
Avukat Aslı Murat, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasında yalnızca geminin neden battığının değil, tehlikenin ortaya çıkmasının ardından yürütülen müdahale ve kurtarma sürecinin de bütün yönleriyle soruşturulması gerektiğini belirtti.
Murat, faciada hayatını kaybeden Elmas Demir’in eşi Abbas Demir’in, “Saat 1’de gözümle gemiyi gördüm, gemi saat 3’te battı. Allah’ın bir tane kulu bu insanları kurtaramaz mıydı?” şeklindeki sözlerine dikkat çekti.
Söz konusu zamanlamanın doğruluğunun tüm kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağını belirten Murat, bu beyanın facianın müdahale sürecine ilişkin önemli soruları gündeme getirdiğini ifade etti.
“YAPILANLAR, YAPILMAYANLAR VE KAYBEDİLEN ZAMAN ARAŞTIRILMALI”
Murat, meselenin yalnızca o sırada gemide bulunan kişilerin hayatta olup olmadığı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, gemideki herkesin mümkün olan en kısa sürede tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.
Yaşayan bir insana ulaşmanın hayati önem taşıdığını kaydeden Murat, hayatını kaybeden kişilerin de ailelerine ulaştırılmasının insan onuru ve yakınlarına duyulan saygının gereği olduğunu ifade etti.
Bu nedenle geminin tamamen batmasına kadar geçen sürenin, bu süre içerisinde gemiye ulaşmak ve tahliye gerçekleştirmek için hangi imkânların mevcut olduğunun, bu imkânların neden kullanılamadığı ya da neden yetersiz kaldığının araştırılması gerektiğini belirtti.
“SORUMLULUK ZİNCİRİ MÜDAHALE SÜRECİNİ DE KAPSIYOR”
Arama ve çıkarma çalışmalarının bugün çok daha zor bir aşamada sürdüğüne dikkat çeken Murat, geçen her günün yakınlarını bekleyen ailelerin acısını daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
Murat, ihmal iddialarının yalnızca facianın meydana gelmesine yol açan süreçle sınırlı tutulamayacağını belirterek, “Facia ortaya çıktıktan sonra yapılanlar, yapılmayanlar ve kaybedilen zaman da sorumluluk zincirinin bir parçasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Aslı Murat, açıklamasının sonunda şu soruyu gündeme taşıdı:
“Gemi tamamen batmadan önce, içindeki insanlara neden ulaşılamadı?”




































