
32 yıl önceydi. Danimarka belgesellere konu olacak bir hikâyeye imza atarak kupayı
müzesine götürmüştü. Hırvat, Sırp ve Boşnaklardan oluşan Yugoslavya’daki iç savaşı turnuvanın
seyrini değiştirdi. İnsanoğlunun başına gelebilecek en kötü felâketlerden biri olan savaş, 1991
yılında Yugoslavya’da baş gösterdi. Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’ne bağlı ülkeler
yaşanan iç savaştan dolayı birer birer bağımsızlıklarını ilan etti. Bu iç savaş nedeniyle
Yugoslavya, 1992’de İsveç’te düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası’na maaleasef katılamadı.
Yugoslavya’nın yerine elemelerde aynı grupta yer alan ve ikinci sırada kalan Danimarka,
şampiyonaya katılma hakkı kazandı. Yaşanan bu gelişmenin ardından Danimarka Futbol
Federasyonu kilo alan biracı ve de göbekli oyuncularını hızlıca kampa alarak çok kısa bir süre
içinde turnuvaya hazırlandı. Grup 1’de yaşanan mucize Turnuvanın birinci grubunda ev sahibi
İsveç, Danimarka, Fransa ve İngiltere yer aldı. Fransa ve İngiltere grubun doğal favorileri
olmasına rağmen bu iki takım üçüncü ve dördüncü olarak grup aşamasını geçemedi. İsveç ve
Danimarka bir üst tura yükseldi. Diğer grupta ise Hollanda ve Almanya bir üst tura adını
yazdıran ülkeler oldu. Yarı finalde rakip Hollanda İkinci olarak bir üst tura yükselen Danimarka,
futbol tarihinin en iyi teknik direktörlerinden biri olarak gösterilen Rinus Michels’in takımıyla
eşleşti. Hollanda’nın o dönem kadrosunda, Van Breukelen, Ronald Koeman, Ruud Gullit,
Rijkaard, Bergkamp, Marco van Basten gibi yıldızlar vardı. Karşılaşma öncesi tüm otoriteler
Portakalları favori olarak gösteriyordu. Karşılaşmanın beşinci dakikasında Henrik Larsen,
Danimarka’yı 1-0 öne geçirdi. 23’ncü dakikada Bergkamp skora denge getirse de 33’ncü
dakikada Larsen’in attığı ikinci gol kırmızı – beyazlıların ilk yarıyı 2-1 önde kapatmasını sağladı.
86. dakikada ise Rijkaard’ın attığı golle mücadelenin normal süresi 2-2 sona erdi. Uzatmalarda
gol olmyınca penaltı atışlarına geçildi. Danimarka’nın bu atışlarda en güvendiği isimse tarihin en
iyi kalecilerinden biri olan Peter Schmeichel’dı. Penaltılarda rakibine 5-4 üstünlük sağlayan
Danimarka bir mucizeyi gerçekleştirerek adını finale yazdırdı. Danimarka finalde Berti Vogts’un
teknik direktörü olduğu ve kadrosunda Brehme, Sammer, Hassler, Klinsmann gibi yıldızları olan
Almanya karşısına çıktı. Almanların sertliği karşısında sadece oyuna odaklanan Danimarka, 18.
dakikada Faxe Jensen’in attığı golle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı. 78. dakikada Kim Vilfort’un
attığı golle farkı ikiye çıkaran Danimarka emin adımlarla kupaya yürüyordu. Schmeichel’ın
kalesinde devleştiği muhteşem maçta bir peri masalı gerçek oldu ve Danimarka kupayı kazanan
taraf oldu. Tarih tekerrür eder mi? Zor.






































