
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) MYK Üyesi, Hukukçu Tacan Reynar, son dönemde güvenlik ve suç tartışmalarının belirli etnik kimlikler üzerinden yürütülmesine tepki gösterdi.
Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın konuğu olan Reynar, suçun belirli bir etnik kimliğe veya ülkeye mal edilmesine tepki göstererek, “İnsanın olduğu yerde suç var” dedi.
Kıbrıs’ta da tarih boyunca cinayet ve şiddet olaylarının yaşandığını hatırlatan Reynar, güvenlik sorunlarının etnik kimlik üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olduğunu söyledi.
“Mağara toplumlarından bugüne kadar gelirsek, hepimizin olduğu yerde suçlar var” diyen Reynar, Kıbrıslıların da suç işlediğini belirterek, Kıbrıs’ın şiddetin yaşandığı bir ada olduğunu ifade etti.
Reynar, geçmişte Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların etnik sebeplerle birbirlerini öldürdüğünü hatırlatarak, “Şiddetin aynı zamanda olduğu bir adadayız. Bununla da barışık olmamız lazım ve tarihimizden de özür dilememiz lazım bunların yaşandığı için” dedi.
Cezaevlerindeki nüfus üzerinden belirli bir etnik kimliğin suçla özdeşleştirilmesini de eleştiren Reynar, bunun toplumda yanlış bir algı oluşturduğunu söyledi.
“Bütün suç işleyenler başka etnik kimliktenmiş gibi bir algı yaratmak doğru değil” diyen Reynar, suçun belirli bir topluluğa mal edilmesinin tehlikeli olduğunu vurguladı.
REYNAR: “GÜVENLİK SORUNUMUZ VAR AMA BUNU ETNİK TEMELDE YORUMLAMAK ASLA DOĞRU DEĞİL”
Tacan Reynar, güvenlik sorununa çözüm olarak toplumun kendisini dış dünyaya kapatmasının mümkün olmadığını belirterek, “Çitlerle çevirelim köyümüzü, içerisinde yaşayalım, kendi kendimize bir dünya kuralım. Yok böyle bir şey” ifadelerini kullandı.
Kuzey Kıbrıs’ın zaten dünyadan izolasyon ve ambargolar altında olduğunu belirten Reynar, güvenlik tartışmalarının yeni bir korku iklimi yaratacak şekilde yürütülmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki yoğun insan hareketliliğine de değinen Reynar, Türkiye’den daha fazla turist geldiğini ve kimlikle giriş uygulamasının bulunduğunu hatırlatarak, bu durumun güvenlik açısından sorgulanabileceğini ancak bunun etnik bir meseleye dönüştürülmemesi gerektiğini kaydetti.
Reynar ayrıca, turist ve öğrencilerin hukuki statüleri nedeniyle küçük suçlarda dahi cezaevine gönderilebildiğini savundu. Yasal statüsü bulunmayan kişilerin teminat duruşmasına kadar cezaevinde tutulabildiğini belirten Reynar, vatandaşların ise aynı uygulamayla karşılaşmadığını ifade etti.
Bu nedenle cezaevi nüfusunun yalnızca etnik köken üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmayacağını söyleyen Reynar, sözlerini şöyle tamamladı: “Bunu da görmezden gelip sanki her şeyi belli bir etnik kimliğe dayandırmanın çok sakıncalı olduğunu düşünüyorum. Çok açık ve net ırkçılık olduğunu düşünüyorum.”




































