Yoannis Kasulidis’e göre Guterres’in ziyaretinde altın fırsat kaçırıldı
Eski Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya ziyaretinin Kıbrıs konusunda ilerleme kaydetmek için bir fırsat olduğunu ancak bu "altın fırsatın kaçırıldığını” söyleyerek bundan üzüntü duyduğunu belirtti.

Eski Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya ziyaretinin Kıbrıs konusunda ilerleme kaydetmek için bir fırsat olduğunu ancak bu “altın fırsatın kaçırıldığını” söyleyerek bundan üzüntü duyduğunu belirtti.
Haftalık Kathimerini’ye verdiği röportajda “bugün yaptığımız ön hazırlığı Genel Sekreter’in gelişinden önce yapmalıydık” diyen Kasulidis Guterres adaya gelmeden önce öze ilişkin konuların, metodolojinin ve Güven Yaratıcı Önlemlerin görüşülmesini engelleyenin ne olduğunu sordu.
Kasulidis Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in haftalık görüşme kararı almasını kutlayarak “bir noktaya daha işaret etmek isterim. Çapraz müzakere bütün yönlere yani hem öze hem metodolojiye hem güven yaratıcı önlemlere genişletilmeli. Her şey masada olmalı.” dedi.
Kasulidis Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’e, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın önerdiği metodolojinin bazı noktalarını değiştirmeyi kabul etmesi şartıyla Haspolat geçiş noktasının açılmasını kabul ettiğini söylemesini önerdi.
Kasulidis, Genel Sekreter’in görev süresinin bitmek üzere olduğunun hatırlatılamsı ve bu süre içerisinde özlü bir gelişme olup olamayacağının sorulması üzerine “çaba harcanacak ama etkileyici bir şey olabileceğini öngörmüyorum” dedi. Özellikle BM Genel Kurulu sırasında Genel Sekreter’in her devlet heyetiyle görüşmesi gerektiğini kaydeden Kasulidis, her biri için sadece 20 dakika ayırabileceğini söyledi “ne yapacaksak BM Genel Kurulu öncesinde yapmalıyız” uyarısında bulundu.
BM’nin Crans Montana’ya kadarki yakınlaşmaları kaydetmeye başladığı hatırlatılan Kasulidis’e, geriye kalanın ne olduğu da soruldu. Kasulidis, “Bence geriye kalan, BM Güvenlik Konseyi kararlarında kaydedildiği şekliyle siyasi eşitliği kabul ettiğimizi ve özel düzenlemelerle mutabık kaldığımız gibi siyasi eşitliğin dönüşümlü başkanlığı da içerdiği teyit etmemizdir.” dedi.
Kasulidis, şunları ekledi:
“Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini kabul edebilmemize karşılık alacağımız şey güvenlik konusunda tatmin edilmemizdir. Guterres’in Crans Montana’da sunduğu ancak görüşülmeyen güvenlikle ilgili anlaşmanın uygulama yöntemiyle ilgili belge temelinde bir çözüm bulunmalı.”
Kasulidis’e, Averof Neofitu’nun 1992 Gali Fikirleri ve 2017 Crans Montana hezimetlerinden DİSİ’nin sorumlu olduğu görüşüne katılıp katılmadığı da soruldu. Gali Fikirler Dizisi ve Crans Montana’nın vardığı sonuçtan DİSİ’nin sorumlu olduğu görüşünü paylaşmadığını belirten Kasulidis “Gali Fikirleri’ni ve Crans Montana’da önerilenleri Türk tarafı kabul etse ve biz reddetsek (DİSİ) sorumlu olurdu” dedi.




































