Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
piyangolar
GenelKıbrısManşet

Tanpınar, yolsuzluk yapanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini savundu

California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Halkın Partisi (HP) Genel Başkan Yardımcısı ve Lefkoşa Milletvekili Adayı Fevzi Tanpınar, kamu kaynaklarını kötüye kullananların, sahtecilik, dolandırıcılık ve yolsuzluğa karışanların siyasi kimliklerine ve makamlarına bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

Tanpınar, Web Yeni Bakış TV’de Ufuk Çağa’nın sunduğu Güne Yeni Bakış programına konuk olarak ülke gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Fevzi Tanpınar’ın basın ofisinden yapılan, Tanpınar’ın programdaki konuşmasıyla ilgili yazılı açıklama gönderildiği şekliyle aşağıdadır.

“Halkın Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Lefkoşa Milletvekili Adayı Fevzi Tanpınar, Fatma Ünal’ın sahte diploma davasında mahkum edilmesini temiz toplum mücadelesi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Kamu kaynaklarını kötüye kullananların, sahtecilik, dolandırıcılık ve yolsuzluğa karışanların siyasi kimliklerine ve makamlarına bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Tanpınar, basın özgürlüğünden dijital dönüşüme, nüfus politikalarından yükseköğretimdeki denetimsizliğe kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Halkın Partisi (HP) Genel Başkan Yardımcısı ve Lefkoşa Milletvekili Adayı Fevzi Tanpınar, Web Yeni Bakış TV’de Ufuk Çağa’nın sunduğu Güne Yeni Bakış programına konuk olarak ülke gündemindeki gelişmeleri değerlendirdi.

Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele, basın özgürlüğü, dijital altyapı, e-devlet, nüfus politikaları, vatandaşlık uygulamaları ve yükseköğretimde yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulunan Tanpınar, kamu yönetiminde şeffaflık, liyakat, denetim ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı.

UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatma Ünal’ın sahte diploma davasında 16 suçtan mahkum edilerek 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasını değerlendiren Tanpınar, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının temiz toplum mücadelesi açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirtti.

Halkın Partisi’nin kuruluşundan bu yana yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını polis, savcılık ve Ombudsman makamına taşıdığını hatırlatan Tanpınar, hukukun üstünlüğü ilkesinin herkes için geçerli olması gerektiğini ifade etti.

Tanpınar, sahtecilik, dolandırıcılık ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılması iddialarının siyasi ilişkilerle örtülmemesi gerektiğini, bu tür suçlara ilişkin iddiaların etkin biçimde soruşturularak sorumluların bağımsız yargı önünde hesap vermesinin sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadelenin tek bir mahkeme kararıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tanpınar, kamu kaynaklarını kişisel çıkarları için kullananların, sahtecilik ve dolandırıcılık yapanların, siyasi bağlantıları ne olursa olsun hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Temiz toplum hedefinin yalnızca geçmişte yaşanan usulsüzlüklerin soruşturulmasıyla değil, benzer olayların tekrarını engelleyecek güçlü denetim mekanizmalarının kurulmasıyla mümkün olacağını belirten Tanpınar, Halkın Partisi’nin bu konudaki mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.

‘Gazetecilere yönelik saldırılar kabul edilemez’

Fatma Ünal davasının karar duruşmasının ardından basın mensuplarına yönelik yaşanan saldırıları da değerlendiren Tanpınar, gazetecilerin görevlerini baskı, tehdit ve fiziki saldırı korkusu olmadan yapabilmesi gerektiğini vurguladı.

Medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olarak kabul edildiğini hatırlatan Tanpınar, özgür basının demokratik toplumun temel güvencelerinden biri olduğunu söyledi.

Geçmişte Halkın Partisi Genel Başkanı’nın ve bazı gazetecilerin sosyal medya hesaplarının kapatılmasını da hatırlatan Tanpınar, ifade ve basın özgürlüğünü sınırlayan yasal düzenlemelerin yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

Tanpınar, Halkın Partisi’nin iktidara gelmesi halinde medya özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemeleri gözden geçireceğini ve gazetecilerin özgürce görev yapabileceği hukuki ortamı güçlendireceğini kaydetti.

Hükümetin dijital dönüşüm ve 5G açıklamalarını eleştiren Tanpınar, mevcut altyapı sorunları çözülmeden yapılan vaatlerin seçim propagandasından öteye geçmediğini savundu.

Elektronik haberleşme sektöründe 15 yıl üst düzey yöneticilik yaptığını ve 4.5G anlaşmasında imzası bulunduğunu hatırlatan Tanpınar, fiber altyapı eksikliği nedeniyle mevcut mobil haberleşme hizmetlerinde dahi ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.

