Pardon da ne bekliyordunuz ki?
Halk UBP’ye ülkeyi al yandaşlarına menfaat sağlamak için çalış, ülke gerçeklerini görmezden gel, hükümet çoğunluğu ile yanlış kararlar üret, Anayasayı hiç et, hukuk tanıma demedi. Halk CTP’ye 18 milletvekili ile ülke yönetiminden geri kal, 2,3 milletvekili çıkaran partilere ülkeyi yönetme fırsatı yarat, 18 milletvekili ile etkisiz muhalefet yap da demedi. Halk UBP’ye ülkeyi al yandaşlarına menfaat sağlamak için çalış, ülke gerçeklerini görmezden gel, hükümet çoğunluğu ile yanlış kararlar üret, Anayasayı hiç et, hukuk tanıma demedi. Halk CTP’ye 18 milletvekili ile ülke yönetiminden geri kal, 2,3 milletvekili çıkaran partilere ülkeyi yönetme fırsatı yarat, 18 milletvekili ile etkisiz muhalefet yap da demedi

Ne diyor CTP Genel Başkanı Sayın Tufan Erhürman: “Hükumetin gerekli ön çalışmayı yapmadan, kimseyle istişare etmeden kararlaştırdığı elektrik, alkollü içki zammı ve “belediyeler reformu”nda yaşananları gördük. Şimdi aynı risk Türkiye ile imzalanacak protokol konusunda karşımızda. Kısa süre içerisinde imzalayacağım diyor hükumet. Yine ön çalışma, istişare yok!”
Bütün bu yazılanlar doğru mu?
Doğru.
Sayın Erhürman bu serzenişin de yerden göğe kadar haklı. Ve fakat kurulmasına olanak tanınan UBP-DP-YDP koalisyon hükümetinin yönetim anlayışının böyle olacağı belli değil miydi?
Kaldı ki Tufan Bey gibi önünü görme yetisine sahip bir politikacı bunu hesaba katmamış olabilir mi?
Ben buna ihtimal vermiyorum.
Başta CTP Genel Başkanı olmak üzere birçok CTP’li de bunun farkındaydı.
Lakin buna rağmen gelmekte olanı görmeyi tercih ettiler. Neydi o? Bu hükümetin yanlışlarla dolu bir yönetim şekli benimseyeceğini, Anayasa, tüzük ve kuralların pek de umurlarında olmayacağı biliniyordu. Nitekim hükümet kurulur kurulmaz bu yanlış ve hukuktan yoksun anlayışla ülke yönetmeyi reform olarak gören bir anlayış geliştirdiler..
Şimdi ilk yazmam gerekeni sona yazayım.
Son seçimlerde CTP 18 milletvekili çıkardı.
Halk CTP’ye güçlü bir destek verdi.
Peki neden?
Halk CTP’nin ülkedeki sorunlara çözüm bulabileceğine kanaat getirdi.
Aynı şekilde UBP’ye de güçlü bir destek verdi. Ve UBP’nin de bu sorunlara çözüm üretebileceğine ikna oldu.
Dolayısıyla halkın verdiği mesaj çok anlaşılır bir mesajdı.
UBP-CTP koalisyonu.
Güçlü bir hükümet, toplumsal mutabakat
ve nihayetinde onlarca soruna çözüm üretecek bir irade..
Peki onlar ne yaptı?
Yani UBP ve CTP!
Bu fırsatı kendi gerekçelerini öne sürerek heba ettiler. Kısacası her iki parti de toplumsal öncelikleri göz ardı ederek partisel çıkarlarını korumayı tercih ettiler.
Halk UBP’ye ülkeyi al yandaşlarına menfaat sağlamak için çalış, ülke gerçeklerini görmezden gel, hükümet çoğunluğu ile yanlış kararlar üret, Anayasayı hiç et, hukuk tanıma demedi. Halk CTP’ye 18 milletvekili ile ülke yönetiminden geri kal, 2,3 milletvekili çıkaran partilere ülkeyi yönetme fırsatı yarat, 18 milletvekili ile etkisiz muhalefet yap da demedi.
Ama siz bunu idrak edemediniz.
Nitekim bu hükümetin önceden topluma yaşattığı tecrübeler var. Bunu hepimiz biliyorduk. Fakat çok açık ki hatalardan ders çıkarmayı bilmediniz, aynı hataları tekrarlamaya devam ettiniz.
Şimdi de o Anayasaya aykırı, bu yanlış, o hukuksuz, bu partizanlık diye diye bol bol nutuk atmaya devam ediyorsunuz Meclis kürsüsünden. Ne bekliyordunuz ki?
Nitekim bu ekonomik darboğazın içinde önceliğimiz seçim değilken bizi erken seçime götürdünüz. Belki bir umut yaşananlar yaşanmaz halkın çoğunluğunun desteğini alanların kurduğu bir hükümet olur dedik. Olmadı!
Üstelik bizi erken seçime götüren sebepler de ortadan kalkmadı.
Hükümet yine bildiğini okur, atamalar, partililer yandaşlar.. muhalefet ise en iyi yaptığı işi yaparak konuşur durur.
Peki sonuç?
Sıfır sıfır elde var sıfır..






































