta bankalarla değerlendirme sürecinin sürdüğünü ve birçok gencin bu destekten yararlanacağını söyledi.
Sosyal konut projelerine de değinen Oğuz, Güzelyurt’taki modellemenin tamamlandığını, yabancılara büyük satışlardan ayrılan payla sosyal konut finansmanının sağlanacağını ifade etti.
Alayköy’deki sosyal konut projesinde ise ÇED raporu sürecinin uzaması nedeniyle gecikme yaşandığını belirten Oğuz, şehir merkezlerinde yaşayan ve kırsal kesim rezervi olmayan gençlere yönelik de yeni planlamalar bulunduğunu söyledi.
“Bu bir devlet politikası olmalı” diyen Oğuz, konut sorununun çözümü için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Seçim dönemine yakın vatandaşlık verilmesine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Oğuz, vatandaşlıkların tamamen yasalar çerçevesinde ve hak eden kişilere verildiğini söyledi.
“Devlet elindeki imkanları vatandaşa yansıtmak zorunda” diyen Oğuz, Ulusal Birlik Partisi ya da mevcut hükümetin kırsal kesim arsaları dağıtılırken kesinlikle parti rozetine bakmadığını ve bakmayacağını vurguladı.






