Beş yıl önce yerel paydaşlarla başlatılan fiber altyapı girişiminin daha sonra Türk Telekom üzerinden yürütülmek istenmesine rağmen somut ilerleme sağlanamadığını vurgulayan Tanpınar, hükümetin bu süreçte ülkeye ciddi zaman kaybettirdiğini savundu.

Dijital dönüşümün yalnızca internet hızından veya 5G teknolojisinden ibaret olmadığını vurgulayan Tanpınar, altyapı yatırımlarının kamu yönetimi reformuyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

‘E-Devlet olmadan etkili denetim, şeffaflık ve vergi adaleti sağlanamaz’

Dijital dönüşümün yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu belirten Tanpınar, e-devlet altyapısının geciktirilmesinin kamu yönetimindeki denetim mekanizmalarını zayıflattığını söyledi.

Kamu kurumları arasında veri paylaşımının sağlanması, ekonomik faaliyetlerin dijital ortamda izlenmesi ve vergi ile sosyal güvenlik kayıtlarının çapraz kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Tanpınar, bu sistemlerin kayıt dışı ekonomi, haksız rekabet ve kara para aklamayla mücadelede önemli araçlar olduğunu kaydetti.

Dijital dönüşümün yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda bir kamu yönetimi ve hukuk reformu olduğunu belirten Tanpınar, şeffaf, ölçülebilir ve hesap verebilir bir devlet yapısının kurulması gerektiğini vurguladı.

‘Nüfusunu bilmeyen devlet geleceğini planlayamaz’

Ülkedeki nüfus politikalarını eleştiren Tanpınar, üçüncü ülke vatandaşı çalışan sayısının son dört-beş yılda yaklaşık 15 binden 43 bine yükseldiğini ifade etti.

Bu artışın eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve diğer kamu hizmetleri üzerindeki etkilerinin yeterince hesaplanmadığını savunan Tanpınar, aile birleşimi kapsamında ülkeye gelen eş ve çocukların da kamu hizmetlerinden yararlandığını ve plansızlık nedeniyle devlet imkanlarının vatandaşa yetmediğini hatırlattı.

Mevcut sistemin finansmanı ve sürdürülebilirliğinin sorgulanması gerektiğini belirten Tanpınar, Avrupa ülkelerinde çalışma, oturma ve aile birleşimi izinlerinin belirli ekonomik ve sosyal koşullara bağlandığına dikkat çekti.

Nüfusun büyüklüğü ve yapısı bilinmeden sağlıklı bir eğitim, sağlık, konut ve altyapı planlaması yapılamayacağını ifade eden Tanpınar, ülkenin bilimsel verilere dayalı, sürdürülebilir bir nüfus politikasına ihtiyacı olduğunu söyledi.

‘Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlık dağıtılmasına son vereceğiz’

Vatandaşlık politikalarının siyasi tercihler ve keyfi kararlarla yürütülmesine karşı olduklarını belirten Tanpınar, Halkın Partisi’nin Bakanlar Kurulu kararıyla istisnai vatandaşlık verilmesi uygulamasına son vermeyi hedeflediğini açıkladı.

Vatandaşlık kazanılması ile seçme hakkının kullanılmasına ilişkin mevcut hukuki düzenlemelerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tanpınar, bu konuların hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde ele alınacağını belirtti.

‘Tabela üniversitelerine artık göz yumulmamalı’

Yükseköğretimde yaşanan denetim sorunlarına da değinen Tanpınar, üniversite adı altında faaliyet gösteren ancak akademik yeterlilik ve altyapı bakımından gerekli standartları karşılamayan kurumların ülkenin uluslararası itibarına zarar verdiğini söyledi.

Fatma Ünal’ın sahte diploma davasında verilen mahkumiyet kararının yükseköğretimdeki denetim sorunlarını yeniden gündeme taşıdığını belirten Tanpınar, üniversitelerin yalnızca ekonomik faaliyet alanı olarak görülmesinin yanlış olduğunu vurguladı.

YÖDAK’ın kurumsal kapasitesinin, denetim yetkilerinin ve bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tanpınar, yükseköğretim kurumlarının akademik kadro, fiziki altyapı ve eğitim kalitesi bakımından etkin biçimde denetlenmesini savundu.

Tanpınar, gerekli standartları karşılamayan kurumlara eksikliklerini gidermeleri için belirli süreler verilmesi, bu süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ise faaliyet izinlerinin iptal edilmesi gerektiğini belirtti.

Kamu yönetiminde köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Tanpınar, yolsuzlukla mücadele, güçlü denetim, liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

Halkın Partisi’nin hedefinin yalnızca mevcut sorunları eleştirmek değil, bunları ortadan kaldıracak kurumsal mekanizmaları oluşturmak olduğunu ifade eden Tanpınar, temiz toplum mücadelesinin hukuk, eğitim, ekonomi ve kamu yönetiminin bütün alanlarında kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.”

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu