TDP Genel Başkanı Çeler, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu
Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Zeki Çeler, Haber Kıbrıs’ta Ali Baturay’ın programına konuk oldu. Çeler, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak seçim süreci, hükümet politikaları, demokrasi, yargı, anayasa değişikliği ve toplumsal muhalefet konularında açıklamalar yaptı.

Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Zeki Çeler, Haber Kıbrıs’ta Ali Baturay’ın programına konuk oldu. Çeler, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak seçim süreci, hükümet politikaları, demokrasi, yargı, anayasa değişikliği ve toplumsal muhalefet konularında açıklamalar yaptı.
“Sürpriz isimlerle seçime hazırlanıyoruz”
Çeler, genç kadrolarla birlikte sürpriz isimlerin de yer alacağı bir seçim hazırlığı içinde olduklarını belirterek, hem parlamentoda hem de hükümetin ortak partisi konumunda olacaklarını söyledi. Tüm anketlerin ve toplumdaki genel çevrenin bu yönde bir tablo gösterdiğini ifade eden Çeler, yalnızca anketlere güvenmediklerini, çalışarak çabalayacaklarını ve esas anketin sandık olduğunu vurguladı.
Toplumda “TDP Meclis’te olması gereken bir partidir” söyleminin yaygınlaştığını dile getiren Çeler, her evden en az bir oy çıkacağı yönünde bir izlenim olduğunu aktardı. Önemli olanın vatandaşın oy verirken partinin siyasi tüzüğüne ve adayların sözlerini yapabileceğine inanarak sandıkta mührü o yönde kullanması olduğunu söyledi.
Toplumun artık partileri takım gibi görmediğini, siyasi partilerin şekillenerek ülkede değişime gideceğinin farkında olan halkın bu düzeni değiştireceğini ifade eden Çeler, TDP’nin de hak ettiğini alması için sonuna kadar çabalayacaklarını belirtti.
“Çok seslilik demokrasi geleneği ve toplum barışını gösterir”
Çok sesliliğin hükümete yansımasının demokrasi geleneğini ve toplum barışını gösterdiğini söyleyen Çeler, Çalışma Bakanlığı döneminde dürüst bürokratlarla çalışma fırsatı bulduklarını ve tüm çabalarıyla çalıştıklarını ifade etti. Dörtlü koalisyon bozulmamış olsaydı ülkede bambaşka bir siyaset olacağını dile getirdi.
Toplumun karar verirken çoğulcu demokrasileri mevcut hükümet gibi değil, kendilerinin de içinde olduğu bir yapı üzerinden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Rüşvetle anılan devlet yok olmaya mahkumdur”
Ülkenin genç bir devlet olduğunu ve genç devletlerde ciddi sıkıntılar yaşanabildiğini belirten Çeler, bir makalede okuduğunu belirterek 70 yılı doldurmamış bir devlet rüşvetle anılıyorsa o devletin yok olmaya mahkum olduğunu söyledi. Bu nedenle kim bu memlekette suç işlediyse, suça karıştıysa, TDP’nin hükümette olduğu dönemde yargılanacağını ifade etti. Dokunulmazlığın arkasına saklanarak “ben masumum” demenin bir yere varmayacağını belirtti.
“Bizim en büyük zorluğumuz uyanıkken uyuyanları uyandırmaktır” diyen Çeler, hükümetin toplumu uyanıkken uyutmaya çalıştığını söyledi.
Güney Kıbrıs – İsrail anlaşmaları ve siyaset vurgusu
Güney Kıbrıs’ın İsrail ile yaptığı anlaşmaların Kıbrıs adasının hayrına olmadığını söyleyen Çeler, olumsuzluk yaşanmaması adına dünyayı ve Güney Kıbrıs’ı uyarmak gerektiğini belirtti. Yanlış yapanlara karşı güzel örneklerle kendilerini göstereceklerini ve TDP olarak gerçek siyaset yaparak yollarına devam edeceklerini söyledi.
Toplumda bazı kesimlerde yer alan “tüm partiler aynıdır” söylemine karşı olduğunu ifade eden Çeler, temiz siyasetten çıkmış TDP’nin varlığının unutulmaması gerektiğini dile getirdi.
“Dokunulmazlık zırhına saklananlarla reform olmaz”
Başbakan Ünal Üstel sayesinde anayasa değişikliğinin ülkede kurban olduğunu söyleyen Çeler, mevcut hükümet tarafından topluma sunulacak bir yasanın toplum nezdinde yok hükmünde olduğunu söyledi. Yargıda reform söylemlerine karşın, başbakanın atadığı birçok bürokratın yargıda suçlu gözetimi altında olduğu bir dönemde reform söyleminin inandırıcı olmadığını ifade etti.
