GenelGüney KıbrısKıbrısManşet

RMMO Komutanı Theodoru’ndan güvenlik ve caydırıcılık vurgusu

Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) Komutanı, Korgeneral Emmanuil Theodoru Rum basınına verdiği demeçte, Güney Kıbrıs’ın güvenilir bir ortak ve güvenlik faktörü olarak kendini kanıtladığını öne sürdü.

Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) Komutanı, Korgeneral Emmanuil Theodoru Rum basınına verdiği demeçte, Güney Kıbrıs’ın güvenilir bir ortak ve güvenlik faktörü olarak kendini kanıtladığını öne sürdü.

Fileleftheros gazetesine verdiği demeçte uluslararası iş birliklerinin derinleşmesinin yakın çevrede istikrar katalizörü görevi gördüğünü dile getiren Theodoru, iş birliklerinin güçlenmesinin Rum savunma sanayisi açısından da fırsatlar yarattığını ifade etti.

Fransa ve İsrail’le iş birliğinin son yıllarda geliştirilen askeri diplomasinin en esaslı boyutlarından biri olduğunu da dile getiren Theodoru, Savunma Bakanlığının siyasi yönelimlerini takip eden RMMO’nun caydırıcılık kapasitesinin ve operasyonel hazırlığın artmasına vurgu yaparak, yeni teknolojiler ile modern silah sistemlerinin değerlendirilmesiyle modernleşmeyi hızlandıran bir süreci ileriye götürdüğünü kaydetti.

RMMO’nun modern gelişmelere uyum sağladığını da dile getiren Theodoru, gerek Avrupa’da gerek de Doğu Akdeniz’in geniş bölgesinde, uluslararası güvenlik ortamında meydana gelen hızlı gelişmelerin Rum Yönetimini doğrudan etkilediğini dile getirdi.

Zorlukların farkında oldukları gibi fırsatların da farkında olduklarını dile getiren Theodoru, misyonlarının net olduğunu; bunun ise Rum Yönetimi’nin egemenlik haklarını güvenceye almak ve Rum toplumunun istikrarı ve güvenliğine katkıda bulunmak olduğunu dile getirdi.

Uluslararası iş birliklerinin esaslı olarak RMMO’nun düzeyini yükselttiğini ifade eden Theodoru, bunların basit kurumsal temaslar olmadığını ve οperasyonel iyileştirme, bilgi paylaşımı ve birlikte çalışabilirlik için esaslı bir araç teşkil ettiğini savundu.

Güney Kıbrıs’ın jeostratejik konumundan ötürü, küçük boyutuna rağmen aktif bir güvenlik faktörü olduğunu da dile getiren Theodoru, bunun gerek ikili oluşumlarda gerek de çok taraflı inisiyatiflerde kendini gösterdiğini dile getirdi.

Buna eş zamanlı olarak Avrupa Birliği’nin (AB) tüm operasyonlarında yer aldıklarını aynı zamanda UNIFIL’deki varlıklarının istikrarlı olduğunu da dile getiren Theodoru, sözlerinin devamında Fransa ve İsrail’le sahip oldukları iş birliğine değindi.

Fransa ve İsrail’le iş birliğinin son yıllarda geliştirilen askeri diplomasinin en esaslı boyutlarından biri olduğunu dile getiren Theodoru, her iki ülkenin de gelişmiş silahlı kuvvetler, yüksek teknoloji, önde gelen silah sistemlerine sahip olgun savunma sanayileri ve modern operasyonlar yürütme konusunda değerli deneyimlere sahip olduklarına işaret etti.

Theodoru bu iş birliğinin Rum Yönetimi açısından ek bir boyutu daha olduğunu ve bu iş birliğinin Doğu Akdeniz’de bir istikrar ortamı meydana getirilmesine katkıda bulunduğunu dile getirdi.

Demecinde ABD’yle son yıllarda hızlı bir şekilde gelişen özel bir ilişki olduğunu da ifade eden Theodoru, Rum Yönetimi ile New Jersey eyaleti arasında 2023 yılında imzalanan anlaşmayla birlikte Rum kesiminin ABD’nin “State Partnership Programı”nın 100’üncü üyesi olduğunu anımsattı.

Theodoru, buna paralel olarak ABD’den savunma ekipmanı tedarikine ilişkin kısıtlamaların kaldırılmasının oldukça önemli bir gelişme olduğuna da işaret etti.

RMMO’nun canlı bir organizma olduğunu ve bunun sürekli gelişip modernize edildiğini de dile getiren Theodoru, modernleşmenin üç aşamada paralel olarak gerçekleştiğini, bunların ise organizasyonel düzey, altyapı alanı ve ekipmanlar olduğunu söyledi.

Önceliklerinin üç eksende şekillendiğini ve bunları; caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi, kritik sistemlerin tam operasyonel durumda tutulması ve yeni teknolojilerin kullanılması olarak sıralayan Theodoru, bariz nedenlerden ötürü bu sistemlere atıfta bulunmanın uygun olmadığını ifade etti.

Planlamalarının gerçekçi ve hedefli olduğunu da ifade eden Theodoru, bunun RMMO’nun modern operasyonel taleplere yanıt vermesine müsaade ettiğini dile getirdi.

İnsansız sistemlerden korunmanın ve bütünlüklü anti-drone olanakları geliştirilmesinin net öncelikler olduğunu da belirten Theodoru, bu tarz tehditlerle başa çıkılmasının tek boyutlu olmadığına işaret etti.

Doğu Akdeniz’deki duruma da atıfta bulunarak, RMMO’nun sürekli gelişmeleri takip ettiğini, olguları soğukkanlılıkla değerlendirdiğini ve her türlü durumla başa çıkmaya hazır olduğunu ifade eden Theodoru, misyonlarının belirli olduğunu, bunun ise Rum Yönetimi’nin egemenlik haklarının güvenceye alınması ile Güney Kıbrıs ve vatandaşlarının korunması olduğunu kaydetti.

RMMO komutanı olarak açık olmak istediğini de dile getiren Theodoru, endişenin güvensizliğe değil tetikte olmaya dönüşmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu