
Tarihin yaprakları 23 Eylül 1934’ü gösteriyordu. 8 kurucu üye Kıbrıs Futbol Federasyonu’nu (KOP) kurdu. Bu kurucu üyelerden sadece bir Kıbrıslı Türk’tü; O da şu aralar Amiral Gemisi Çetinkaya Türk Spor Kulübü’ydü. O dönemleri yaşayanlar anlatır; KOP merkezli Rum arkadaşlar bizi şamişici, lokmacı muamelesi cinsinden hep hor görmüş.
Neyse, 1934’te Rumlar ve Türkler arasında sadece bir defa göstermelik bir dostluk karşılaşması gerçekleştirilmiş. 1950’ye geldiğinde ise mâlum EOKA örgütlenmesi ve tam ayrılıkçı bir durum yaşanmış. Nihayetindeyse Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu kurulmuş 1955’te ve 1963 Hâdiseleri ile faaliyetlerini dondurmuş.
63 sonrası bol bol Çetinkaya ve Doğan Türk Birliği’nin şampiyonluklarına tanıklık edilmiş Tabiî arada da Yenicami olayı sobelemiş. 62’de K. Kaymaklı ve sonrasında da yine Yenicami, Gönyeli, Mağusa Türk Gücü, Baf Ülkü Yurdu ve yine Çetinkaya şampiyonlukları domine etti. Bu aralar da Mağusa Türk Gücü mâlum ha’bire kapak yaparak bugünlere gelinmiş.
O yıllarda bölge köy takımlarının nihaî hedefi vitrin ligde yer alan temsilciye oyuncu yetiştirmekmiş. Tabiî köy halkı da transfer olan köylülerinin peşinden koşarmış. Örneğin Gaziveren’e gidin Yaşar Tevfikler ve Salih Tarcan sayesinde birçok Yenicamiciyi görürsünüz veya İnönü’ye gidin Ali Çağkan (Nam-ı diğer Girali) sayesinde de Doğu Yenicami’ye şahit olursunuz. Ya Günay Caymaz’a ne demeli! Caymaz sayesinde dönemin Fenerbahçe Beyefendileri de Yenicamiyi bilir.
Sonuç mu? Hepsi birer yaşayan efsâne mâşâllah. İşte, bu örnekler Çetinkaya, Mağusa Türk Gücü veya Baf Ülkü Yurdu örneklerinde de onlarca var. Artık beyaz eşya, düğün-bastiç, kaset-çalar, iki kamyon çakıl veya sepet sepet yumurta geçmiyor. Özetle mâzi kalbimizde.






