Dokunulmazlık zırhına saklanan, sahte diploma ve rüşvetle suçlanan vekillerin olduğu bir Meclis’te anayasa değişikliğine gidilemeyeceğini belirten Çeler, ancak genel seçimlerden sonra gelecek hükümetin yapacağı bir referandumdan “evet” çıkabileceğini söyledi. Geçmişte yapılan referandumlarda toplumun anayasa değişikliğine hayır dediğini hatırlattı.
Referandumun siyasete alet edildiğini ve toplumdan “evet” çıkacağına inanmadığını dile getirdi.
“Yargıya talimat verildi sözü kabul edilemez”
Çeler, Üstel’in “yargıya talimat verdik” sözünü sert biçimde eleştirerek bunun bir başbakanın söyleyebileceği son söz bile olmadığını ifade etti. Siyaset ile yargı arasındaki mesafeye sonuna kadar uyulması gerektiğini, başbakanlık mertebesine gelen birinin bu kurala uymamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Seçimden kaçma, güç zehirlenmesi ve korkunun birleşmesiyle bu tablonun ortaya çıktığını savunan Çeler, hükümete seslenerek en geç ocak ayında seçimde olunacağını ve toplumun sandıkta gereken cevabı vereceğini, dokunulmazlık kalktığında yargılamaların yapılacağını ifade etti.
Siyah bayrak eylemine destek çağrısı
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’ne destek verdiklerini belirten Çeler, siyah bayrağın göndere çekilerek yayılmasını sağlamak için çalıştıklarını söyledi. Siyah bayrak eyleminin hükümetin gitmesi gerektiğini savunan güçlü bir eylem olduğunu, bilinçaltına yerleşen bir mesaj taşıdığını ifade etti. Hayatı durdurmanın son çare olduğunu, ancak bu eylemin süreklilik taşıyan bir tepki olduğunu dile getirdi.
UBP’li isimler üzerinden eleştiriler
Bu memlekette onurlu ve gururlu UBP’liler de olduğunu söyleyen Çeler, usulsüzlük yaptığı halde sırf partimdir diye oy verenlerin artık sandıkta tercihlerini değiştirerek değişim yaratacağına inandığını belirtti.
UBP Milletvekili Ahmet Savaşan ile ilgili videolar, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in adının iddialarda geçmesi ve UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak’ın AB nezdindeki bir parlamentoya gönderilmesi gibi örnekleri hatırlatan Çeler, yaşananlar için “utanmazlık dışında bir kelime bulamıyorum” dedi.
Basın ve Ceza Yasası değişiklikleri
Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Bilişim Suçları (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın basın emekçilerinin kalemini kısmaya yönelik olduğunu söyleyen Çeler, bir vatandaşın yorumu sonrası dahi tutuklama ve ağır cezalara yol açabilecek düzenlemeler içerdiğini ifade etti. Bu yasanın anayasadan geçirilemeyeceğini, geçirilse bile TDP Meclis’e geldiğinde geri çekileceğini belirtti.
Ekonomi, çalışma hayatı ve sosyal politikalar
Devlete gelen ek gelirlerin yerel işgücü politikalarında kullanılabileceğini, işverenlere destek verilerek politikaların düzenlenebileceğini, ancak yabancıya verilemeyecek desteklerin hükümet tarafından verildiğini savunan Çeler, bunun kamu zararı olduğunu ve sorumluların yargılanacağını söyledi.
Asgari ücretin sektörel bazda taban maaş olarak belirlenmesi, sektörlere göre barem usulünün özel sektöre de getirilmesi gerektiğini ifade eden Çeler, belirli bir maaş skalasının üzerine çıkılmadıkça aynı kısır döngünün süreceğini dile getirdi. Sosyal sigortaların ciddi sıkıntıya uğratıldığını ve haksızlıkların teşvik edildiğini belirtti.
“Programlarımızı seçim zamanı topluma anlatacağız”
Sağlık, eğitim, trafik, tarım ve iş dünyası alanlarında programları olduğunu söyleyen Çeler, bugüne kadar işini bilen, temiz ve dürüst insanlarla çalıştıklarını, seçim zamanı geldiğinde hazırlıklarını topluma anlatacaklarını ifade etti.



































