
Akansoy, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, doğrudan toplumun haber alma hakkı olduğunu vurguladı.
Akansoy açıklamasında, gazetecilerin günümüzde baskılar, ekonomik zorluklar ve “görünmez sınırlar” ile karşı karşıya olduğunu ifade ederek, oto-sansürün yaygınlaştığı bir ortamda eleştirel seslerin giderek daraldığını belirtti. Bu durumun, gerçeklerin eksiksiz şekilde kamuoyuna ulaşmasını zorlaştırdığını kaydetti.
Ülkede de ifade özgürlüğünü olumsuz etkileyen gelişmeler yaşandığını savunan Akansoy, sosyal medya hesaplarının kısıtlanması ve kapatılması, eleştirel görüşlerin engellenmeye çalışılması ve gündeme getirilen ceza yasası düzenlemelerinin ciddi bir baskı yarattığını ifade etti. Söz konusu adımların yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamının haber alma hakkını tehdit ettiğini dile getirdi.
Basının denetleyen, sorgulayan ve kamu adına konuşan bir güç olduğuna işaret eden Akansoy, bu gücün zayıflatılmasının demokrasiyi de zayıflattığını belirtti.
Akansoy açıklamasının sonunda, özgür basının güçlü toplumun temeli olduğunu vurgulayarak, gazetecilerin baskı görmediği, soruların suç sayılmadığı ve gerçeğin özgürce yazılabildiği bir düzenin halen bir mücadele konusu olduğunu ifade etti.






































