
ÖZEL HABER
Konut sektörü çok hafif bir nefes aldı. Piyasada dün itibarıyla 26 bin 488 konut için satış ilanı vardı. Satılıkların yarısı Girne’de.
HAFİF ERİME UMUT OLDU… KKTC yönetiminin “yabancılara” getirdiği yasaklarla tökezleyen, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin açtığı davalarla da krize giren “konut” sektöründe, hafif bir hareketlenme olduğu saptandı. Yerli halkın alım gücünü aşan piyasada “ucuzlama” olmamasına rağmen konut stokunda üç ay öncesine kıyasla düşüş olduğu hesaplandı. Dün itibarıyla piyasada 26 bin 488 adet satılık konut ilanı vardı. Mayıs ayında bu rakam 26 bin 830 idi. Yaptığımız araştırmaya göre ülkenin altı ilçesinde 18 bin 189 adet satılık apartman dairesi, stüdyo daire ve penthouse; 8 bin 119 villa, ikiz villa ve müstakil konut ilanı var. Diğer konutlar olarak satılığa konan yarım inşaat, komple bina, devremülk ve metruk bina sayısı da 180 adet düzeyinde.
KONUT STOKUNDAKİ DURUM… Mayıs sonu ile Ağustos sonu arasındaki sürede yeni arzlara rağmen piyasadaki stokun 337 konut (%1.26) düşmesi, sektör temsilcilerini umutlandırdı. Satılık ilanlarının üç ay öncesine kıyasla Lefkoşa ve Mağusa’da arttığı; Girne, İskele, Güzelyurt ve Lefke’de ise azaldığı hesaplandı. “Diğer konutlar” dışarıda tutulduğunda; satılıkta 26 bin 308 “konut” olduğu, bunların da yarısından fazlasının (%51.5) Girne bölgesinde yer aldığı görülüyor. Emlak başkenti Girne’de 13 bin 548 konut ilanı görülüyor. İskele’de 5 bin 190 konut (%19.7); Mağusa’da 3 bin 879 konut; (%14.7); Lefkoşa’da 3 bin 187 konut (%12.1); Lefke’de 425 konut (%1.6) ve Güzelyurt’ta da 79 konut (%0.3) satış listelerine konulmuş durumda.
TALEPTEKİ TÖKEZLEME… Emlak çevreleri, Güney Yönetimi’nin, 1974 öncesinde Kıbrıslı Rumlara ait mallar üzerine yapılan inşaatlara yönelik izlediği saldırgan politika ve KKTC yönetiminin Türkiye Cumhuriyeti uyruklular hariç “yabancılara” getirdiği yasaklar, konut satışlarının çakılmasına neden olmuştu. Sektör temsilcileri, “inşaat ve emlak şirketlerini her fırsatta teşvik eden, ‘yürüyün de arkanızdayız’ diyen siyasilerin Rum yönetiminin yarattığı sıkıtılar karşısında çok yetersiz kaldığına işaret ediyor. “Kuzey’deki mallarını inceleyen 5 yaşlı Kıbrıslı Rum’un” tutuklanarak hem sivil hem de askeri mahkemeye çıkarılması ise “misilleme” olarak değerlendiriliyor.






































