
Halkın Partisi Üyesi ve Cumhuriyet Meclisi Emekli Genel Sekreteri Seral Fırat, kamu yönetimindeki sorunları ve seçim sisteminin karmaşıklığını değerlendirdi. Fırat, 32 yıllık meclis tecrübesinin ardından Halkın Partisi’ne katılış nedenlerini ve siyasetteki hedeflerini de açıkladı.
Meclis Tecrübesi ve Halkın Partisi’ne Katılım
Seral Fırat, 1994 yılında raportör olarak başladığı meclis kariyerinde her kademede görev yaptığını ve 2009’dan itibaren 10 yıl boyunca Yasalar, Kararlar ve Tutanaklar Müdürlüğü, ardından da 2021’de Genel Sekreterlik görevini üstlendiğini belirtti. Meclisteki görevlerin “siyasi” olduğunu, ancak kendisinin kamu görevlisi olarak “yansızlık ödevi” bulunduğunu vurguladı. Emekliliğinin ardından Halkın Partisi’ni seçme nedenlerini ise partinin “temiz siyaset, adil düzen, şeffaflık ve kamu da liyakat” ilkeleriyle kişiliğinin örtüşmesi olarak açıkladı.
Kamu Yönetimindeki Temel Sorunlar
Fırat, kamu yönetiminde başta liyakat olmak üzere ciddi eksiklikler olduğunu ifade etti. İngiliz hukukuna dayalı sistemdeki “fasıl” yasalarının günün koşullarına göre düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Siyasetin yasalarda “boşluklar yarattığını” ve iktidardaki partilerin bu boşlukları kendi çıkarları doğrultusunda doldurduğunu söyledi. Bu durumun, “uygulanabilir, halkımıza hitap edecek, toplumun faydasına olacak” yasaların çıkarılmasını engellediğini vurguladı.
Kamu görevlileri yasasının 1979’dan bu yana 90 kez değiştiğini ve her değişikliğin yasanın amacından saptırdığını dile getiren Fırat, mevcut durumda “liyakatin darmadağın olduğunu” ve “niteliksiz personelin liyakatlı personelin önüne geçtiğini” gözlemlediğini aktardı. Aynı işi yapan kamu görevlileri arasında farklı maaş politikalarının bulunmasının da performans düşüklüğüne neden olduğunu ifade etti.
Fırat, kamu hizmeti komisyonu aracılığıyla atanan kamu görevlileri için üniversitelerdeki yeni bölümlerin kamu görevlileri yasasında yer almadığını, bunun da uzman gençlerin kamuya girişini engellediğini ve “beyin göçüne” yol açtığını kaydetti. Daire müdürlerinin teknik personel olması gerektiğini ve siyasi atamalar yerine sınav ile yükselmenin sağlanmasının önemini vurguladı. Hükümet değişiklikleriyle sık sık görevden alınan yöneticilerin “kurumsal hafızayı” yok ettiğini ve “gizli müşavirlik” sisteminin devam ettiğini savundu. Bürokrasi ve atanma süreçlerinin uzunluğu nedeniyle hükümetlerin geçici personel istihdamına yöneldiğini, bunun da siyasette fırsat eşitsizliğine yol açtığını ekledi.
Seçim Sisteminin Karmaşıklığı ve Muhtemel Kaos
Seçim sisteminin 2017’de değiştiğini ve “çarşaf pusula” ile bölgesel seçimden devlet sınırlarına dayalı seçime geçildiğini belirten Fırat, üç farklı oylama yönteminin (mühür, mühür+tercih, karma) karmaşıklığına dikkat çekti. Özellikle tercihli oylamada milletvekili sayısının yarısı kadar tercih hakkı olduğu durumlarda (örneğin 13 milletvekilinde 6 mı, 7 mi tercih kullanılacağı) Yüksek Seçim Kurulu’nun oy pusulalarına bilgilendirme notu eklemesi gerektiğini belirtti. Bu karmaşıklığın, son seçimlerde yanan 10 bin oyun ana nedeni olduğunu ifade etti.
Genel ve yerel seçimlerin birleştirilmesi ihtimaline de değinen Fırat, bunun yasal olarak mümkün olsa da, ülkenin seçim tarihinde örneği olmadığını söyledi. İki seçimin bir arada yapılmasının “kaos” yaratacağını ve oy pusulalarının karmaşıklığı nedeniyle geçersiz oyların sayısını daha da artıracağını öngördü. Anayasaya göre yerel seçimlerin 4 yılda bir yapıldığını hatırlatan Fırat, 25 Aralık’ta 4 yılını dolduran yerel seçimlerin 6 Aralık’ta erken yapılması durumunun anayasaya aykırı olacağını, pandemi gibi “elzem” bir nedenin bulunmadığını vurguladı. Fırat, seçim sisteminin basitleştirilmesi ve halkın oy kullanma konusunda daha iyi bilinçlendirilmesi gerektiğini belirterek, karma oya sıcak bakmadığını, ancak seçim sisteminde de oy verme şekli olduğundan, karma oyun verme yöntemin düzenlenmesi halinde uygulanırlığını artırabileceğini vurguladı.





































