GenelKıbrısKültür SanatManşet

Mehmet Yaşın ARUCAD’da Şiir, Felsefe ve Karşılaşmalar üzerine konuştu

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD), 5 Mayıs Salı akşamı saat 18.30’da Bandabuliya Kampüsü’nde düzenlediği etkinlikte şair ve yazar Mehmet Yaşın’ı ağırladı. Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Karahasan moderatörlüğünde gerçekleşen şiir sohbetinde, yarım asrı aşan edebi üretim; şiir, poetika ve felsefi düşünce ekseninde ele alındı.

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD), 5 Mayıs Salı akşamı saat 18.30’da Bandabuliya Kampüsü’nde düzenlediği etkinlikte şair ve yazar Mehmet Yaşın’ı ağırladı. Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Karahasan moderatörlüğünde gerçekleşen şiir sohbetinde, yarım asrı aşan edebi üretim; şiir, poetika ve felsefi düşünce ekseninde ele alındı.

Söyleşinin odağında, Sapfo ile Rumi’nin Karşılaşması adlı kitap yer aldı. Mehmet Yaşın, Sapfo ve Rumi’yi “yüzyıllar sonra karşılaşan iki şair” olarak ele alarak, bu yaklaşımın şiirin zamanlar üstü doğasına işaret ettiğini belirtti. “Farklı zamanlarda yaşamış olsalar da benzerlikleri üzerinden iki ayrı insanlık diliminin şiirde buluştuğunu görüyoruz” sözleriyle, bu karşılaşmanın tarihsel bir kesişmeden çok poetik ve düşünsel bir yakınlaşma olarak okunabileceğini ifade etti.

Kitabın ortaya çıkış sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Yaşın, çalışmanın başlangıç noktasının doğrudan aşk teması olmadığını vurgulayarak, “Önce benzer şiir geleneklerini ve bu geleneklerin nasıl okunabileceğini anlamaya çalıştım. Aşk teması ise bu karşılaşma içinde daha sonra belirginleşti” dedi. Sapfo ve Rumi’nin şiirlerinde aşkın yalnızca bireysel bir duygu olarak değil, insanın kendini ve dünyayı anlama biçimiyle doğrudan ilişkili bir kavram olarak ele alındığını ifade eden Yaşın, “Aşktan güzelliğe, güzellikten daha yüksek bir düşünsel düzleme doğru bir hareket söz konusu” sözleriyle bu yaklaşımı paylaştı.

“Bir Düşünme Biçimi Olarak Şiir”

Şiirin düşünceyle kurduğu ilişkiye özel bir yer ayıran Yaşın, “Şiir yalnızca bir anlatım biçimi değil, aynı zamanda düşünmenin bir yoludur” diyerek, şiirin felsefi bir alan olarak da okunabileceğini vurguladı. Bu bağlamda, şiirin çoğu zaman düzyazının ulaşamadığı bir ifade alanı açtığını ve kavramsal düşünceyi farklı bir dil üzerinden yeniden kurduğunu ifade etti. Aynı zamanda, şiirin bu düşünsel yönünün tarih boyunca farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirten Yaşın, klasik ve modern şiir gelenekleri arasında kurulan ilişkilerin bu açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Söyleşide ayrıca edebiyatta türler arası geçişler ve yazının zamanlar arası bağ kurma gücü de ele alındı. “Okuyucu her metni kendi tarihinden ve kültüründen hareketle yeniden yorumlar” diyen Yaşın, metinlerin her okuma deneyiminde yeniden anlam kazandığını ve bu durumun farklı dönemlerle bugün arasında bir karşılaşma zemini oluşturduğunu ifade etti.

Kendi yazın pratiğine de değinen Yaşın, şiir, düzyazı ve felsefi düşüncenin çoğu zaman iç içe geçtiğini belirtirken “Şiir, düzyazı ya da deneme arasında kesin sınırlar çizmek her zaman mümkün değil; bu alanlar çoğu zaman birbirine temas ederek ilerliyor” sözleriyle edebiyatın çok katmanlı yapısına dikkat çekti. Bu bağlamda, farklı türlerin bir arada var olmasının hem yazı hem de okuma deneyimini zenginleştirdiğini vurguladı.

Ayrıca Mehmet Yaşın için, önceki yıllarda ARUCAD iş birliğiyle Art Rooms Galeri’de, Sevgilim Ölü Asker adlı şiirinin 40. yılı dolayısıyla aynı ismi taşıyan, dokümantasyon odaklı bir sergi gerçekleştirilmiştir. Sergi, yazarın edebi üretimine ve şiirsel hafızasına odaklanan bir çalışma olarak kurgulanmıştır.

Oya Silbery’nin organizasyonunu üstlendiği etkinlik, ARUCAD öğrencileri ve akademik kadrosunun yanı sıra şiir, edebiyat ve sanatla ilgilenen herkese açık olarak gerçekleştirildi. Programın sonunda Mehmet Yaşın, kitaplarını imzalayarak katılımcılarla bir araya geldi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu