
Asgari Ücret Saptama Komisyonu, 2024’ün 3’üncü asgari ücretini oy çokluğu ile belirledi
1 Eylül’den itibaren geçerli olacak net asgari ücret 30 Eylül itibarıyla 918 Euro’ya denk geliyor
İşveren tarafı toplantıda ücret önerisi dahi sunmadı, asgari ücret artışının tamamen iptal edilmesini istedi
2024’TE 3’ÜNCÜ KEZ
Asgari Ücret Saptama Komisyonu işverenler sendikasının itirazı nedeniyle dün yeniden toplanırken, yılın üçüncü ücretinin net 35 bin 180 TL, brüt 40 bin 436 TL olarak kalmasını kabul etti. Böylece kamu kesimine yapılan yüzde 19.19’luk hayat pahalılığı artışı aynı oranda asgari ücrete yansımış oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Gardiyanoğlu, yeni ücretin dün itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanıp, 1 Eylül itibarıyla geçerli olacağını anlattı. Sendikal çevreler, muhasebe sistemlerini öne sürerek, artışı Ekim ayına bırakmak isteyen işverenler bulunduğuna işaret ederek, çalışanların dikkatli olmasını istedi.
İTİRAZ DEĞİŞTİRMEDİ
Bakan Sadık Gardiyanoğlu, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada 2024 yılının üçüncü asgari ücretinin belirlenmesinin ardından yapılan işveren tarafının itirazını görüşmek için toplandıklarını belirtti. Bakan, esas konunun rakam değil, ülkede yaşanan pahalılık olduğunun söylendiğini kaydetti. Gardiyanoğlu toplantı sonrasında önceki toplantıda oyçokluğuyla kararlaştırılan rakamın değişmediğini söylerken, işveren tarafının ortaya bir rakam ya da yüzdelik koymadığını, sadece artışa olumsuz baktıklarını anlattıklarını kaydetti.
İŞVERENLERLE ORTAK MÜCADELE
İşçi tarafını temsilen toplantıya katılan Hür-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da işveren tarafının itiraz gerekçelerini gerçekçi bulmadıklarını dile getirdi. Serdaroğlu, “Adalet için biz elimizi taşın altına koymaya hazırız, işverenler hazır mı?” diye sorarken, vergi adaleti, kayıt dışı ekonomi gibi konularda işverenlerle birlikte hareket etmeye hazır olduklarını vurguladı.
“İŞVEREN BİTME NOKTASINDA”
İşveren tarafı adına konuşan Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Temsilcisi Alp Cengiz Alp ise enflasyonla mücadelenin ücretler üzerinden yürütülmesinin işvereni “bitme noktasına” getirdiğini savundu. Alp, her 3-4 ayda bir tüm mal ve hizmet artışlarını işverenin sırtına yüklemenin ödenemez bir ücret ortaya çıkardığını belirtti.






































