
Şimdi sorum şu: KKTC iktidarına ve seçimlere var gücüyle hazırlanan muhalefete… Bu konuda herhangi bir fikirleri var mı? Gerçekten merak ediyorum.
Elbette bu soruyu mevcut Maliye Bakanı’na ve CTP’nin olası Maliye Bakanı adaylarına da yöneltiyorum.
Türkiye’deki bankacılık sektörünün, olası kur şoklarına karşı önemli bir emniyet supabı olan yabancı para (YP) özkaynakları, Eylül 2026 itibarıyla eksi 26,2 milyar TL seviyesine gerileyerek negatife düştü.
Peki, Türkiye’de ekonomik koşullar daha da kötüleşirse ve KKTC’ye herhangi bir mali kaynak aktarımı yapılamazsa ne olacak? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de KKTC’ye mali yardım konusunda bugüne kadar pek istekli bir yaklaşım sergilemediği görülüyor.
Böyle bir senaryoda ne yapmayı planlıyorsunuz?
Bu soruyu HP’ye, CTP’ye, DP’ye, YBH’ye, TAM’a ve elbette UBP’ye de yöneltiyorum. UBP’yi diğer siyasi partilerden ayrı tutuyorum; çünkü UBP, ekonomik ve siyasi yaklaşımını büyük ölçüde Türkiye’ye endekslemiş durumda. Türkiye’de ekonomik koşulların kötüleşebileceği ve mali kaynak aktarımının sekteye uğrayabileceği ihtimalini yeterince hesaba katmıyor.
İşte tam da bu nedenle her koşulda kendi ekonomik yolumuzu oluşturmak, kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmek gerektiğini savunuyorum.
Gerçekçi olalım: Başka bir çıkış yolu yok. Ya bu adada rasyonel düşünmeyi, kendi kaynaklarımızla ayakta kalmayı ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturmayı öğreneceğiz ya da aynı sorunlarla yüzleşmeye, aynı darbeleri almaya devam edeceğiz.








































